Pentagram – MMXII

8/10
İnceleyen: nezihig
Grup: Pentagram

Çafçaflı kelimeler ile açılış yapmaya niyetim yok. Uzun zamandır yeni şarkılarına hasret
kaldığım Pentagram 2012 albümü ile geri döndü.

Gökalp Ergen nın ses rengi Murat İlkan ile neredeyse aynı. İlk parçayı dinlerken vokalistin
değişip değişmediğini bile anlayamıyorsunuz.

Albümün ilerleyen mısralarında Gökalp ‘in yaptığı vokal numaraları farkı ortaya çıkartıyor.
Gökalp in Pentagram a uyduğunu düşünüyorum.Beğenip beğenmemek biz müzik severlerin
taktiri.

Her vokalist değişiminde müzik tarzını değiştiren Pentagram tutarsız ve birbirinden tamamen
farklı parçalar ile karşımızda.

Albümden aylar önce Wasteland ı ilk dinlediğimde beğenmemiştim. Ertesi sabah melodisi
kulaklarımda sakız olup durdu.

MMXİİ de böyle bir albüm. İlk dinlediğiniz de beğenmeyebilirsiniz fakat her yeni
dinleyişinizde kanınızın ısınması muhtemel.

“Sand” albümü merak edenleri ısındıran ve pek süprizi olmayan parça. Asıl gösteri ikinci
parça olan “Now and Nevermore” ile başlıyor.

Asenanın göbek dansı kasetlerinde yer alan oryantal ritimleri benzeri bir melodi ile başlayan
parça gitarların devreye girmesi ve Gökalp in düz vokalden parçanın otantik ritmine uygun
şekilde söylemesiyle albümün en büyük hiti olma yolunda ilerliyor.

“Geçmiş in Yükü” Klibi çekilen ilk parça. MMXİİ de yer alan Türkçe sözlü parçalardan
bence tek iyi olanı. Diğer Türkçe parçalar BİR albümüne kıyasla sanki Türkçe olsunda sözleri
uysun diye yazılmış. “Doğmadan Önce” ve “Uzakta” beklediğim sözsel kaliteye sahip değil.

“Beyond Insanity” özlediğimiz sert Pentagram parçalarıdan biri. Gökalp in asıl performansına
şahit oluyorsunuz. Kirli vokal, ritmik gitarlar ve arkada çalan çatır çatır davullar.

“Its Wawn again” boğucu yaz sıcaklığında ruhumuzu esir alan sıcak hava gibi. Boğuk gitarlar
üstüne Gökalp in bir enstrümanmış gibi söylediği sözler.

“Distrurbing Teh Peace” Unspoken a koyulsa sırıtmayacak ama bu albümde de başkalaşım
yaratmayan parça. Ağır –aksak ritimli ve 2:37 de ki köprüden sonra boğucu sololarla bizi
içine çeken parça diyebiliriz.

“Apokalips” albümün tek kelimeyle en iyisi. Müthiş final. Düz voklain ardında trash kaçkını
ritim gitarlar ve nakaratta desteklenmiş geri vokaller. Albümün en sürükleyici romanı. Diğer
parçalar öyküyse bu parça sürpriz sonlu bir roman.(4:57 den sonra ne demek istediğimi
anlayacaksınız)

Unspoken çıkalı 10 seneden fazla olmuş ve o albümü kaset formatında aldığımı hatırladım
MMXİİ dinlerken. Zamanın geçtiğini ve Pentagram ın zamana uymak yerine kendi zamanını
yarattığını görmek isteyenler CD player larının başına.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir