Metal TR.NET - Yerli Gruplarina Sahip CIK !  
  Giriş veya Kayıt Ol
::  Ana Sayfa  ::  Hesabınız  ::  Forumlar  ::  Haberler  ::  Kritik  ::  Fotoğraf Galerisi  ::  Hosting  ::  Köşe Yazıları  ::
Menü
 Site
tree-T.gif Ana Sayfa
 Forum
 Haber Gönder
 Haber Arşivi
 Site Kadrosu
 Extra
 Hosting
 En İyi 10
 İnteraktif
 Demo & Mp3 Arşivi
 Video İzleme
 Fotoğraf Galerisi
 Destek
 Destekleyenler
 Linkekle
 Bizi Öner!
 
İçerik
. Yerli Gruplar
. Yabancı Gruplar
. Biyografiler
. Albümler
. Albüm Kritikleri
. Röportajlar
. Köşe Yazıları
. Köşe Yazıları Arşiv
. Dergiler
. Etkinlikler
· Gitar & TAB
 
Albüm Kritikleri
· KORN - The path of totality
· Hypocrisy-A Taste of Extreme Divinity (2009)
· Cyntia - Endless World (2012)
· Tiamat - The Scarred People
· Moonspell Alpha Noir-Omega White.
· Ghost - Opus Eponymous
· Testament - Dark Roots of Earth
· Lamb of God - Resolution
· Volbeat Live From Beyond Hell/Above Heaven
· Pentagram - MMXII
 
Kısa Haberler

[ Haber Arşivi ]
 
Son 10 Haber
· Dark Tranquillity Türkiye Turnesi 2021
[ 0 yorum - 2121 okuma ]
· SECURIS yeni Albümünü yayınladı.
[ 0 yorum - 4704 okuma ]
· OPETH 22 Mart 2015′te İstanbul'da, 23 Mart'ta ise Ankara'da
[ 0 yorum - 12826 okuma ]
· Blind Guardian Istanbul konseri 14 Mayıs 2015
[ 0 yorum - 13231 okuma ]
· Blind Guardian 8 yıl aradan sonra yeniden Ankara’da
[ 0 yorum - 12551 okuma ]
· DYING FETUS 11 HAZİRAN 2015 İstanbul'da
[ 0 yorum - 14092 okuma ]
· Kurt Cobain belgeselinden ilk fragman geldi
[ 0 yorum - 14093 okuma ]
· Takıntı - Buhran klibi yayınlandı!
[ 0 yorum - 15119 okuma ]
· Wayne Static 48 yaşında hayatını kaybetti
[ 0 yorum - 15517 okuma ]
· Niklas Kvarforth video röportajı
[ 0 yorum - 14625 okuma ]

[ Devamı Haberler Bölümünde ]
 
Fotoğraf Galerisi

B Noktası



B Noktası



B Noktası



Heretic Soul @ Waldb ...



Heretic Soul



Heretic Soul



Heretic Soul @ Rock ...



Anoreksi Promo 2011



Anoreksi Promo 2011



Anoreksi Promo 2011


[ Fotoğraf Galerisi ]
 
Rastgele Biyografi


Ocean Size
 
MetalTR Arama
 
Üyelik
 
Üye Olun
Kayıp Şifre

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:
 
Üyelik:
Bugün: 0
Dün: 0
Bekleyen Üyelik(ler): 8
Toplam Üye: 42,762
En Son Üye: electric_wizard

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 34
Üye(ler): 0
Toplam: 34
 
Forumlardan
Last 10 Forum Messages

MetalTR Discord kanalı bekleriz
Son mesaj atan; KopuK

HAGGARD 18 Aralık 2022 istanbul
Son mesaj atan; KopuK

Mgla17 Aralık 2022’de Dorock XL Venue Taksim Fitaş
Son mesaj atan; KopuK

Therion, Pilgrimage istanbul KüçükÇiftlik Park’ta 2023
Son mesaj atan; KopuK

Soen 3 Eylül 2023'te istanbul Zorlu PSM Turkcell
Son mesaj atan; KopuK

Şu anda ne dinliyorsunuz?
Son mesaj atan; _MeT_

forumu özlemişim lan
Son mesaj atan; Nymphetamine_e

Dark Tranquillity Türkiye Turnesi 2021
Son mesaj atan; blastrula

Düşünce İle Permiyen Dönemine Zaman Kapısı Açma
Son mesaj atan; kill_the_king

Reenkarnasyon Metafiziği
Son mesaj atan; _MeT_


[ Metal TR.NET - Yerli Gruplarina Sahip CIK ! ]
 
