İçeriğe geç

Forum

Gılgameş Destanı - ...
 
Bildirimler
Tümünü temizle

Gılgameş Destanı - Varoluş Teorisi -Adem Havva Şeytan Üçgeni

10 Gönderiler
2 Üyeler
0 Reactions
2,511 Görüntüleme
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 
[#9596]

Utnapiştim (Ziusudra) Gılgameş'e Büyük Tufanı anlatır;

"Dünya henüz çok gençken ve insanlar henüz yaratılmamışken, yeryüzünde Tanrılar oturuyordu. O zamanlar iki tür Tanrı vardı; Üst Tanrılar-->ANUNAKİ ve onlara hizmet eden alt Tanrılar-->İGİGU...

Alt Tanrılar sonunda üst Tanrıların işini yapmaktan bıkıp isyan ettiler. Bunun üzerine üst Tanrılar toplantı yaparak, alt Tanrıların işlerini hafifletmek için İNSAN'ı yarattılar...

Bunun için bir miktar kili alarak iki figür yaptılar ve onlara yaşam üflediler. Ancak kil tek başına yeterli değildi... Bunun için Tanrılardan birini kurban ettiler. Bu yüzden insanlar Tanrısal kökenli olmalarına rağmen ölümlüdür.

İlk insan çifti Mana ve Lilith idi. Mana erkek, Lilith ise dişiydi. Fakat yaradılışları birbirine çok benziyordu. Mana, Lilith'e üst Tanrıların alt Tanrılara davrandığı gibi davranmak istedi. Fakat Lilith onun buyruğuna girmeyi reddedince, Mana onu kovdu.

Lilith gizlice Şeytan'la birlikte oluyordu. Şeytan o zamanlar ayın boynuzlu hükümdarıydı ve Lilith ona karşı özel bir ilgi duyuyordu. Cinsiyetinin sınırsız bir kudrete sahip olmadığını anlayan Mana, Lilith'in şehvetinin sonsuz olduğunu farketti ve ondan korkmaya başladı. Ve bir daha Lilith'i görmek istemedi. O andan itibaren Lilith yersiz-yurtsuz bir gezgin olarak dünyayı dolaşmaya başladı. Ölüm vakti geldiğinde kendini dişi bir şeytana dönüştürdü ve o zamandan beri ölümün habercisi olarak kabul edilir.

Mana tek başına kalmıştı ve kendini yalnız hissediyordu. Tanrılar sonunda ona adı "Yaşam Getiren" anlamına gelen HEVA'yı yarattılar. Bu defa herşey Mana'nın istediği şekilde olmuştu. Heva herşeyi ile ona tabi idi. Birçok çocuk doğurdu ve insan nesllinin devamını sağladı.

Zamanla insanların çoğu sadece kendileri için yaşayarak günlük hayatlarını sürdürüyor ve giderek daha fazla gürültü yapıyorlardı. Tanrı ENLİL, aceleyle bir toplantı düzenleyip, gürültücü insanları büyük bir tufanla ortadan kaldırmayı önerdi. Diğerleri de bu öneriyi kabul ettiler.

Benim babam Şurupak Kralı Urbar-Tutus ile Tanrı Ea arasında gayet sıkı bir dostluk bağları vardı. Büyük Tufan kararı bu Tanrı'yı yıktı. Ea'nın ağlayan sesini duydum. "Ziusudra henüz çok genç ve başına gelecekleri hak edecek hiçbir günah işlemedi. Ah Ziusudra duy sesimi! Şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük sel baskını gelecek başınıza! Yapılacak olanlar şunlar: Yanına soylarını devam ettirebilmek için her canlıdan birkaç çift al, aileni al. İnsanlara, Tanrıların sana hınç beslediğini söyle. Bu yüzden buraları terk edeceğini düşünsünler."

Tufanın ne zaman kopacağını biliyordum çünkü Ea bana vaktini söylemişti. "Harekete geçme zamanı geldiğinde, gökyüzünde görülmemeleri imkansız olan alametler görülecek, normal olmayan olaylar olacak. Büyük Tufan ile Sümer ülkesi sular altında kalacak ve bundan sonra hiçbir şey bir zamanlar olduğu gibi olmayacak.."

Söylenilen gün geldi. Fırtına altı gece yedi gün devam etti. Tüm insan ırkından geriye sadece biz kalmıştık. Uzakta bir kıyı gördüm, gemiyi doğruca oraya sürdüm. Aslında ada gibi görünen Nisir dağıydı. Bugün bu dağa Tokma Dağ denir. Zağros Dağlarının doğusundadır. Tanrılar yaptıklarından pişman oldular. O zaman beni yaptıklarımdan ötürü kutlayıp, Tilmun'da yaşamama izin verdiler."

TİLMUN = Ölümün olmadığı mutlular adası....


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 06/12/2005 3:20 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 

dahası için :) bkz. Harold BRAEM "Uruk Aslanı Gılgameş" :) hem bu kısaltılmış version :D


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 06/12/2005 3:49 pm
Rare-jb
(@rare-jb)
Gönderiler: 395
Reputable Member
 

Okumak lazım ya iyice koptum kitaplardan.. Eline sağlık Auror.. Bunuda okunması gereken kitaplar arasına yazmalı..


Topraga dusen bir bugday tanesi yok olmazsa, sadece bir bugday tanesi olarak kalir. Ancak, yok olursa; bereketli urun dogurur.!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:02 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 

ne demek... ne demek... görevimis... :P
ama burda ilginç olan bazı teorilerin benzer kalıp halinde gelmiş olması....


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:07 pm
Rare-jb
(@rare-jb)
Gönderiler: 395
Reputable Member
 

Hep bi paralellik var.. İncil'i merak ediyorum dehşetli.. İşlerden fırsat bulup okuyamadım bi türlü..


Topraga dusen bir bugday tanesi yok olmazsa, sadece bir bugday tanesi olarak kalir. Ancak, yok olursa; bereketli urun dogurur.!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:11 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 

bn şimdi şamanizme sardım... gerçi 1 kitap okuyarak öğrenilecek şeeler diil bunlar ama.... biş yernden başlamak lazım... budizmle ilgilenmiştim ortaokulda... incili bende okumadım hala... ama incil bana pek de gerçekçi gelmio .. hepsinde insan parmağı var gibi


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:15 pm
Rare-jb
(@rare-jb)
Gönderiler: 395
Reputable Member
 

Bi yerde okumuştum çok uzun zaman önce.. Tam olarak anımsadığım kısmı yazayım sana..

İncili kendilerine göre (işlerine gelen şekilde ve çıkarları doğrultusunda) birden fazla din adamı yazmış.. Yok kilisenin maddi ihtiyaçları, kendilerine bahşedilen maymun iştahlılık vs vs ....
Bi bakmışlar 100'den fazla incil var, hangi birine inanacaklar.? Oturup hepsini okuyorlar ve doğal olarak (çıkarları olduğu için) herhangi bi tanesinde karar kılamıyorlar.. Daha sonra bütün incilleri bi odaya topluyorlar güzelce kilitliyorlar.. Belli bi süre sonra açtıklarında orda hangi incil duruyorsa onu kabul edeceklerine karar kılıyorlar.. (Tam hatırlamadığım için burda bi kopukluk var:) ) Herneyse, daha sonra kapıyı açıyorlar ve dehşete düşüyorlar.. Onca incil arasında odada bulunan sadece tek bir incil (Gerçek olanı) var ve her yer karınca dolu...

Yinede bugüne kadar değişmiştir diye düşünüyorum.. Parmak atmadıkları yer kalmadı :)


Topraga dusen bir bugday tanesi yok olmazsa, sadece bir bugday tanesi olarak kalir. Ancak, yok olursa; bereketli urun dogurur.!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:24 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 

:) eet walla.. benim de hoşuma gitmio o parmaklar işte... o yüsden sadece hepsini birden inceleyip aralarındaki ortak noktaları bulmak istiorm... ilginç bi hikayeymiş :) adamlar benden daha kaderci davranmışlar euheuhe..


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:43 pm
Rare-jb
(@rare-jb)
Gönderiler: 395
Reputable Member
 

Sende ayraç gibi olursun.. Benim ayracın üzerinde 'burda dura dura filozof oldum' yazıyor ahahah


Topraga dusen bir bugday tanesi yok olmazsa, sadece bir bugday tanesi olarak kalir. Ancak, yok olursa; bereketli urun dogurur.!

 
Gönderildi : 11/12/2005 5:45 pm
AurorA
(@aurora)
Gönderiler: 6759
Illustrious Member
Konu başlatıcı
 

euheuheuh :D


Ben de insanım lan!

 
Gönderildi : 11/12/2005 9:05 pm
Paylaş: