İçeriğe geç

Forum

Maganda Milletin Ef...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Maganda Milletin Efendisidir!

20 Gönderiler
13 Üyeler
0 Reactions
4,071 Görüntüleme
pardayan
(@pardayan)
Gönderiler: 221
Estimable Member
Konu başlatıcı
 
[#17016]

İstanbul'dan nefret etmeye başlamama neden olan insan sıfatındaki hayvan sürüsü nedeniyle psikolojimin bozulmaya başladığını ve yalnız olmadığımı fark ettim. Aşağıdaki yazı yazar Atilla Akar tarafından yazılmış...

Yıllardır toplumu aptallaştıranlar,
kültürsüzleştirenler, ilkel kapitalist şoklarla
kişilikleri bozanlar holiganizmi baş tacı yapanlar,
mafyalaşmayı körükleyenler, köylülüğü kontrolsüz
şekilde çözeltenler, kentleri bir "işgal alanı" gibi
yağma ettirenler, kentin insan dokusunu soykırıma
uğratanlar, üç adım sonrasını göremeyenler, Türk
insanına totalde ilkokulu bile bitirtemeyenler, cahil
bıraktıranlar, güvenlik zafiyetinin yaratıcıları,
ekonominin içine edenler, ahlak nutukları atıp ahlakı
bozanlar, devleti saldım çayıra Mevlam kayıra anlayışıyla
yöneten (satıhtakinden derinine) gelmiş geçmiş
bütün yöneticiler ("yönetemeyiciler" mi desem
acaba?) bir yerlerinize kına yakın! En sonunda amacınıza
erdiniz. Seçimlerde kendinizi destekleyecek oy deposu geniş bir
kitle yaratayım derken sonunda bir canavar yarattınız.
"Allah belanızı versin" diyeceğim ama ne yazık ki
beddua etmemeye gayret gösteriyorum.

Ey "küçük Amerika yaratacağız" sevdalıları! Sonunda
toplumumuzu/insanımızı öyle bir noktaya getirdiniz ki,
nihayetinde Amerika gibi psikopatlarımız, canilerimiz,
manyaklarımız, tecavüzcülerimiz, sapıklarımız, seri
katillerimiz, çetelerimiz kısaca "kriminal
çakallar"ımız oluştu. Bu başarınızla ne kadar
övünseniz azdır! Sonuçta yarattığınız topluma
dönüp bir bakın. Oluşması için elinden geldiğinizi
yaptığınız "Kriminal Vandalizm" artık gündelik
hayata neredeyse tümüyle egemen. Lümpenizmi başat değer
haline getirdiniz. Ortaya çıkan manzaradan memnun musunuz?

O kadar ki, düne değin "kaba sabalık,
kültürsüzlük" diye özetleyebileceğimiz
"magandalık" artık "sosyolojik bir gerçeklik"
olmaktan çıkıp hızla kriminal bir vakaya, "suç
makinesine" dönüşüyor. Maganda önünde doğru
düzgün hiçbir hukuki, fiili, toplumsal ve polisiye engel
olmadığını gördükçe daha da azgınlaşıp "yok
etme"yi temel davranış haline getiriyor. Her işini şiddetle
çözmeyi yaşam biçimi haline getiriyor. Bu mutasyona
uğramış eskinin magandası şimdinin "kriminal
terminatör"leri uygar toplum ve ilişkiler üzerinde giderek
tam bir tahakküm kuruyor. Çünkü maganda dün olduğu gibi
hiçbir şekilde gerçek bir tepki görmüyor.
Kırmızı ışıkta geçtiğinde, gürültü
yaptığında, maç sonraları yaptığı taşkınlıklarda,
onu bunu tehdit ve kaba kuvvetle sindirmeye çalıştığında kimse
ona "dur" demediği için şimdi bir adım daha ileri
gidiyor. Kendi sınırlarını ve gücünü zorlamanın
hastalıklı keyfini çıkartıyor! Ve bu toplum düşmanı
çürümüş yaratıklar şımardıkça şımarıyor.
Ciğeri beş para etmez, kıçı kırık kriminal lümpenler
milletin efendisi olduklarını sanıyorlar. Nasıl
sanmasınlar ki? "Millet adına hareket ettiğini"
söyleyenler olan bitene seyirci kalıyor, kıllarını dahi
kıpırdatmıyor. Üstünkörü tedbirlerle bize
"otorite" ayakları atıyor!

