>>
Site Map
>>
Forums
>>
Þarký Sözleri
Forum module - topics in forum:
Þarký Sözleri - Türkçe - Ýngilizce þarký sözleri.
MY DYING BRIDE - Seçme Parçalar Türkçe Çeviri
A KISS TO REMEMBER
Aç beni
Ve şarabımdan iç
Derin öp
Derin öp ve daima çok sev beni
Kanlı aşk
Kanlı aşk senin içinde
Yutkun beni
Teşekkürler Tanrı'm, orada hiçbir şey yapamıyorum
Arkadaşım benimle gel, gel ve sonu gör
Ve acını yutkunmalısın
Köyün ışıklarını terket, geceye adım at
Ağzını aç kanlı yağmuruma
Ve ikinci doğumunda, biz dünyayı katledeceğiz
Ve cennet yanana kadar insanoğlunu avlayacağız
Sadece benim için bırak, benim görebilmem için çıplak
Bu sadece bir öpücüktür, tüm ihtiyacımın olduğu
Götür beni
Kanlı sahile
Derince kaz beni, derince kaz beni
Ve beni daima çok sev
Bırak beni
Hepsiyle bırak
Ve unut beni
Onların huzurunu unuttuğun gibi
FOR MY FALLEN ANGEL
Nefesim çekiyor gibi
ve gümüş gözümü dolduruyor
O bir daha doğmayacağı için
Onu hala öpüyorum
Yorgun vücudumun üzerinde
Onun ölü elleri duruyor.
Cennetin çayırlarından geçerek
biz nereye koşarız.
Gece bir hırsız gibi
Rüzgar ışık gibi eser
Gözyaşlarımla kavgam,
uzun yıllar için kuru kalmayacak
Aşkın altın okları
Ondan kaçınmalıydı
Ve onun ölüsüne çarpan abanoz
Ölüm okları olmamalıydı...
FOR YOU
Senin için burada olacağım
Hep istediğim sensin
Senin yüzüne bakarken
Bütün melekler utanır
Güzelim benimle uzan
Gözlerini kapadığında beni hisset
Elimi tut
Yavaşça dokun.
IT WILL COME
Diz çökmüş olacağız
Zaman geliyor
Bitirmiş olacaksın
Kutsal adam dua ediyor
Günün geri dönüşü
Bizim ruhumuz için
Nasıl savaşabiliriz,
Bu bitmez gecede?
Oh, İsa Efendi,
Bizi korumayacak mısın?
LIKE GODS OF THE SUN
Biz bir aradayken
İhtiraslı yaşamlarımızı yaşıyoruz
Susamışlıkla doluyken her zaman için
Işığın ve güzelliğini içiyorum
Cennetin solukluğunu sana benzettim
Güneş tanrıları gibi yanıyoruz
Asla yalnız olmayacağız
Dünyamızı bir hiç için değiştireceğiz
Ve yaşamımız bitiyor gibi
Kapalı duruyoruz ve hiçbir şey işitmiyoruz
THE DARK CARESS
Kendimi karanlıktan saklıyorum
Bu mağarada yolumu bulamıyorum
Bu düzenbaz hayat böyle dolandırıcı,ben böyle hastayım
Kendimi korumak için onun ruhunu bulmaya ihtiyacım var
Onlar neyi gördüğümü asla görmeyecek
Onlar benim kim olduğumu asla bilemeyecek
Her şey bitmişken, onlar bana işkence edecek
Ama onlara ihtiyacım var, onlar ben olduğum için
Şehvet bende, beni hayal edeceksin, yaşam...
Ziftlenmiş gecede seni göreceğim...
THE CRY OF MANKIND
Umutlar nerede ölür
Şehvetle, sen insanları ölüme tekmeliyorsun
Biz umutsuzca yaşar ve ölürüz
Sen ölüm nehrinde bizi çiğniyorsun
Benim şimdi burada durduğum gibi, kalbim siyahtır
Bir yalnız adam olarak ölmek istemem
FROM DARKEST SKIES
Tanrım
Dünya için ağladım
Eskisinden de fazla
Ama nehirler hala akar
Kızarmış gözyaşlarıyla
İçimde kayıp
Ve asla sormaya ihtiyacım olmayacak
Beni kim istiyor?
