Forum

Myspace http://www.myspace.com/falseintruth
Türkiye standartlarının üzerinde müzik yapmak, Old School Death Metal’in modern bakış açısı altında müzikal güç sağlamak, albüm çıkarmış bir çok Türk grubundan kaliteli olmasına rağmen bir demoya bile sahip olmamak, müziği samimi anlamda dinleyenlerce baş tacı edilerek para amaçlı hareket eden piyasalarca müziğe küstürülüp dağılması ve bir fanın gaza getirmeleri sonucunda küllerinden doğmak. Bir demoya bile sahip olmadan Türkiye’nin en kaliteli gruplarından biri olmak ve bunu bizzat konserlerde sergiledikleri muhteşem performanslarıyla kabul ettirebilmek. Tek istekleri yapılan müzikle mutlu olmak ve en önemlisi de dinleyicileri dibine kadar mutlu etmek. Tekrar dirilen False In Truth grubundan bahsediyoruz.
1997 yılındaydık ve Üniversite’nin tatile girmesiyle tatilin keyfini çıkarıyorduk. O sıralar takip ettiğim Şebek Heavy Metal Fanzin’de beni çok mutlu eden bir konser ilanı görüyordum. Haklarında çok iyi şeyler duyup da bir türlü dinleyemediğim bir grup konser verecekti. Onları konser harici dinleyebilmek mümkün değildi. Çünkü ne demoları vardı, ne albümleri vardı ne de bağlı oldukları bir plak şirketi. Tek dayanakları okulları İ.T.Ü’de sahip oldukları çalışma mekanıydı. Tabi en önemlisi de her biri birbirinden başarılı konserleri ve harika konser performansları... Grubu ilk kez 1997 yılında, Taksim The Doors Bar’da Weissmut, Daylight ve Sagu ile beraber çıktıkları konserde izledim. Weissmut ve Daylight esnasında çok durgun olan ve False In Truth’u bekleyen ben, bu grubun sahneye çıkıp seyirciyle hemen harika bir diyalogla kurmasıyla gruba kilitlenmiştim. Müziğe girmeleriyle birlikte kendimden geçmem de bir oldu. İlk kez bu denli kendinden geçtiğim, mükemmel bir eforun sergilendiği, harika melodilerle bizi tavana vurduran ve tüm barı sallayan bir Türk grubuna şahit olmuştum. Sadece şöyle diyebilmiştim : “Bu herifler Türkiye’nin Cannibal Corpse’u”. Vokalist Toygar çok hareketliydi, seyircilerin üstüne stage dive ile atlıyor, seyircilerin içine karışıyor, onlarla kenetlenerek birlikte headbang yapıyordu. Açık açık “biz sizinle varız, sizin için buradayız, sizi mutlu etmek için buradayız” diyorlardı. Doğrusunu söylemek gerekirse bu tarz davranışlar bütünü Türk gruplarında görmeye alışık olduğumuz bir durum değildi ve dış ülkelerde de çok ender grupların sergilediği davranışlar bütününe eşlik ediyordu. Bu konuda bir istisnaydılar. O konserde bir sahne vardı ki aradan 6-7 yıl geçmesine rağmen hiç unutamam. Toygar ölen kan kardeşi, dostu için Dark Future parçasını yazmıştı ve konserde onu çalıyorlardı. Başlangıçlarda karanlık temalarla başlayan parça sonrasında patlıyor, Toygar vokal yönünün en uğultulu örneklerini, ağıtvari çığlıklarını yansıtıyordu. En son limite çıkıldığı anlardan birinde mikrofonu yere koymuş, dizleri üzerine çökmüş ve sonra yerde duran mikrofona eğilerek, elleriyle hiç dokunmadan attığı derin çığlık hala kulaklarımdadır. Muhteşem bir vokal performansı söz konusuydu. Verdikleri konser sonrası tuvalete giderlerken önlerini kesip onları tebrik etmem ve çok iyiydiniz dememin sonucunda Toygun ile Toygar’ın bana yapışmasını, ellerimi sıkmalarını, muhabbet etmelerini ve en önemlisi çok içten, samimi, mütevazı tavırlarına çok saygı duymuştum.
Grubun iki yönlü hikayesi var. Önceden dağılan grup 2003 yılının sonlarında hiç beklenmedik şekilde kuruldu. Kısaca hikayelerine göz gezdirelim.
Grup, vokalist Toygar Naiboğlu tarafından 1994 yılında kuruldu ve grubun isminin babası da Toygar. Lise yıllarından beri içinde grup kurma aşkını taşıyan Toygar İ.T.Ü.’yü kazanınca bu hayalini gerçekleştirmek adı altında ilk sorduğu soru üniversitenin Rock Kulübüne ve stüdyoya sahip olup olmadığıydı. Sınıf arkadaşı Cihan’ı gaza getiren Toygar, kadim dostu Murat’ı da ikna ederek grubun ilk temellerini atmıştı : Toygar (Gitar/Vokal), Cihan (Bass) ve Murat (Davul)
Murat askere gitmek zorunda kalınca yerine Gökhan gelmiş, Toygar Cihan’ı sürekli dürterek gitar almasını sağlayarak Cihan bass’dan gitara geçmiş ve bass’a da Savaş gelmişti. Bu kadroyla beraber İ.T.Ü.’nün gelmiş geçmiş en sert grubu oluşturulmuş, başka bir grup absorbe edilerek üniversitenin stüdyosu ele geçirilmiştir. Bu çalışmalar bağlamında yine eleman değişiklikleri olmuş ve ilk konser kadrosu oluşturulmuştu : Toygar (Vokal), Cihan ve İsmail (Gitar), Emre (Bass) ve Yiğitkan (Davul)
Bu kadroyla birkaç konser veren grup Çağrı’yı bass’a dahil edecek ve Çağrı grup dağılana kadar daimi eleman olacaktı. Yine konserlerden konsere atlayan grup Cihan’ın müziği bırakmak istemesiyle Toygun’u gitara alacaktı. Toygun da mükemmel performansı, sahnedeki hareketliliği ve gaz şekilde çalışıyla gruba çok şey verecekti. Bu kadroyla grup 20’ye yakın konsere çıktı ve konserlerdeki performanslarıyla tüm fanzinlerden mükemmel övgüler aldı. Özellikle bu konserler bağlamında grubun çok özel ve sağlam fanları oluştu.
Grubun 1999 yılında verdiği son konserde davulda Cevat ve ABD’ye giden İsmail’in yerinde Cihan vardı.
Grup 5 yıl içerisinde çeşitli eleman değişikliklerine gitmiş, sayısız konserler vermiş ama gariptir ki herhangi bir plak şirketine bağlanarak bir albüm çıkarmamıştır. Ama grubun kendini kabul ettirebilmesi için bir eser yayınlamasına hiç gerek olmamıştır. Çünkü konserlerde sergiledikleri adrenalin dolu, müzik – samimiyet – fanlara saygı merkezli süper performans, seyircilerle sağlanan harika diyaloglar, sadece seyircilerin memnun edilmesinin amaç edinilmesi, seyirci ve grup ortaklığının ortak bir potada hep beraber eğlenebilmesi amacının güdülmesi ve bunu da çok başarılı bir şekilde samimice yansıtmalarıyla seyirciler False In Truth grubunu her zaman ayrı bir köşeye koymuştur. Aslında seyirci sadece sahne performansı için değerlendirmiyordu grubu. Çünkü grup Old School Death Metal’i modern örneklemelerle çok başarılı bir şekilde salgılıyor, Türkiye’nin en sert gruplarından birinin profilini çiziyor, başarılı bir icra sergiliyor ve kendilerine ait olan parçalarla özgün bir yapıyı ortaya koyuyordu. 1999 yılında piyasanın ihmalkarlığı, ilgisizliği, yalakalıkların had safhada oluşu, amca dayı ilişkilerinden, hayat şartları ve askerliklerden dolayı grup dağıldı.
Grubun dağılması beni çok üzmüş, gözlerime inanamamıştım. Bu denli kaliteli bir grubun albümle gelmelerini beklerken böyle bir sonuçla karşılaşmak hayal kırıklığı yaratmıştı. O günden bugüne, ne zaman en iyi Türk grubu hangisidir diye bir soruyla karşılaşsam verdiğim isimler arasında False In Truth ismi muhakkak oluyordu. Grup tekrar faaliyete girmeden aylar önce, bir çok site forumlarında gruba defalarca yer vermiştim.
