Sizler için Blacktooth grubundan Tuna Vural çok sevdiği bir tarzın ( Southern/Doom Metal ) grubu olan Down'in son albümünü kendi gözüyle yorumladı...Derlemek, düzenlemek dışında hiç bir katkım yoktur, anlayacağınız :)
DOWN III ( Over The Hunder )
1995 yılında Nola albümü ile yola çıkan DOWN, başta Anselmo’nun bir yan projesi gibi görünse de yıldızlar karmasını andıran kadrosu ile kısa zamanda tüm dünyada bir efsaneye dönüşmeyi başardı. Bir Southern band olmanın yanı sıra New Orleans metalinin özelliklerini de fazlasıyla müziğinde barındıran ekip ilk albümün ardından, 7 yıl süren sessizliğini, 2002 yılında çıkarttığı Down II ( A Bustle In Your Hegerow ) albümü ile bozdu ve bu albümle metal piyasasındaki yerini iyice perçinlendiği gibi farklı olduğunu da kanıtlamayı başardı ancak 2. albümün sonrasında gelen turnelerin hemen ardından grup yine uzun süreli bir sessizliğe büründü ve o günden bugüne kadar da bu sessizliğini korudu.
Ancak kısa bir zaman önce Anselmo ‘nun bir Eye Hate God konserinde uynanan hisleri üzerine hareketlenen ve Anselmo tarafından geri toplanan grup bir turne ile geriye döndü ve hayranlarına da yeni bir albümün ilk sinyallerini vermiş oldu. işte o günden itibaren benim gibi yüzbinlerce fanında heyecanlı bekleyişi başladı ve 2007 Temmuz ayında beklenen açıklama yapıldı; DOWN Eylül ayında 3.albümünü piyasaya sürecekti. HELLYEAH …….Üzüleyim mi , sevineyim mi bilmem ama albüm 25 Eylülde raflardaki yerini almadan internetten benim gibi bir çok fanın eline geçmişti bile ve beklenen hasret sona ermişti.
Gelelim albüme; albümün açılış parçası 3 stars 1 moon , gerçekten inanılmaz bir şarkı, direk eski DOWN soundu ve tam beklentilere hitap eden ölçüde bir çalışma, hafif groove yapıda oldukçada enerjik çıkışları var tek kelime ile mükemmel, ancak hemen belirtmeden de geçemeyeceğim ki besbelli Philip Anselmo bir takım ses deformasyonlarına uğramış, ne de olsa sıkıntılı ameliyatlar geçirdiği herkesçe biliniyor bunun yanı sıra kötü yaşam tarzı da zaten dillere destan bir mevzu. Eeeee bu kadar neden üst üste binince haliyle vokal performansında da bir takım deformasyonların oluşmaması elde olmasa gerek. Aslına bakacak olursak Philip Anselmo dergilere verdiği röportajlarda yıllardan bu yana kendisini hiç bu kadar çok güçlü hissetmediğini adeta 18-20 li yaşlarındaki enerjisinin geri geldiğini dair açıklamalar yapmakta olsa da bana sorarsanız, bunu sadece değişen imajına yansıtabilmiş (Deli bir Anselmo fanı olarak yeni imajını çok tutmadığımı da belirtmek isterim) ama yinede kabul etmek lazım ki bir Anselmo ekolü hala devam etmekte ve bu asla ret edilemez bir gerçek olarak herkes tarafından kabul görmektedir. Albümde ki 2. ve 3. şarkılar olan The Path ve NOD aynı ayarda ve tipik Down özellikli parçalar ancak 4. parça yine bir hit olabilecek nitelikte; parçanın adı I Scream ben buna Ice Cream diyorum ( andırmıyor değil hani ) bu parça albümün enerjik parçalarından biri ve Anselmo nun albüm öncesinde konserlerde de söylediği yeni albümden ilk ve tek parça olma özelliği var, parçanın çığlıklarla yükselen nakaratları tüyler ürperten cinsten ve işte be Anselmo bu dedirtiyor adama. 5 şarkı March of Saints, albümde Southern ögeleri en kuvvetli şekilde barındıran parça ve ağzınıza layık. Never Try , Nola ve Down II (A Bustle In Your Hegerow) albümlerinde de rastladığımız yavaş parçalardan biri ama çok güzel, hani şöyle sigaranızı yakıp karanlık bir ortamda viskinizi yudumlarken sizi alemlere sürükleyecek bir parça. 7. parça olan Mourn’u sevip sevmemek arasında kararsızım diyebilirm ancak efsane adamlar Kirk ve Pepper’ ın muhteşem gitar riff leri bu parçayı dinlenir kılıyor.
Beneath the Tides kopuk bir şarkı ve anlamak için sarhoş olmaya ihtiyacınız var diyebilirim . Eğer ‘Ben uzaya yelken açan bir gemide yer alabilirim.’ diyecek kadar uçuksanız bu şarkıyı dinlerken hemen o gemiden yerinizi ayırtabilirsiniz ayrıca yolculuğunuz sırasında CD çalarınızı hiç kapatmamanızı tavsiye ederim, çünkü hemen ardından gelen parça His Majesty The Desert de size bu gemideki son darbeyi indirecek türden, gerçekten bu parçayı dinlerken insan kendini bir garip hissediyor, bulunduğunuz ortam adeta size dar geliyor ve gözünüzde bir takım şeyler canlanıyor; beklide asla ulaşamayacağınız. Kafa iyiyken yapılmışa benziyor . Pillamyd de daha önce Down albümlerinde hiç benzerine rastlamadığım türden bir parça hatta başlangıcında yer alan riff ironi bir şekilde insana Metallica yı hatırlatıyor ( bu benzerlik sadece bir riff için geçerli). In The Thrall of It All , yine tipik bir Down parçası , kendine Nola Metal yapıda ve Anselmo vokalinin güzelliklerinin kullanıldığı. Nothing In Return (Walk Away) , albümün son parçası bu ve açıkça söylemek gerekirse yine tipik bir Down Ballad’ı diyebilirim.
Genel olarak albümü irdeleyecek olursam sadece Down hasretimin alevini aldı diyebilirim; asla o alevi söndürmeye yeterli olamadı maalesef. Beklentilerimin yüksek oluşundan mı bilinmez ama daha sıkı bir albüm hayal ediyordum ve bu albüm beni nedense doyuramadı. Eski günlere oranla Anselmo vokallerinde ki güçsüzlükte hissedilir ölçüde. Ancak Southern Piyasasında ki grup eksikliği ve grup elemanlarının her birinin birer Idol oluşlarından dolayı albüm kesinlikle ve kesinlikle alınası türden. Özellikle grubu çok fazla tanımayan yeni nesilin bu albümü alıp arşivlerine koymasını ısrarla tavsiye ederim çünkü geriye dönük bir araştırma ile diğer 2 albümü edindiklerinde birer Down fanı olmaktan kurtulamayacaklarına eminim.
Line-up:
Phil Anselmo - Vocals
Pepper Keenan - Guitar
Kirk Windstein - Guitar
Rex Brown - Bass
Jimmy Bower - Drums
Tracklist:
1. Three Suns and One Star
2. The Path
3. N.O.D.
4. I Scream
5. On March the Saints
6. Never Try
7. Mourn
8. Beneath the Tides
9. His Majesty the Desert
10. Pillamyd
11. In the Thrall of It All
12. Nothing in Return (Walk Away)
ironclad
Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content