Gece benimdir. Işığının manzarasını
Sende soluyacağım. Ben bir aptalım, sadece senin için
Ben acıdayım
Ve niçin bilmiyorum
Ağır yağmur altında
En karanlık göklerden
Acıdayız
İkimiz
Ve bilmiyorum
Hangi yoldan gidilir
THE BLACK VOYAGE
Daima kayıp
Aşağıya doğru düşen dünyadan. Bu bizim yeniden doğumumuz mu?
Hissedebilir misin? Acımasız sıcaklığını
Bu iğrenç seyahatin, oh, bilinmez
Aşağıda
Yakınlarda buradayım
Kralların hükümdarlığı
Burada
Her yerde işittim
Kendi sesimi
Girebilirsin
Şimdi benimsin.
TWO WINTERS ONLY
Sadece iki kış için yaşadık
Tanrım. Sen ne oluyorsun? Sevgili, sevgili efendim
Biz dünyayı değiştirebilirdik, burada benimle olabilirdin
Şimdi doğru
Kollarımda duruyorsun, kollarımda,sevgim
İnsanların yeryüzünde daima yaşaması için İsa göz yaşı döker, huzurluca
Ama göz yaşlarım... Senin için düşüyor. Sadece senin...
SEAR ME
Dans ediyoruz ve müzik ölüyor.
Onların hepsini uzaklara götürüyoruz
Onların kayıp gözlerine doğru süzülüyoruz
Beni yukarı kaldırıyorsun,
Aklının hayaletimsi gölünde.
Uykun ellerimden yükseliyor
Güzelliğin benden kuvvet kazanıyor.
Cennetin çayırlarında,
Yıldızlar arasından geçiyoruz
Romantizmi tadıyoruz
Bizim mazeretimiz olamaz.
Şehvetimizde yanıyoruz
Gözlerimizde ölüyor ve kollarımızda boğuluyoruz.
YOUR RIVER
Karanlığını bırak, susamış gözlerin derin gözlerimi içiyor.
O kadar acı ki, körlüğümüzde, çiçekler için dikenler topluyoruz.
Nehrin tehlike şölenini oluşturuyor
Acıları götürdün.
Birden fazla zamana sığan kısa an için öldüm.
Aşkının mükemmelliği aşağıya akıyor.
Haz, tattan mahrum zevk alıyor
Sert, cömert ve bir ozan.
Onun ihtiraslı şatosunda bir kral.
Şimdi nerede? Beni besle! Beni tut! Beni koru! Kendini koru!
Şimdi nerede? Hangi yol? Sevgili Tanrı, göster bana. Kendini götür
Özgür mücadele! Ortaya çıkıyor!
Sen yıkılmışsın! Otur!
THE SNOW IN MY HANDS
Yardıma ihtiyacım var, ama senden ya da Tanrı babandan değil.
Hayır! Vay canına İsa Peygamber. Kurtarıcım kimdir?
Tanrının ölümünde kendimi yitiriyorum.
Hayır! Bütün bu acıları çekemem.
Bütün gün kar'ı gördüm. Yağıyor.
Durmuyor. Bütün gün yağıyor.
Sesimi yükselttim ve gürültülü bağırdım:
"Bu gerçekten de hayat mı?"
THE CROWN OF SYMPATHY
Işığı gör ve sıcak arzumu hisset,
Akşam güneşi gibi damarlarımdan geçerek akıyor.
Yaşayacak ama gözler onu görmeyecek
Ben öldükten sonra senin adın kutsanacak
Tanrının saltanatından sonra hatasızım
Benden şefkat saltanatını alıyor
Ne göreceğinimi düşünüyorsun?
Ne olacağınımı düşünüyorsun? Otur!
Güneşi gördün mü? Biz ne olacağız?
Ulu bir şey mi?
Onun ismini söylemeye cesaret edemeyen ağızlar,
Olanların farkında, tamam ve ustaca.
Savaş yaşamımız için oh, böyle kısa.
Ellerimi tut ve lütfen benimle yürü.
Ben gençken suratımı güneş yaktı.
Onu sevmeliyim ve sıcaklık üzerimi yıkıyor
Gecenin sessizliğinde kaybolan sesler
Fısıldayan diller benim dürüst gerçekliğimi zehirleyebilir
Uykumda ölü bir çocuğu hayal ettim
Kafamda iğrenç bir işaret taşıyorum
Temizim, yatak beyaz. Beni çağırıyor.
Yatmalıyım ve benimle yatman için seni istemeliyim, şefkatlice.
Balkonda acı "elveda" demek yok
Son bir an için, sadece benimle yürü
Tapınağın güzel geçidinde
Biz kurtarmalıyız, hafifletmek için,
Buzlu acı, bütün dünyayı örter.
TURN LOOSE THE SWANS
Bu kudretli akşamda suratını göremedim.
Bu beni sıkıştırarak eziyor.
Tüylerim ağırıyor. Ozanımın sanatından başıboş kuğular dönüyor
Ben ıssız şehirlerde oturacağım
Sen kanatlarımı yaktın.
Bu şiirden çıkıyorum, katliam sonunda görkemli zaferler
Ben hepsine dokunmak istedim.
BLACK GOD
Senin her bakışın ve her güzelliğin
Senin görünüşün ne zaman büyüler,
Ölüm beni kovalayıp yakalayacak
Umutlarım hala seni kovalayacak
Sonra sıkıcı saatlerim geçerken,
Bu bahşedilmiş son ödevim oluyor.
Son nefeslerim yavaşça zayıflıyor
Ve cennet manzarasında ölüyor.
tam aradigim $ey saol.
büyüksün,büyük.....

Teşekkür ederim ve rica ederim. Aslında bunun gibi böyle kendi çevirdiğim 500-600 şarkılık bir arşivim var ama site inanılmaz ağır. ADSL modeme sahip olmama rağmen bir forumun açılmasını bayağı bekliyorum. Yoksa daha devamını getirirdim.
| ShibataKatsuie Wrote: : |
| Teşekkür ederim ve rica ederim. Aslında bunun gibi böyle kendi çevirdiğim 500-600 şarkılık bir arşivim var ama site inanılmaz ağır. ADSL modeme sahip olmama rağmen bir forumun açılmasını bayağı bekliyorum. Yoksa daha devamını getirirdim. |
evt boyle bi$ey ne yazikki ya$iyoruz, ama en kisa zamanda duzelicek.
nerde ben bişi anlamadım
Cankuşlar şimdi bişi diğicem ama kızmayın bu cümlelerin bazıları devrik cümle yanii ama acıkcasını söylemek gerekirse ingilizcesini dinlemek daha güzel.Türkcesi bi boka benzemiyo tipik özcan deniz hesabıııı 
Bana deli kanlı varsa moonspell alma mater 'in türkcesini yollasın varsa kimsede yollasın mujuk size

| aRum Wrote: : |
Cankuşlar şimdi bişi diğicem ama kızmayın bu cümlelerin bazıları devrik cümle yanii ama acıkcasını söylemek gerekirse ingilizcesini dinlemek daha güzel.Türkcesi bi boka benzemiyo tipik özcan deniz hesabıııı  |
Sevgili Arum!
İngilizce ile az buçuk ilgilenenler bu dilin nasıl bir şey olduğunu bilirler. Öyle bir dil olduğunu bilirler ki aynı kelimelerden oluşmuş bir dizeyi hesaba katalım. Bu dizeler yazın türüne göre farklı manalarda yorumlanacaktır. Eğer şiirse, eğer şarkıysa, eğer romansa, eğer hikayeyse hepsinde farklı anlamlarda çevrilecektir. Bu denli zor bir dili bire bir çevirmek mümkün değil. Çünkü çevirebilmek için o lirikleri yazan Aaron ne hissetmiş, asıl anlatmak istediği nedir bunun iç yüzünü bulmak lazım. Bu tüm lirikler için geçerli. Bu denli İngilizce hakimiyeti pek kolay değil. İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencileri belki yaklaşabilirler gerçek çeviriye.