Köşe Yazıları
 
metaltr.net :: Başlığı Görüntüle - Dünya Rakı Haftası
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları Üye ListesiCan Sıkıntısı Giderici!   
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun     GirişGiriş 
GünlüklerGünlükler    Günlük Kontrol PaneliGünlük Kontrol Paneli    GünlüğümGünlüğüm

Dünya Rakı Haftası

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    metaltr.net Forum Ana Sayfası -> Güncel Haberler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Dawn_Of_ReliC
Kadath


Kayıt: Sep 18, 2004
Mesajlar: 2939
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cmt Arl 04, 2010 8:00 am    Mesaj konusu: Dünya Rakı Haftası Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #1   

Dünyanın %71'i su %2'si buz geri kalanıda bu festivalde...


Dünya Rakı Haftası...

Kuşkusuz, durup dururken bu da nerden çıktı diyeceksiniz?

Son yıllarda bir çok haftaları toplum olarak kutlar olduk. Bunlara bir yenisi daha eklendi; Dünya Rakı Haftası !..

Bundan böyle Aralık ayının ikinci cumartesi günü “Dünya Rakı Günü” olarak 2006’dan bu yana kutlanıyormuş!..Bu hafta ile birlikte aslan sütü olarak isimlendirilen rakıyı sevenler meyhaneleri doldurarak Dünya Rakı Haftasını kutlayacaklar. Meyhaneye gidemeyenler ise evlerinde kadehlerini kaldırarak şerefe diyecekler.

Bazılarınız “Dünya Rakı Haftası” ilan edilmeden de ben kutluyordum diyecektir.

Deniz Gürsoy’un “Çilingir Sofrasında Rakı” isimli kitabında, geleneksel Türk içkisi olan rakı enine boyuna anlatılmaktadır. Ayrıca “ buyukkeyif.com” isimli sitede bu konu ile ilgili geniş ayrıntılara yer verilmiştir.

İnsanın aklına çeşit çeşit sorular geliyor...

Acaba AKP’li belediyelerin içkiye karşı ortak tepkileri mi?

Çankaya Köşkünde içki içilmesinin önüne geçmeye yönelik eşsiz, öğlenleri verilen resmi davetler mi?

Bilenmez...

Konumuzu dağıtmadan biz Dünya Rakı Haftası’na dönelim.

Dünya Rakı Haftası’nın Aralık ayının başında kutlanmasının nedenini soranlar olacaktır? Bazılarına göre Aralık ayında kutlanmasının nedeni Aralık ayı sözcüğünü içeren harflerin rakı yazılabilmesinden kaynaklanıyormuş!.. Başka bir iddiaya göre de “Dünya Rakı Haftası” bir bakıma yılbaşının bir provası niteliğinde imiş... Bazı rakı sevenlerin söylediklerine göre de bu hafta tarihteki en ünlü içkiciler piri Bekri Mustafa’dan geliyormuş!..Bekri Mustafa’nın kesin olmamakla beraber Aralık ayının ikinci cumartesi gecesi doğmasından kaynaklanıyormuş!..

Bekri Mustafa’nın ismini içkici taifesi kadar, içki ile ilgisi olmayanların, rakıyı günah olarak niteleyenlerin de bildiğini sanıyorum. Bekri Mustafa Sultan, Yorgancı Ahmet Efendi’nin oğlu olup, kayıkçılıkla geçimini sağlamış, Sultan IV.Murat devrinde (1623-1640) yaşamış, padişahın içki yasağına karşı koymuş, gizli gizli de olsa içki içmeyi başarmış, yakalandığında zekası sayesinde kellesini her seferinde kurtarmayı başarmıştır. Onunla ilgili anlatılan pek çok şey vardır. Rivayete göre; Sultan IV.Murat’a bile kayığında içki içirmiştir. Bu konuda eski yazarların, özellikle Reşat Ekrem Koçu’nun çok güzel anekdotları vardır. Ayrıca Necip Mirkelamoğlu’nun Rakınamesinde de ilginç deyişler vardır;

“Nükte, cinas anlayan, aheng-i bezme uyan, içip zırvalamayan. İşte onlardır rakı”

Dünya Rakı Haftası’nda ne yapılır diye düşünmeyin, diğer haftalardan farklı olarak bu hafta da rakı sevenler birbirlerine hediye olarak kuşkusuz, rakı verecek veya birbirlerini meyhanelere davet edecektir.

Konuya eğildiğimizde rakının bir muhabbet, dostluk, sohbet içkisi olduğunu görürüz. Gerçekte rakının bulunduğu sofra bir sohbet ortamıdır. Sırası gelmişken hemen belirteyim ki, bu sohbet masası rakıyı ağzı ile içenler içindir. Başka tarafı ile içenler bunun dışında kalır. Aynı zamanda rakıyı adam gibi içmek bir kültür işidir.

Bektaşi babasının “Rakı ağızdan değil kulaktan içilir. Biz ona içki değil dem deriz.” sözünde doğruluk payı vardır.

Rakının kitabını yazan Deniz Gürsoy rakının nasıl içileceğinden çok rakının nasıl içilmeyeceğini ileri sürmüştür. Ayrıca aynı sayfayı paylaştığım Yılmaz Ergüvenç de bu konuda ilginç notları bana gönderme lütfünde bulunmuştur.

Rakı öyle ulu orta zamanlarda içilmez. Onun da bir adabı vardır. Özellikle akşamcı dediğimiz kişiler rakıyı gün batmadan içmezler. Onun içinde vakti kerahat geldi denilir.

Rakının bir özelliği de yalnız başına içilmez. Daha doğrusu duvara veya çevreye bakılarak da içilmez.

Kederli ve dertli iseniz hiç içilmez.

Rakı gürültü patırtı çıkarmak isteyenlerle, bağıra çağıra konuşanlarla da içilmez.

Rakı bardağı su içer gibi başa dikerek içilmez. Küçük küçük yudumlarla demlenilir.

Rakı şakadan, nükteden nasibini alamamış olanlarla da içilmez. Bazılarına göre bayır turpları! ile hiç içilmez...

Rakı dostlarla birlikte sohbet için içilir. Aslında rakı yalnız başına içilen bir içki de değildir.

Şimdi gelelim bir kültür işi olan rakının nasıl içileceğine ve muhabbet masasının nasıl kurulacağına...

Meyhaneye, daha doğrusu içkili bir lokantaya gittiğinizde garson ne içeceksiniz diye sorduğunda rakı diye yanıtladıktan sonra eskilerin deyişi ile çilingir sofrası kurulur.

Rakı sofrasında fazla yemek yenmez. Rakı mezelerin eşliğinde içilir.

Ben akşamcıyım diyerek mezesiz bir kadeh içilip gidilmez.

Bazılarının yaptığı gibi rakı şalgam suyu veya soda ile içilmez.

Rakı sofrasında rakının yanında bira, şarap gibi içkilere yer verilmez.

Rakı sofrasında sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu gibi nesneler konulmaz. Sonradan içilen kahve fincanlarının tabağında sigara söndürülmez.

Rakı masasına aşka gelip avuç içi veya yumrukla vurulmaz.

Rakı sofrasında planlı programlı ciddi işler konuşulmaz. Daha çok havadan sudan, bugünkülerin deyişi ile geyik muhabbeti yapılır. Eski anılar tazelenir, yitirilmiş dostlardan söz edilir. Bazen edebi kültürel konularda ağırlık kazanır. Bu arada siyasetle ilgili konuşmalara geniş yer verilir, adaplı biçimde tartışılır. Zaman zaman hükümetler bu sofralarda yönetimden düşürülür, sonra yeni başta kurulur. Kuşkusuz, dedikodu da masadan eksik olmaz. Amaç seviyeli hoşça vakit geçirmektir. Bununla beraber rakı sofraları bir bakıma toplu bir eylem ortamı olarak da düşünülebilir. Başka bir deyişle ortam karşılıklı konuşmalara, fikir alışverişine yönelik olduğundan demokratik bir forum özelliği bile taşır. Rakı muhabbetinin grup terapisi olduğunu ileri süren psikologlar da vardır.

Nihavent ve rast makamında sanat musikisi eserlerinin de bu arada çalınması rakı sofrasına renk katar. Fasıl da rakı sofrasının çeşnisidir.

Rakının ayrı bir kadehi vardır. Ne yazık ki, günümüzde rakı kadehi yerini su bardağına bırakmıştır. Günümüzde eskiye yönelik pek çok şey gibi onunda adabından uzaklaşılmıştır.

Rakı kadehine önce rakı dökülür, sonra da üzerine su ve buz konulur. Eğer bu sırayı bozarsanız, her iki sıvı aynı oranda etkilenmediğinden alkol kadehin üstüne çıkar, böyle olunca da rakının hem tadı hem de keyfi kaçar. Asıl rakıcılar rakının içerisine buz koymazlar. Rakı şişesi buz kovası içerisinde kendiliğinden soğutulmaya bırakılır.

Rakı soğutulmuş şişeden kadehe veya bardağa çevrile çevrile dökülür. Böylece anason kokusunun etrafa daha çok yayılması sağlanır. Ayrıca rakının yarısı kadar bardağa su konulması da makbuldür.

Rakı sofrasında kadehler, “hoş geldiniz” amacıyla yalnızca bir kez tokuşturulur. Sonradan gelen olursa onun için bir kez daha tokuşturulabilir. Rakı masasında bulunan en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan diğerleri kadehlerine el atmazlar.

Rakıdan ilk yudum alındıktan sonra rakı bir süre ağızda bekletilir, dişlerin arasından bir nefes alınır. Böyle yapılınca da akciğerler de rakıdan nasibini alır.

Rakıdan hoşlanmayan bir organımız da karaciğerdir. Karaciğer rakıya tepki gösterir ve rahatsızlanır. Bu tepkiyi önlemenin çaresini bir süre beraber olduğum Edirneli dostlarımdan öğrenmiştim. Rakı sofrasına üzüm hoşafı kâsesi konulur. Karaciğer, rakının masaya gelişini hisseder ve rahatsız olur, “bunlar yine içecek” diye söylenir. Hoşafı görünce de biraz şaşırır. Edirneli dostlarım kendi tabirleri ile hoşafı bir dikişte kakarlar! Böyle olunca rakıyı bekleyen karaciğer beyin sarsıntısı geçirir (Özür diliyorum. Burada onların söylediği tabiri yazamıyorum.) Hoşafın ardından rakı gelince karaciğer mayışmış olduğundan beklenen tepkiyi gösteremez!..

Rakının kendisine özgü mezeleri vardır; beyaz peynir, kırmızı toz biberli koyun peyniri, barbunya veya taze fasulye başta olmak üzere zeytinyağlılar, yoğurtlu veya yoğurtsuz patlıcan kızartması, biber, yoğurtlu semiz otu bunların başında gelir. Başta turp olmak üzere ekşili mezelerde rakının kendine özgü nefasetini artırır. Eski İstanbul’un meyhanelerinde lakerda, topik, humus gibi Ermeni ve Rum mutfağının mezeleri vardı. Ancak lakerda dışında onlarda geçmişe gömülmüştür. Bu mezelerin dışında bir de göz mezesi vardır. Ancak göz mezesi çevredeki hanımlara bakmak değildir. Muhabbet masasında ehli keyifi olan gerçek akşamcıların meze seçiminde yabanice davranışta bulundukları görülmemiştir.

Göz mezesinin ne olduğunu Yahya Kemal Beyatlı’dan öğreniyoruz.

