BEN ÖLÜYORUM
Gözlerimi kan bürüdü artık kanamaktan.çıkartacağım içimdeki tüm şeytanları bugün.haykıracağım, iliklerimin içindeki nefretimin yanında öle usulca uzanıp uykuya dalmış kinime.benliğimi ezerek içime sızıp oturan kötü yada iyiye dair ne varsa. haykırışlarımdan yankılanan en ağır küfürler ediyorum size oturduğunuz yerden kaldırın kıçınızı.kinimi uyandırıp harekete geçirin hadi uyandırın ki cıksın içimdeki melek yüzlü şeytanlarım
Maskelerimi çıkartıp dalmak istiyorum sonsuz uykuya yüzüme nedenini bilmeden taktırdığınız maskelerden kurtulup ölmek…
Nefretim hep var etmeye çalıştığım sevgimi çoktan aştı bugün.tüm yüzlerini maskeler altında saklayan insanlara tüm beni sevenlere sevmeyenlere kanatanlara kanattıklarıma kendime…
Sadece ben olacağım bugün defolun gidin saklanın en ağır küfürlerimin arkasına
Kusmaların en şiddetlisini yaşayacağım en kırmızısını dökeceğim gözlerimden akan yaşların en soğunu hissedeceğim iliklerimde yatan nefretimle karanlık gecenin ve en derinime çekeğim en zehirli dumanını sigaramın… her şeyin her anın en şiddetli olanını tadacağım bu son maskeyi kanlı yüzümden çıkarırken
Siyah olacak bugünden sonra ayakta tutmaya çalıştığım sevginin rengi.zehirli sarmaşıklar gibi saracağım tüm sevgileri ve baştan inşa edip boyayacağım yeniden siyaha o kırmızı dünyaları. Görmelerimin kör olması için en koyu en karanlık siyaha yalattıracağım geleceğimi.
Kadehimi(kalbimi)kırıp yürümeye çalışacağım cam(can) kırıklarının üstünde tabanlarımda hissetmenin zevkiyle cam(kan)kırıklarını ayaklarım, kanayarak iz bırakacak geçtiğim tüm yollarda…
Son durağındayım tutunduğum tüm dalların.oysa tam tepesinde durup uçurumdan aşağıya bakıyordum doğduğumda hayat denilen ağacın.bugün ise o tepeden baktığım uçuruma bir adım uzaktayım.tutunduğum o son dal çatırdadığından belki de korkularım …
Çengellerle astığım ruhuma çiviler cakıyorum simdi tüm arsızlığımla kimseyi acıtmamak adına parçalara ayırdığım kılıçlarımın en kırık en körelmiş uçlarını batırmaya çalışıyorum ruhuma kanamaları azsın diye.yıllardır her şeyin arkasına saklanan melek yüzlü şeytanlarım melek etiketinden soyutlanmış,umarsızca yalıyor ruhumdan akan kanları yalandıkça azıyor azdıkça kanıyor hiç olmayan benliğim ve ruhum.kanıyor acıyor ve tükeniyorum sanırım BEN bugün ÖLÜYORUM
DÜNYAM…
Aldığım nefesim süzülüyordu derin izler taşıyan dudaklarımın arasından. İzlerim titriyordu adeta nefesim içime doğru batarken. Dünya eskimişti gözümde Yaşadıklarım benden hep büyüktü.Eskiyen ben miydim dünya mı?Yasadıklarım mı büyüktü yoksa yasadıkça ben mi büyüyordum eskiyen dünyamda?
Gözümün önünde canlanan hafızamda yer eden bir yığın parça,gereksiz bir yığın sima, sokakta başıboş gezen yaratıklar, son nefesimi alıp morga kaldırılan cesetler, yeni doğan, nefesimin yarısını ilk kez soluyan bebekler, her yerde yığınla et parçaları Ne kadar gereksizdi oysa ne kadar saçma Yaşamımda yer ediyordu her biri ben istesem de istemesem de ve her biri eskitiyordu beni ve benim dünyamı.Yalnız kalmak istiyordum uzaklaşmak belki de.herkesden her şeyden uzak olmak…var olan her şey onların eseriydi etrafımdaki her şey o durmadan kaçtığım et parçalarının izlerini taşıyordu. oysa ben var olmayanı istiyordum var olmayan bir dünya eskiyen benim dünyamı değil sadece benden izler taşıyan kocaman kızıla boyadığım yepyeni dünyamı…
Kendi izlerimi kendi etimi taşıyamazken onların arasında nefes almak…
Kasap bir dünya ve çengele asılı parçalar,donuk cesetlerden soğuk zemine damlayan pıhtılaşmış kan damlaları,ar damlaları,zeminle tavan arasında mekik dokuyan kan emen sivrisinekler,ürperten bir soğuklukta gecenin indirdiği karanlığa inat pencereden içeri girmeye çalışan aydınlık,aydınlığın arkasına saklanıp kan kokusuna gelen yavaşça içeri süzülerek diğer sineklere katılan zavallı böcekler…
Kilitlenmiş kapılar arkasındaki dünyalar… asma kilitleri kırsam ve damlasam içeri o dünyalar farklı mı sanki sizin dünyanızı istemiyorum ki ben.kilitli kalsın her bir kapı açmayın bana kapıları var olanlar sizin olsun varettiklerinizle beraber eskitin dünyaları.sonsuz bir boşlukta yaşamak varken uçsuz bucaksız dipsiz bir kuyu misali neden yorayım ki var olmayanlarımı
Heyyyyy et parçaları size sesleniyorum duymalarınız mı köreldi varlıkta?ben hiç olmayı seçtim hiç olmayan dünyanızda.vurun kilitlerinizi varolanlara açılan kapılara.yarattım artık kızılımsı dünyamı ben.ne diye sesleniyorsunuz ki benim dünyamda olmadığınızdandır duymalarımın körelmişliği sizin değil…
Ben de insanım lan!