Florida death metalin en sağlam grubu diyebileceğimiz Deicide...
Öncelikle Deicide ın aradan geçen yıllara rağmen hala eski ateşini koruduğunu ve üzerine biraz da teknik,beceri ve deneyim eklediğini belirtmemiz gerekiyor.Bunun yanında protestliklerinden de hiçbir şey kaybetmemiş görünüyorlar.
Albüm tipik bir Florida albümü değil.Deicide bugüne kadar ki tüm albümlerinde olduğu gibi bu albümde de özgünlüğünü gösteriyor.
Bu nasıl başlangıçtır...Müziğe acı çektiriliyor,müziğin çığlıkları yükseliyor,bundan zevk aldıkları belli olan; Hoffman kardeşler daha da güçlü rifflerle,Steve Asheim zil üzerinden tıstıstıstıstıs yani sürekli giderek, ayrıca bunun yanında takatakatak atakatakatak şeklinde hızlı güçlü ve kesik davul ritmleriyle,Glen Benton hayvani vokaliyle ama araya scream-brutal kırma vokalleri de serpiştirmesiyle,bitmek tükenmek bilmeyen brutal çığlıklarıyla bize iyi bir florida ziyafeti veriyorlar.(bas da çalıyor Benton ama bas pek seçilemediği için yorum yapamayacağım).Bahsettiğimiz parça albüme de adını veren ‘Scars of the Cruficix’.
İkinci parça ‘Mat at God’ hafif grind öğelerle başlıyor ve sonra klasik Deicide halini alıyor. Bu parçada ilk dönemin Deicide’ından örnekler bulmak biraz mümkün ve sanki pişmemiş bir soundu yansıtıyorlar.
Oldukça karmaşık ve kafa bulandırıcı solo gitarla başlayan üç numaralı parça Hoffman kardeşlerin bildik enerjik uyumlu çift gitarıyla kıvamını buluyor.Bu parçada bildik brutal Benton vokaliyle cırtlak scream vokal üst üste bindirilmiş. Aslına bakarsanız grubun bu albümde yaptığı en dikkat çekici şey iki vokal tarzının üst üste bindirilmesi.
Tabi albümün liriklerini anlayabilmek ana dil gibi İngilizce’yi gerektiriyor ve bilenlerin dahi kolay kolay anlayabileceğini zannetmiyorum. Oldukça tehlikeli bir isim taşıyan parça (Fuck Your God!) yer yer kesiliyor ve harika bir uyumla tüm enerjisini boşaltıyor. Zamanlama konusunda grubun ustalığının meyvelerini yediğini söyleyebiliriz.
‘When Heaven Burns’ parçası ironik insan sesiyle başlıyor, gitar tellerini kazıyıcı çok hızlı rifflerle patlıyor ve daha sonrasında ağır aksak güçlü ritimlerle parçaya olgunluk getiriliyor. Parçada hem grind öğeler hem de bildik Deicide Death Metal kalıpları sonuna kadar uygulanıyor. 6. parçaya geldiğimizde iflah olmaz hız macerasının son sürat devam ettiğini görüyoruz. Burada sadece şunun tartışmasını yapabiliriz: “Abi, buradaki hız 350 km vardır. Yok abi o kadar da düşme, en aşağı 500 km vardır.” ‘From Darkness Come’ parçasında adrenalin aynen devam ediyor ama bu sefer daha kompleks, değişken ve hafızada tutulması daha zor ritim anlayışı dikkatleri çekiyor. Benton’ın tüm nefretini kusarak içinden boşalttığı yoğun seslere tam anlamıyla şapka çıkartmak zorunda kalıyoruz. ‘Go Now Your Lord is Dead’ parçasında da tempo durmak bilmiyor. Bizler bu denli hızlı, kafa kazıyan bir albümü dinlemekten yoruluyoruz ama onlar hız yapmaktan yorulmuyorlar. Son parça ‘The Pentecostal’ kompresör görevi görmekte sakınca görmüyor ve artık iyice benliğimizi kaybettiğimizi düşünüyoruz.
26 dakika 45 saniyelik süreye sahip olan albüm, çok kısa görünmesine rağmen müzikal tadıyla damağımızda çok ağır bir tat bırakıyor. Albümün kapağında yine Hz.İsa’yı kullanmaktan çekinmemişler ve Hz.İsa’nın çok eziyet çektiği bir anı sergileyen, başına dikenli tel geçirilmiş görüntüsü bir bomba etkisi yaratıyor. Yetmedi; deliye giydirilen beyaz elbiseyi ona giydirmekten çekinmemişler. Zaten albüm İsa’lı haçın yaraları anlamına geliyor. Şu bir gerçek ki grup asla yolundan dönmüyor ve şimdiden gelecek tepkilere karşı çok hazırlıklılar.
‘In Torment In Hell’ albümünden sonra bir çok Deicide fanı Glen Benton’ın gruptan ayrılacağını duymuş olabilir ama böyle bir şey olmadı. Korkular gereksizmiş. Çünkü grup harika bir albüm ve çok büyük bir şirketle muhteşem bir dönüş yaptı.
27 dakikalık müziğin çektiği eziyet,sert,çok güçlü ve hayvani riffleri ve işte Scars Of The Crucifix...
Anarchy_Atheism
Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content