Yahya Kemal her akşam sofrasını kuş sütü eksik olmamacasına kurdurursa da çoğuna elini bile sürdürmezmiş... Bunların hepsini de hesabına geçirtirmiş. Bir gün şef garson sofrasına kırmızı turp koymayı nedense ihmal etmiş. Bunu gören Yahya Kemal garsonu çağırmış, nerede kırmızı turp diye sormuş

-Efendim, dikkat ettim her sefer ben koyuyorum, siz elinizi bile sürmüyorsunuz?

-Ben sofraya konan her şeyi yemek zorunda değilim. Onların bazıları benim göz mezem!..

Rakı sofralarının eski bir adabı da sakiliktir. Usul adap bilen ehli keyiflerden en genci sakilik görevini üstlenir. Masada oturanların bardaklarına rakı döker. Büyüklere ise hiçbir şekilde sakilik yaptırılmaz. Büyüklük anlamı masada daha bir anlam kazanır. Şişede kalan rakı masadakiler arasında eşit paylaştırılır. İstenirse yenisi garsondan istenir.

Rakının en büyük özelliği de ne zaman sarhoş olacağınızı beden diliyle size bildirmesidir. Rakının size yaptığı uyarıyı anladığınız anda, birlikte olduğunuz kişilere söylemeli veya izin isteyerek gidilmelidir. Ne var ki, sizin masadan ayrılmanız orada bulunanların da kalkmasını gerektiriyorsa, işte o zaman ölecek bile olsanız yerinizden kıpırdamamalısınız.

Meyhane kültürünün kendine özgü raconları vardır; bunların başında da yolluk! gelir.

Meyhanenin müdavimlerine, hesap kesildikten sonra ekstradan rakı gönderilmesi adettendir. Eskiden bu rakı küçük bir sürahi içerisinde gönderilirdi. Sonradan küçüle küçüle bir dubleye dönüşmüştür. Bazen meyhaneci yolluk göndermeyi unutur veya boş verirse o zaman akşamcı seslenir; hani benim yolluğum?..

Rakı sofrasının adabı da bunu gerektirir.

Hangi şaire ait olduğunu bilemediğim bir dizeyi sırası gelmişken dile getirmek isterim;

Önce kendine gel, sora meyhaneye...
Kalender ol da gir kalenderhaneye...
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur...
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye...

Dünya Rakı Haftası rakı sevenlere kutlu olsun...

Yarasın...


Alıntıdır.
_________________
Bir sen, bir ben, bir de köpek!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger Myspace Profil
Sponsor Linkler







Tarih: Google ve Sponsor Baglantilari    Mesaj konusu: Sizde bu bölüme reklam verebilirsiniz !
: #   


Başa dön
Teddy
Halkın Emosu!


Kayıt: Nov 13, 2010
Mesajlar: 759
Nerden: istanbul-tekirdağ

MesajTarih: Cmt Arl 04, 2010 12:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #2   

Ahh olsa da şöyle bi rakı sofrası içsek.
_________________
Azıma sıcıyım.evet yapayim bunu.


Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Dawn_Of_ReliC
Kadath


Kayıt: Sep 18, 2004
Mesajlar: 2939
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Cmt Arl 04, 2010 2:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver
Mesaj: #3   

Haftaya cuma akşamı biz işyeri olarak etkinlik yapıyoruz. Kutlamalara tom tom sokakta katılıcaz.
_________________
Bir sen, bir ben, bir de köpek!
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger Myspace Profil
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    metaltr.net Forum Ana Sayfası -> Güncel Haberler Tüm saatler GMT +1 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu
phpBB template by Spectre :: Ported for PHP-Nuke by nukemods.com
Forums ©
MetalTR.NET'de yayınlanan tercümeler, biyografiler, köşe yazıları, resimler ve sair materyaller izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.
Copyright © 2004-2012 MetalTR.NET
| Yasal Uyarı



Sitemap - forumtags -
Web site engine code is Copyright © 2003 by PHP-Nuke. All Rights Reserved. PHP-Nuke is Free Software released under the GNU/GPL license.
Sayfa Üretimi: 0.16 Saniye
Untitled Document