5 yıl sonra ‘ DM ‘ ile karşımıza çıktı Metallica.. Kimi olumsuz eleştirdi, kimi çok sevdi. Herkes farklı bir tat aldı albümden, herkesin beğenisi farklı oldu. Önemli olanda bu değil mi zaten? Herkese farklı bir tat bırakmak…
That Was Just Your Life albümün açılış şarkısı olması sebebiyle kalp atışlarıyla başlıyor… Özellikle bu efekt çok güzel uymuş şarkıya.. Devamında giren intro bana Quake Serisinin müziklerini hatırlattı. Şarkının girişi zaten etkileyiciydi devamında James'in vokali şarkıya çok güzel uymuş.. Şarkıda geçişler harika ama en sevdiğim yeri nakaratı oldu diyebilirim, Dyers Eve'in nakaratından esinlenmiş gibi geldi bana.. Ve beni asıl etkileyen o soloya giriş kısmı (Şaşırdığımı belirteyim).. St. Anger’dan sonra böyle bir solo girişi duymak beni şaşırttı (Özlemişim Gerçekten).. Şarkının sonlarında Maiden vari bir bölüm var orayı da çok sevdiğimi söyleyebilirim belki dikkatinizi çekmemiştir.. 1. Şarkı için son cümlem; ‘ Uzun süre sonra sağlam bir Metallica şarkısıyla açılan bir albüm dinlemek gurur verici oldu.. ‘
The End of the Line tahmin ettiğim gibi ilk Demo death is not the end'in introsuyla başlıyor...Açıkçası albümde en çok merak ettiğim şarkılardan biriydi.. Şarkının ana rifi ve vokalin girişiyle şarkı bir marş gibi gerçekten, bilmem dikkatinizi çekti mi James'in "Need, More and more" girmesiyle... Şarkının en güzel yanı James'in sözlerinin şarkıya cuk oturması olmuş.. Şarkının yapısı bana St.Anger albümündeki şarkıların thrash versiyonu gibi geldi (Bilmem anlatabildim mi?) Şarkıda James vokali her girdiğinde şarkı daha bir güzelleşiyor.. 3.57 de başlayan bölümle şarkı tekrar gaz bir hâl alıyor (Bu bölüm çok hoşuma gitti gerçekten).. Ardından tekrar d.i.n.t.e rifi ve ardından Kirk'ün meşhur vah'lı sololarından bir tane ve sonra yine şarkının başındaki o sağlam intro... Şarkı hoşuma gitmeye başlamıştı dikkatli dinleyince... Ve asıl koparıcı şarkının aniden durması ve ağırdan giren bir James vokali (Turn the page baz alınmış).. Sonrasında bir anda hızlanarak James'in çığırması.. Şarkı gerçekten dolu dolu, sevmeyenler tekrardan dikkatlice dinlesin derim..
Broken, Beat & Scarred albümün 3. şarkısı olması sebebiyle dinlemeden önceki tahminim albümün zayıf şarkılarından olacağıydı.. Girişteki davullar pek sarmadı ama hemen ardından 17. saniyede değişen riff ve davullar şarkıya güzellik katmış.. James’in vokali tekrardan giriyor.. Vokalin arkasından devam eden rif'i çok sevdim.. 3.50 de giren bölüm harika diyebilirim şarkıyı çok eğlenceli kılıyor.. Sonrasında giren kirk solosu ilk 2'nin yanında sönük geldi bana... Şarkı genel olarak hoşuma gitti, bol bol açıp dinleyeceğim tipte bir şarkı ama albümdeki beklentilerimin büyüklüğünden kaynaklanıyor olsa gerek, her şarkıyı 1. şarkı gibi olmasını istedim..
4. şarkı The Day That Never Comes dinlediğimden itibaren klasik Metallica eserlerinin yanına adını yazdırmış bir şarkıdır benim adıma.. Giriş mükemmel sonrasındaki Kirk'ün duygusal solosu ve sonrasında giren James’in introsu... Şarkının girişindeki konsept kesinlikle Fade To Black.. James şarkıdaki vokali insanı hüzünlendiriyor gerçekten (Bu adam sürekli ballad yorumlasın!) Şarkının ilk bölümündeki nakarat ayrı güzellikte.. Sonradan hızlanan bölüm hakkındaki yorumları hatırlıyorum çoğu kişi kopuk falan demişti sanırım ama alakası yok.. Hızlı bölüm Load vari bir riffle başlıyor ve o bölümde ana bir Rif var (bilmem dikkat ettiniz mi) onla beraber bağlamışlar bütün bölümleri ve çok uymuş şarkı sonlara doğru gittikçe daha da hızlanıyor ve Kirk'ün solosuyla adrenalin daha da artıyor.. Özellikle şarkı kliple çok daha leziz... İlk başta söylediğim gibi şarkı kesinlikle Metallica klasikleri arasına girmiştir benim için..
Ve benim için öldürücü nokta olan albümdeki 5. şarkı All Nightmare Long... Şarknının girişiyle âşık olacağım belliydi parçaya... Sonrasında hızlanışı ve Slayer'ın Black Magic'ini hatırlatan taramalı riffi.. Gerçekten çıldırtıyor insanı.. Belki fazla öveceğim ama Jamesin vokali, Lars'ın ritimleri, Rob'un basları ve kirk'ün soloları muhteşem... Nakaratı dilime dolanıyor her dinlediğimde... Şarkılar normalde uzun olduğu için dinledikçe sıkar ama tam tersi ANL ilerledikçe daha bir sarıyor insanı..Kirk'ün şarkıda attığı solo en iyi Kirk solosuna girdi benim için, şarkıya cuk oturmuş ve ayrı bir tat katmış.. Şarkıda Death is not to end'in orta bölümündeki rifflerde cuk oturmuş.. Kötü diyebileceğim yanı yok... Asıl patlama noktası şarkı biterken giren Tastelerde de verilen bölüm dinlerken yerimde duramıyorum diyebilirim... Sonuç olarak DM'nin en baba şarkılarının başında geliyor benim için ANL..
6. şarkı Cyanide'ı ilk live olarak dinlemiştim o zaman bile çok hoşuma gitmişti.. Şarkının düzenine hayranım başında sert bir giriş devamında Rob'un gürültülü bası ve sonrasında M.M deki trailerlardan tanıdığımız o meşhur bölüm.. Zaten ayrı bir hayranlığım var o bölüme.. Şarkının albüm versiyonu çok daha güzel, tam Thrash bir parça değil ama albümün çeşitli tatlarından biri olduğu kesin.. Üstelik dikkatimi bu şarkıyla birlikte çeken Lars'ın AJFA'dan sonra yazdığı bu kadar sağlam davul partisyonları... Canlı kayıtları izlemek için sabırsızlanıyorum.. Şarkıya dönecek olursam live kayıttan farklı olarak şarkının orta bölümündeki bölüm biraz değişik.. Kirk'ün solosu diğer şarkılara göre daha bir melodik..Kısaca Cyanide albümden çıkacak hitlerden birisi..
Gelelim albümde en çok tartışılan şarkı The Unforgiven iyi'e.. Bir tek ben mi öyle düşünüyorum bilmiyorum ama diğer Unforgivenlarla alakası olmadığına katılmıyorum...Şarkının yapısı 1 ve 2'den alınma, ana riffler Unforgiven 2'yi, solo ise Unforgiven 1'i hatırlattı bana.. Şarkının başında meşhur siren tarzı ses olmadığı için herkese garip gelmiş olabilir.. Şarkı albümün en sakin en eğlenceli şarkısıdır bana göre, James'in söyleyiş tarzı yine diğer Unforgivenlara çok benziyor (Albümdeki diğer vokal tarzıyla alakası yok çünkü) Şarkıyı eleştirenler tekrar bir düşünsün ve dinlesin derim şarkı baştan sona zevkle dinlenilecek kalitede, içinde asla gereksiz bir bölüm bulunmayan ve albüm'e ayrı bir tat katan çok hoş bir şarkıdır..
The Judas Kiss ise dinleyince budur dediğim şarkıdır... DM trailerındaki ve M:M trailerındaki bölümlerin karışımı.. Nakarat'ta Bow Down girişi ve arkasından devam eden rif çok iyi gerçekten.. Tam bir konser parçası.. Uzun süre setlistlerden çıkmayacağını düşünüyorum.. Şarkıda en çok aradığım bölüm metontour videolarının başında çalan o soloydu, koymamaları çok kötü olmuş. Halbuki bu şarkıya çok iyi giderdi.. Şarkının solosunu güzelleştiren yine o riffler.. James'in en iyi vokal performansını sergilediği şarkıdır ayrıca.. Albüm çok gizemli başlayıp sonradan eğlenceli bir hal alıyor bilmem farkında mısınız?
Suicide & Redemption.. Albümde ANL'den sonra en çok sevdiğim ikinci şarkı... S&R albümün en kötüsü diyenlerin müzik zevkinden şüphe duyarım... Şarkı inanılmaz gaz dinlerken yerimde duramıyorum (bu konuda çok ciddiyim) Şarkıdaki bütün riffler çok kaliteli.. 2.04'te başlayan bölüme ne demeli? Şarkı tam bir enstrumental, sözler eksik diyenler halt etmiş belki de hayatında hiç Rush dinlememiş.. Şarkının ortasındaki slow bölümü kelimelerle ifade etmek zor dinleyin ve görün.. S&R albümün en uzun şarkısı ama nedense dinlerken bir çırpıda bitiveriyor, nedeni çok açık.. Solodaki giriş beni benden alıyor, zaten Anl'den sonra albümdeki en iyi solo.. Şarkı bir Orion bir The call of ktulu veya bir To live is to die tarzı bir enstrumental olmamış bu doğru ama sırf bunun yüzünden eleştirilmesi de doğru değil (Sözüm eleştirenlere).. Şarkı tamamen Rush tarzı çok eğlenceli (+Gaz) bir enstrumental... Ayrıca DM'yi sağlam bir albüm yapmasını sağlayan baş unsurdur..
Albüm kapanışı daha önce yayınlanan single la yapmış Metallica... İlk dinlediğimde bana oh be dedirten şarkıydı.. My apo albümün en komple şarkısı belki de, buz gibi Thrash... Metallica şöyle böyle diyenlere tokat gibi geldi zaten Damage inc ve Dyers eve havası var şarkıda... Metallica'nın hala taş gibi olduğunu damgalıyor My apo.. Şarkıda doğu ezgileri kullanılmış özellikle o bölüm çok güzel.. Şarkının genel ritmi de çok sağlam.. Albümü çok gaz bir şarkıyla açıp çok gaz bir şarkıyla tamamlamış Metallica...
Albüme benim oyum 10 üzerinden 8.. Kirk'ün önceden söylediği gibi albüm Justice 2 olmuş... Her yönüyle benziyor.. Ayrıca Metallica'yı benim gözümde tekrardan Thrash'in tepesine taşıdı.. Metallica her zaman yeniliklerin grubu olmayı başarmıştır bugün DM ne kadar eleştirilirse eleştirilsin ilham alınacak bir albüm olduğu çok açık.. Ve bu yeni bir başlangıçtır MetallicA için..
antiquesh
Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content