Bazı albümler vardır, bilirsiniz; ilk dinlediğinizde hoşunuza gitmez, belki sonrakinde de gitmez ama dinleye dinleye sevdiğinizi, sizi çeken melodi ya da sözler yakaladığızı fark edersiniz; bir bakmışınız, uykudan kalkar kalkmaz onu mırıldanıyorsunuz… Heh…İste bu albüm benim için böyle albümlerin içine girmeyi başardı,özellikle bazı parçaları.
Hızlı ve gaz bir girişle, ilk olarak ‘ Take This Life ‘ parçası başlıyor; vokalin gayet hırçın ve öfkeli olduğunu rahatlıkla hissediyosunuz. Anders Friden nakarat kısmına girdiğinde derin bir bıçak yarasının vereceği acı şiddetinde vokali seslendirdiğini duyuyorsunuz. Albümün geneli de bu tür vokallere sahip,bazen de yavaşlayıp duygusallaştığı oluyor yani albümün tümü kesinlikle bildiğimiz Melodic Death değil… Farklı şeyler katılmış albüme,bazen sinirli bazen çok duygulu gitar soloları,hızlı davul atakları ve sürekli değişen bir vokal yapısı var. Albüm HardCore havası da taşımıyor değil çoğu zaman, en çok da gitarların ve vokalin etkisi büyük bu havanın oluşmasında. Biraz da Modern Rock diyebileceğimiz bir hava var albüm şarkılarında… Yani grup zamana uyup sürekli kendilerini yenileme heveslerinde olduklarını söyler gibiler,bence. Sanırım albümün artılarına rağmen ben eski In Flames i daha çok seviyorum !!!
‘’Leeches’’ parçası, radyoda albümden ilk çalıp beğendiğim parça oldu. Parçada sanki iki ayrı vokal var gibi… Daha önce de söylediğim gibi yırtık,öfkeli vokaller bu şarkıya da hakim ama şarkının ortası geldiğinde vokale yansıyan durulma şarkıya ayrı bir hava katıp biraz duygusallık kazandırmış…Bu yüzden sevdim bu parçayı,fazlaca…Dikkat ettim de Leeches ; sülükler demek, kim bilir şarkı neyi anlatıyor,birkaç dinleyişimden sonra onu da anlamış olurum tamamıyla heralde, çünkü bugünlerde çok dinler oldum.
2.parça bittiği gibi ‘’Reflect The Storm’’ başlıyor; albümdeki en uzun parça ve HardCore ve çift vokal varmış havası bu şarkıda yeterince hakim durumda. Açıkçası albümde vasat bulup pek hoşlanmadığım bir şarkı olmuş. Sadece 02:36 da başlayan ama kısa süren elektro gitar solosu ve nakarattaki solo çok hoşuma gitti. Sürekli kendini tekrarlayan bir parça olmuş ve ben bu tür parçaları pek sevmiyorum ya da kalıcı olabileceğine inanmıyorum!
Bismillahhhh diye ‘’Dead End’’ parçası giriyor, bir hatun vokaliyle. Huzur veren bir hatun vokalinin yanında Anders in asi sesi, tezatlıktan doğan mükemmel bir uyum sağlamış. Şarkıda davullar ve gitarlar oldukça sert. Sertlik durulduğu vakit hatunun vokalini duyuyorsunuz, biter bitmez ise bir öfke onu takip ediyor vokalde.
‘’Scream’’ parçasının girişinde nerdeyse Kreator – Phobia riffleri var desem haksız mı olurum acaba bilmiyorum ama yazmak da istedim. Oldukça hızlı, paldır küldür bir şarkı ve yine parça ortalara geldikçe HardCore ögelerinin arttığını rahatlıkla duyabiliyorsunuz. Şarkının gitar melodilerinin geçişleri çok sağlam ve bir yerinde çığlık atarcasına Anders ın ‘’fayyırrrrr’’ diye bağırması da çok hoşuma gitti, şarkıda.
Ve ve ve… İşte o şarkı! Tabiri caiz ise canıma okuyan şarkı ! Albüme de ismini veren ‘’Come Clarity’’ şarkısı. Son zamanlarda dinlediğim en tatlı parça diyebilirim, sizlere. Parça çok tatlı akustik bir gitarla başlıyor ve hemen davullar… Bu seferki melodi biraz My Dying Bride tadında, acılı ve isyankar. Anders şarkıyı yakarırcasına söylüyor. Yani canınızı biraz yakabilir havada. Parçanın ortasındaki gitar solosu da nerdeyse ağlatacak düzeyde güzel. Ve şarkı böyle gidip sona ediyor ama siz hala orada kalabiliyorsunuz; lütfen repeat yapalım!
Arkasından ‘‘Vacuum’’ parçası geliyor, albümde. ‘‘Come Clarity’’ den sonra dinlendiğinde biraz kulak tırmalayıp hızlı gelebilir. Henüz o şarkıdaki modunuzdan çıkamadığınız için olacak bu. Girişinde Thrash sound ına sahip hızlı bir parça; boşluk bırakmaksızın vokal performansını dinliyorsunuz. 02.11 de başlayan melodi şarkıya çok tatlı bir hava katmış, işte melodik olma özelliği sadece burada hakim diyebilirim, parça da. Ve biraz vasat bulduğum parçayı bu söz ettiğim melodi kurtarıyor.
8. parça olan ‘’Pacing Death's Trail’’ alıyor sırayı. Albüm genelindeki enstrumanlardaki ve vokallerdeki sertlik bu parçaya da hakim. Parçanın bitimindeki davullar çok hoşuma gitti diyebilirim.
‘’ Crawl through Knives’’ parçasınında albümün bütünlüğüne ayak uyduran bir parça olduğunu söyleyebilirim. Şarkıda Modern Rock havası daha fazla.Anders ın yırtıcı vokallerini daha az duyarken güzel ama kısa kısa gitar sololarını duyuyorsunuz.
En çok dikkatimi çeken, anlattığım parçalar bir yana son parçaların açıkçası çok da hoşuma gitmediğini daha doğrusu şarkıların sürekli birbirini tekrarladığını söyleyebilirim. Albüm genelinde parçaları en çok vokalin sesi, arasıra duyduğumuz melodik ögeler ve sololar kurtarıyor, In Flames albüm bütününde HardCore a yakınlaşmış diyebilirim. Bakalım albüm çıktığında ve insanlara ulaştığında nasıl tepkiler alacaklar…Ben albüme 10 üzerinden 7 veririm.
Track List:
1.Take This Life 03:35
2.Leeches 02:55
3.Reflect the Storm 04:16
4.Dead End 03:22
5.Scream 03:12
6.Come Clarity 04:15
7.Vacuum 03:39
8.Pacing Death's Trail 03:00
9.Crawl through Knives 04:02
10.End of Things 03:18
11.Our Infinite Struggle 03:46
12.Vanishing Light 03:14
13.Your Bedtime Story Is Scaring Everyone 03:01
Toplam süre : 45:35
Çıkış tarihi : 7 Şubat 2006
Nuclear Blast Records
ironclad
Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content