Bu yazıyı yazmaya başladığım esnada televizyonda verilmekte
olan haberler gözüme çarpıyor. İlki çok dehşet
verici. Metro istasyonunda üç maganda biletsiz olarak turnikelerden
geçiyorlar. Görevli onları uyarınca görevliye
saldırıyorlar ve bıçakla boğazını kesiyorlar.
İkinci olay daha ziyade trajik. Bir maganda açtığı ateş
sonucu bir kadını yatalak duruma düşürüyor, oğlunu da
boğazından vuruyor. Kadın ömür boyu öyle kalacak ama
maganda 7 ay yatıp çıkıyor. Bu arada savcılık meşhur
301. maddeden aileye dava açıyor. Gerekçe olay sonrası
adaletsizliğe isyan eden acılı ailenin o infialle devlete
yönelik ileri geri laflar etmesi. Tabii vay sen misin devlete laf
eden? Aileyi koruyamayan ve magandaları salan devlet ise kendini
korumayı gayet iyi biliyor. Güleyim mi ağlayayım mı
bilemiyorum! Üçüncü olay ise tam bir yüzsüzlük
örneği. Bursa'da bir hırsızı ev sahibi yakalıyor.
Ancak hırsız kaçmayı başarıyor. Bu arada cep
telefonunu düşürüyor. Ev sahibi telefonu polise teslim ediyor.
(Tabii anladığım polis telefondaki bilgileri hemen
araştırmıyor bile. Ne de olsa basit bir hırsızlık
vakası!) Fakat hırsız ev sahibinin onu yakaladığı esnada
kendisine ettiği küfürleri unutmuyor ve üç gün sonra
dönüp adamı öldürüyor. Daha da komiği
hırsızlık yapmayı ve adam öldürmeyi onuruna yediren bu
kişi "küfrü onuruna yediremediği için" cinayeti
işlediğini söylüyor. Sonunda yakalanıyor. (Gene
anladığım polis ancak adamcağız öldükten sonra cep telefonu
bilgilerini takibe alıyor) Dahası hergün bunun gibi onlarca
olay yaşanıyor.

Magandanın psikopat, hastalıklı "onur" kavramı
diğer bütün ahlak ilkelerinin önünde bir tehdit haline
geliyor. Yaptığı hareketin sorumluluğunu hiçbir şekilde
üzerine almaktan yoksun, değersizleşmiş, hiçbir vicdan
kaygısı yaşamayan bu aşağılık tipler gündelik
hayatı cehenneme çevirmeye devam ediyor. Ve işin acısı
neredeyse yasalar ve idari zihniyet bu gibileri korur, kollarken onlar
kendi sefil hayatlarının çamurlarını üzerimize
sıçratmaya devam ediyorlar. Her biri birer "kötülük
jenaratörü" gibi aramızda dolaşmaya devam ediyor. Devlet
ise onların haklarını gayet güzel gözetirken, yasalara
uygun, işinde gücünde yaşayıp giden insanlar ise böyle
oldukları için adeta cezalandırılıyor. Hayatta tek
varolma nedenleri yıkım, şiddet, tahrip olan bu insanlıktan
nasibini almamış "insan taslakları", sürüngenler
çekinmeden insanlara zarar verebiliyor. "Maganda" denilen ve
sırf canı sıkıldığı için adam öldürebilecek bu
"psikopat kişilik" artık toplumda "istisna" bir
olgu olmaktan çıkmakta ve "temel karakter" haline
dönüşmektedir.

Peki bu cesareti nereden ve kimden almaktadırlar? Çok basit.
Öncelikle yaptıkları yanlarına kâr kalmaktadır.
Hiçbir şekilde yaptıklarıyla orantılı bir ceza
almamakta (hatta bazı durumlarda hiç ceza almamakta) ve devlet
otoritesini ensesinde hissetmemektedir. Bu ölümsever-tahripkâr
kişilik yapıları sadece güce tapmakta ve kendileri gibilerle
sürüleşip, çeteleşmektedir. Kalan bir gram beynini bile
kötülük için kullanan bu kişilik toplumu saran
"kriminal kuşatma"nın bir numaralı müsebbibidir.
Kendi ilkel dürtüleri dışında bir "varoluş"u aklına
bile getirmeyen bu beyinsizler sürüsü hacimleriyle ve
yetenekleriyle orantılı olmayan bir güce erişmişlerdir.
Bunu sağlayan ise öncelikle devletin devletsizliğidir.

Toplum ve insan yaşamları büyük bir tehdit altındadır.
Ne yazık ki buna çözüm getirecek bir "irade" ise ortada
görünmemektedir. Acziyet tüm dokuları hızla
sarmaktadır.


Kendi yaşamlarını ve kaderlerini kendi ellerine almaları ve gerçekliği dönüştürmeleri için net bir alternatifin yokluğunda, insanlar gerçeğe sırtlarını dönmeye çalışırlar...

 
Gönderildi : 22/03/2007 10:17 pm
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

sadece İstanbul ilede sınırlı değil.çürümüş ve yozlaşmış organizmalar her tarafı sarıyor ve 10-15 yıl sonrasını hayal edemiyorum ne yazıkki.


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 22/03/2007 11:33 pm
psk_bela
(@psk-bela)
Gönderiler: 403
Reputable Member
 

artık iş işten geçti birşeyler yapmak için :( esas sorumluluk zaten bunların bu kadar semirmesini sağlayanlarda ama nedense bunların cefasını biz çekiyoruz :evil:


HERŞEYE; HERKESE İNAT YAŞAMAK...
HERŞEYE, HERKESE İNAT SAVAŞMAK...
ÖZGÜRLÜK İÇİN...

 
Gönderildi : 22/03/2007 11:40 pm
(@jamess)
Gönderiler: 368
Reputable Member
 

eğitim şart...baska turlu olmaz bu ıs bunun ıcınde para lazım para ıcın devletın adam olması bunun ıcın bagızmız olmamız lazım lazım da lazım


lanetlenmeyi ve affedilmeyi bir kenara bırakın;bizler tanrının sevmediği çocuklarıyız?!?!?

 
Gönderildi : 23/03/2007 2:20 am
pardayan
(@pardayan)
Gönderiler: 221
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Evet doğru sadece İstanbul değil, tüm ülkeyi sarmış bir durum bu aslında. Bu iş böyle giderse ve devletin bu durum karşısındaki aciz tutumu sürerse bu durumdan vazife çıkartmak gerekecek sanırım. En azından ben böyle bir şeyler yapma fikrine gün geçtikçe daha fazla meyilli hale geliyorum, dayanamıyorum artık...


Kendi yaşamlarını ve kaderlerini kendi ellerine almaları ve gerçekliği dönüştürmeleri için net bir alternatifin yokluğunda, insanlar gerçeğe sırtlarını dönmeye çalışırlar...

 
Gönderildi : 23/03/2007 3:32 pm
AccurseD
(@accursed)
Gönderiler: 1390
Noble Member
 

Konuya daha geniş ve daha akademik bilgilerle yaklaşmak lazım yoksa yazıda olduğu gibi bir çok hatalı görüşle karşılaşabilir bir çok şeye yanlış kararlar vermiş olabiliriz.


MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET

 
Gönderildi : 23/03/2007 3:53 pm
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

Gönderen: @accursed
Konuya daha geniş ve daha akademik bilgilerle yaklaşmak lazım yoksa yazıda olduğu gibi bir çok hatalı görüşle karşılaşabilir bir çok şeye yanlış kararlar vermiş olabiliriz.
ben yazıda durum tesbiti gördüm.hatalı görüş neresi onuda anlayamadım?


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 23/03/2007 4:14 pm
AccurseD
(@accursed)
Gönderiler: 1390
Noble Member
 

Kişinin konuya dar çaplı bakması ve linç bilinci ile hareket etmesi. Kısa süreli bir tepkime patlaması, sebep araştırılmamaksızın yargılama ifadesi. Hata bu.


MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET

 
Gönderildi : 23/03/2007 4:21 pm
Skullchukka
(@skullchukka)
Gönderiler: 2981
Famed Member
 

Uzun zamanlar boyunca empati uygulayan özellikle psikologlar, insanlara her zaman duymak istedikleri şeyleri söylediler. Bütün bu olanların onların suçu olmadığını. Onların "toplum kurbanı" olduklarını.

Lise hocam bizim kitap okumaya alışmamamızın suçu sizde değil demişti. Bizler kötü sistemin kurbanlarıydık ona göre. Hayır! Kitap okumamış olmamız BİZİM suçumuzdu. Başka kimseye suç atılamazdı. Belki dış etmenler bizim o kararı almamızda etmen olmuşlardır, kitap okumama kararını!!

Tekrar HAYIR diyorum. Sebep araştırılırsa eğer, magandaların birer "toplum kurbanı" olduğu ortaya çıkacak, onlar birer "çarpık sistemin kuklaları" olacaklar, tekrar kendileri suçsuz olacak. Ve bu onlar için yüreklendirici birşey.

Artık sebep aranmamalı. Dibine inilip araştırılmamalı. Kökten ve kalıcı bir çözüm bulunmalı.

Araştırıp iyiye götürecekler mi magandaların durumlarını? Sanmıyorum. Çözüm olmalı, kesin bir çözüm...

Saygılar.


At which speed must I live to be able to see you again...?