Burada önemli olan az buçuk ne denmiş olunabileceğini ortaya çıkarabilmek. Devrik cümleler tarafımca kasten yapıldı, çünkü lirikteki cümlelerin dizilişi bu yöntemi takip edişimi gerekli kıldı. Hiç bir Allah'ın kulu bire bir hatasız çeviri yapamaz. Çünkü lirik çevirisi çok zordur. Hele bir de karşımızda Aaron varsa! Onun dili çok ağırdır ve bir nevi Şekspir gibi yazan bir adam. Haliyle çevirmek daha zor. İngilizce orjinali tabii ki güzeldir ama eğer dinlediğimiz parça ne diyor bilemiyorsak bu da ayrı handikaptır.
Son olarak; bu düşüncelerini daha saygılı bir üslupla belirtebilirdin. Yok Özcan Deniz bilmem vs diyerek emek vermiş insanları kırarsın ki nerede kaldı sitenin YÖNETİCİSİ'sin. Yöneticilik demek sorumluluk demek. Sitede bulunan tüm kullanıcılara saygılı olmak demek ve onları kırmamaya çalışmak demek. Buna fazlasıyla dikkat edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Bundan aylar önce Karaleke.net sitesinin yöneticilerindendim ve herkese saygılı yaklaştığım için aynı ayarda saygı görüyordum, çok seviliyordum. Bu çok önemli bir konu. Sonuçta ben insanlarla bir şeyler paylaşmak istedim ve eleştiri mevzusu biraz saygın olmalı.
Alma mater'in Türkçe'sini çevirmiştim ama ne de olsa boktan diyeceksin. Yayınlamaya değmez...
www.mydyingbride.net hala duruyor ise güsellikler bulabilirsiniz..
büyüksün süpersin helal olsun sana
çok iyi iş çıkarmışsın
var mı my dying bride gibisi yok tabii süper searme hele heyetımın parçası..
she ıs the dark göremedim
(
BUlup da bunama ayıpayıp.. Arkadaş ancak teşekkürü hakediyo hem de çok... SAol SHIBATAKATSUIE walla çok iyi oldu..
O devrik cümle muhabbetine gelince... İngilizcede öyle cümller vardır ki ingilizlerden başka kimse anlayamaz.... Yani sen bi ingilise "ocağıma incir ağacı diktin" desen o adam seni ne derece anlar?... saygılar..
She Is The Dark
Acımasız bi uyku topraklarımız üstünde
Solmuş ve ölmek üzere
Sonbahar gibi, kurbanlar
Hepsi kötü bir ölümle yüzleşiyorlar
Bizim topraklarımız üzerine uzanıyoruz
Ve yeniden acı çekiyoruz
Esrarengiz o bizim topraklarımız üzerinde
Hızlı adımlar atıyor ve avlanıyor
Ve onunla birlikte karanlık bir ateş ilerliyor
Gören göz yok gelecek yok,
Sadece karanlık ve ızdırap...
Sen onun sempatisine sahipsin
Sen onun gözyaşlarına sahipsin
O sadece senin korkularını almak istiyor
Senin ruhunu içerken kendi ruhu da acı çekiyor mu
Onun çağrısı
İnan bana, çaresiz biri o
Bizim topraklarımıza lanet okuduğu zaman
O onun eli değil
Onu öptüğün zaman zehir bekliyor seni.
Onun kalbi feryat ediyor senin için ve benim için.
Hizmet eden onun anlatılmaz ızdırabı
Sonsuzluk için
Soğukta. insanlık kalacak
Eğer o yolunu sonsuzdan öteye götürürse
Buna karşı koyamaz ..
Senin acını kendi şarkılarında söylemesi onun laneti
Esrarengiz o
Sakladığın kabuslar
Hissettiğin acı
İçindeki ızdırap
O da karanlık geçmişinde senin gibi olmasına rağmen
Şimdi kendi korosunun fatihi
Lütfen onu affet ; insanlık ölürken, melekler ve cennet ağlarken...