Gariptir ki bizi çok şaşırtan bir şey olmuş ve 2003 yılının bitimine 3 ay kala grup tekrar kurulmuştur. Alkan isimli bir arkadaşın, yani bir fanın gaza getirmeleri sonucunda Toygar tekrar grubu bir araya getirmek, toplamak istemiştir. Çünkü ona göre False In Truth bir ruhtu ve sahnede doğmuştu. Toygar eleman ararken ilk olarak Abraxas’dan ayrılan, saygın ve dürüst bir kişilik olan Bassçı Adil ile işe başlamıştır. Soul Sacrifice’da yer alan Feyzi de yardımcı olma sözü vermiş, olumlu yaklaşmış ve grubu toparlama adı altında Toygun da gitarda işe girince grup çalışmalara tekrar başlamıştır. Toygar’ın bir arkadaşının aracılığıyla Erhan da gruba dahil oldu. Bateristin iş için Bursa’ya gitmesi üzerine de Solitude’dan Özgür bateride yardıma koşmuştur.
Nihayetinde grup şu an kadroyu oturtmuş durumda. Bateriye eski Ascraeus ve Diken bateristi Özgür Erdovan, gitarlara eski Diken gitaristi, Definitive grubunda da yer alan Fırat Öz ile önceden Knight Errant'da geçici olarak çalan gitaristi Alper Yürekoğlu katıldı. Şu anki kadro aynen şöyle:
Toygar Naiboğlu – Vokaller
Fırat Öz – Gitar
Alper Yürekoğlu – Gitar
Adil Akbay – Bas Gitar
Özgür Erdovan - Bateri
Grup için en büyük şans da arkadaşlığın çok iyi olması ve elemanların karakterli olması. Yeni çalışmalarla grup hala yeni parçaları üretiyor.
Mesela Deathwish isimli parça Toygar’ın vefat eden arkadaşı Orçun Erdem için yazılmış ve ona ithaf edilmiştir. Bu parçadaki yırtıcı vokal yönüne özellikle dikkati çekmek gerekir. Parçaların en önemli özellikleri çok güçlü olmaları, adrenalin pompalamaları, temiz, sert, vurucu ritim gitar partisyonları ile lanse edilmesi, muhteşem uğultulu ve bozulmaz bir brutal vokalle iyi uyum sağlanmasıdır. En önemlisi de Old School Death Metalin modernize edilmiş halinin sunulmasıdır. Şarkıların sözleri klasik death metal sözlerini içermemekte, felsefik konulara kaçmaktadır.
Grup, 7 Aralık’ta İzmir’de ve 19 Aralık’ta da Chuck Schuldiner Saygı Konseri bağlamında Ankara’da konsere çıktı. İlk kez bu illerimizde konser vermiş oldular. Her iki konserde de harika eleştiriler aldılar, büyük beğeni kazandılar. İki konserde de mütevazi tavırlarıyla kalplerde taht kurdular. Ankara’daki saygı konserinde grup elemanları sürekli seyircilerle birlikteydiler, seyircilerin arasına karışmışlardı ve onlarla muhabbet halindeydiler. Çıkan diğer gruplarda da tempo tutuyorlar ve saygıyla izliyorlardı. Aslında tüm bunlara şahit olabilmeniz için bizzat herhangi bir False In Truth konserine gitmeniz yeterlidir. Toygar arkadaşımız ne diyordu bir seslenişinde :
“İnanın müzik adına elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Benim için önemli olan bu paylaşım ve beraber eğlenebilmek. False In Truth her zamanki gibi daha iyi olmak için çabalayacaktır. En büyük şansımızın grup olarak çok iyi bir uyum yakalamamız ve beraber çok eğlenebilmemiz olduğunu düşünüyorum ve beni tek üzecek şeyin konserde insanları eğlendirememek ve mutlu edememek olduğunu söyleyebilirim.”
Türkiye’de rastlanmayan bir müzikal tarzın en iyi temsilciliğini yapmak, hiçbir eser yayınlamadan, albüm ve demo çıkarmadan sadece konserlerde salgılanan ruhla akıllarda yer edinmek, hayran kazanmak ve mütevazi tavırlarla insanları hayran bırakmak. Onlar False In Truth grubuydu. Umarım bir gün ellerinden tutan bir plak şirketi olacak ve albümle geleceklerdir. Evet! Onlar gerçekten de Türkiye’nin Cannibal Corpse’u. Müzikal anlamda değil sergilenen güç, enerji ve potansiyel açısından.
A.Ç.
yeahhh yeaahh.... False In Truth ile gurur duyuyorum... GRROOOOAAARARRRRRRRRRR!
Heavy Metal insanlara, düzenbazlık ve para ile yönetilen bu dünyada, kendine inanma ve onurunu koruma gücü verir.
Jack STARR (Burning Starr)
false in truth = yıldızlar karması türk metal takımı
ama türkiyenin CC si olayı bana biraz ters geldi ???
false in truth = yıldızlar karması türk metal takımı
ama türkiyenin CC si olayı bana biraz ters geldi ???
Türkiye'nin C.C.'si olayını 1997 yılında verdikleri konser performansına dayanarak ileri sürdüm. Yani Cannibal gibi müzik yapıyorlar anlamında değil. O zaman bana C.C. gibi çok etkili gelmişlerdi. Hem zaten o derece etkililer ![]()
A.Ç.
Türkiye'nin sahnesi en iyi gruplarından.. Çok iyi bir Death metal grubu. Kaçırmayız konserlerini, gideriz. En son Caravan'da epey coşmuştuk.
Albüm bekliyoruz. ![]()
www.rockinside.com
The trend is dead!!!
Sahne performansları ve yaptığı bestelerle kendini kanıtlamış en iyi turk grublarından biridir.En son caravan konseri vardı son derece harika bir konserdi.Bu kadar senenin üzerine bir değil birden fazla albüm beklerdim.
Selam millet....
Önce bi açıklama yapayımda..false in truth zamanında piyasaya tepkisinden kayıt işinden vaz geçmiş..m.k demiştir...
grup 10 sene sonunda yenilenen kadrosuyla kayıt olayını tekrar düşünmektedir..İlk etapta 3-4 parçalık bir promo yayınlamayı düşünüyoruz...
www.falseintruth.com adresinden bize ulaşabilirsiniz....
Bunun dışında konserlerde piskopata bağlamaya devam...20 şubatta Durockda görüşürüz...katliam zamanı ![]()
www.falseintruth.com
sepultura konserinde alt grup olarak cikacak olan grup.
heyecanla bekliyoruz ![]()
--tasidigin umutlar seni daha derine gömebilir--
deli gibi bestelerle geliyolar kaçırmamak lazım
kopmakLazım denirya bu Tam zamanı ![]()

▶ Daha fazlası için takipte kalın:?
▶ Bizi Instagram'da takip edin:
https://www.instagram.com/metaltrnet
https://www.instagram.com/rockmagtr
bi tek Zoo Fest.de izlemiştim. adamlar gerçekten kaliteli müzik yapıyolar.. umarım böylede devam ederler. bu tür gruplara ihtiyacım(ız)var.
silence...
sepultura konserinde alt grup olarak cikacak olan grup.
heyecanla bekliyoruz
ulan gitmak farz oldu
lanet olsun nesin sen
Brışarockta canlı izleyip; beynimi 1 hafta kadar düzelmeyecek şekilde hasara uğratan gruptur.Pek severim.
Hunting
Fighting
Killing whore
Wade through blood and spill some more
aç bi cannibal corpse dinle yada bi yerden live cannibalism bul izle
Evewt şu memleketin en önemli sorununa bir açıklık getirelim...Atilla bunu yazdığında benimde çok garibime gitmişti hatta sahneden inip false'a bakmış olamaz demiştim.. hakkatten dorudur fıratın saçlar alex webster'a benim kafada aynı Jack Owen'a benzemektedir... ama orada vurgulamak istediği enerji olarak benzediğimizdir....o zamanlar enerji drinklerde serbes falan,kendisi böle uygun görmüş başkasıda britney spears a benzetebilir olur böle vakalar türk deathcisi yakalar bakın arkadaş nasıl yakalamış,kendisini saygıyla selamlıyoruz..Yoksa müziğin alakası yoktur..Bu da ofişyal bir açıklama olsun.. Atilla'ya Kapak olsun...dermisin öle alırsın böle....gibi olaylarada girilebilir...
Saygılar...
Toygar
False in Truth resmi çaycısı
www.falseintruth.com