Higurashi & Umineko Türkçe Altyazıları - Furude Project

 
Gönderildi : 23/03/2007 7:11 pm
pardayan
(@pardayan)
Gönderiler: 221
Estimable Member
Konu başlatıcı
 

Bu olayları sosyolojik ya da psikolojik gerekçelere dayandırarak açıklamanın artık benim için hiçbir anlamı yok, bu şekildeki yaklaşımlar zaten bir çözüm de sunmuyor. Skullchukka'nın dediği gibi açıklama değil çözüm gerekli. Çalışan, bu toplum için birşeyler üreten, çalıp çırpmayan, kimsenin malına namusuna göz koymayan insanlar bu hayvanların baskı ve tahakkümü altında yaşamayı, bu hayvan sürüsü işe yaşamayı hak etmiyor. Zaten kanımca bu meselede uzun dönemde iki ayaklı bir şekilde yani çok ağır cezalar ve kaliteli bir eğitim sistemi ile çözülür. Ama o uzun dönemde biz ölü olacağız....


Kendi yaşamlarını ve kaderlerini kendi ellerine almaları ve gerçekliği dönüştürmeleri için net bir alternatifin yokluğunda, insanlar gerçeğe sırtlarını dönmeye çalışırlar...

 
Gönderildi : 23/03/2007 9:02 pm
AccurseD
(@accursed)
Gönderiler: 1390
Noble Member
 

Adaleti kendi elleri ile sağlamaya çalışan insnalar bir gün başkalarının ellerinde adalet aramaya kalktıklarında aynı muameleyi göreceklerine emin olsunlar.


MAVİ LİMAN

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nâzım HİKMET

 
Gönderildi : 25/03/2007 2:40 pm
gizlikurban
(@gizlikurban)
Gönderiler: 249
Reputable Member
 

yazı konu içerik olarak iyi fakat yaklaşımı biraz tahrik edici, kişinin görüşlerini istediği dille aktarması ona kalmıştır fakat öfkesi ve yakıp yıkıcı bir tavır takınması yazıyı itici duruma getirmiş sanki bu tavırla çözüme ulaşılırmış gibi olmuş.Tekrar söylüyorum yazının konusu ve içeriği gerçekten iyi ve büyük problemler sadece yaklaşım işte.

Sistem değişmedikçe bu durumun önüne geçemeyiz.Zengin zenginleştirilip fakir daha da fakirleştirilip ezilip yok edilmeye çalışılırsa sınıflama devam ederse ülkenin sanki iki ayrı bölümü varmış gibi muamele yapılırsa insanlara sadece bi meta olarak bakılmaya devam edilirse artarak devam edecektir.

yani bazılarının değimiyle güçlü olan yaşar gibi insanlık dışı bir düşünceyle hareket edilmeye devam edilirse bu durum asla değişmeyecek.Sende rahatsız olmaya devam edeceksin maalesef :!:


HER İMGE BİR ANLAMLANDIRMA ÇABASIDIR VE HER ALGI AYNI ZAMANDA BİR YARGI VEYA İMGEDİR

 
Gönderildi : 25/03/2007 9:30 pm
RaHsZaGaL
(@rahszagal)
Gönderiler: 3582
Famed Member
 

ic savas cıkar abi istanbulda.. insanlar he boka isyan ediyo .. apo zehirlendi diye buda otobüs yakıldı yuh bea.



..And the Black tormentor of Satan
Will take all our lives on this night
He who comes with domination - A shadow of our infernal King

 
Gönderildi : 25/03/2007 9:35 pm
(@aletheia)
Gönderiler: 1089
Noble Member
 

Gönderen: @pardayan
sen misin devlete laf
eden? Aileyi koruyamayan ve magandaları salan devlet ise kendini
korumayı gayet iyi biliyor.
Bu cümle aslında birçok şeyi açıklıyor..okuduklarımız zaten hep gördüğümüz duyduğumuz şeyler bir yorum yapmayacağım. Ama bu duruma gelmemizde kesinlikle devletin payı büyüktür. Adalet işlemedikçe, işler gibi göründükçe ama kendi çıkarları söz konusu olduğunda adalet fışkırmaya başlayınca kaçınılmaz son buydu zaten eşiğinde bile değiliz yozlaşmanın tam da içindeyiz..


 
Gönderildi : 25/03/2007 9:49 pm
Skullchukka
(@skullchukka)
Gönderiler: 2981
Famed Member
 

Adaleti kendi ellerimle arayacağımı söylemedim. Bizim başımızdakiler madem onlar, bir çözümü onların üretmesi gerektiğini söyledim.

Onlar gibi oluruz sonra...


At which speed must I live to be able to see you again...?

Higurashi & Umineko Türkçe Altyazıları - Furude Project

 
Gönderildi : 26/03/2007 9:23 am
Sayfa 1 / 2
Paylaş: