>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



Kum bejiydi o gün düşlerim

Aslında uzun, çok uzun bir düzyazımdan kısa kısa alıntılar olacak buraya yazdıklarım. Aklımdan geçenlerin en anlamlı ve en anlamsız olduğunda kağıda yansıyan alıntılar sadece. Şimdilik güvenipte burda milletle paylaşacağım altta ki ufak metin var. İlla yorum beklemek gibi bi' niyetim yok, sadece okunsun istiyorum biraz.



...Esasında metropollerin mahrumiyet bölgesinde, kıyıda köşede sıkışmış getto yaşama duyulan sempatiden öte, toplumun ve sosyalliğin kendisini kabul etmeyenlere duyarsızca vurduğu darbelerdi beni bu hale getiren. Melankoli ve abartılı dramaya gömülmüş karanlık aşk hikayelerinden çok açlık, parasızlık, paranoya ve uyuşturucularla geçen “crack” bir hayattı bu. Gerçek denilen hayattakinden çok daha samimi kahkahalar, gözyaşları, mutluluklar ve üzüntüler tam ortasındaydı bu hayatın. Ayık gezmenin çoğu zaman zor olduğu kafası güzel bir yaşam şekli…






Koşuşturmaların içerisinde o dar karanlık sokakları arıyoruz aslında hep. Bir bankın üzerinde uyuyan insanlara özeniyoruz ama onlar gibi davranmaya başlayınca bir anda korkup ( ya da bir yana birşey olacak düşüncesiyle ) berduşluktan ev çocukluğuna dönüp kayboluyoruz.. Garip insanlarız bizler..






Otobüsün en arkasında oturmuş evime doğru yollanırken en önde, yüzü bize dönük şekilde ters koltuklarda oturan genç sevgilileri fark ettim. Aslında ilk dikkatimi çeken gözlüklü, hafif kıvırcık ve kabarık saçlı, temiz yüzlü çocuk oldu. Yanında, cam kenarında iki elini sıkıca tuttuğu, yüzünden bin parça düşen sevgilisi oturuyo’du. Belli ki kızın bi’şeye canı fena halde sıkılmış; camdan donuk gözlerle dışarıyı seyrediyo’du yol boyunca.

Yazılmış ve yazılmamış mutluluklar olduğunu düşündüm o an. Az evvel bahsettiğim çocuk, temiz bir ailede yetişmiş, okulunu okumuş, ona verilen ve ondan istenenlerin dışına çıkmadan, kafasına kakılan hayatın kopyasını kendi kimliğine olduğu gibi aktarmıştı. Bir sevgilisi olması, onun için pahası biçilemez bir mutluluksa, o sevgilisinin üzüntüsü veya sıkıntısı onun için aynı değerde mutsuzluktu. Düşünmeden oynadığı, tek bir yasasını bile çiğnemediği bi’ hayatı vardı ve o çocuk benden kat be kat mutluydu. O an ya kendimin çok büyük, hatta ütopik mutluluklar peşinde olduğunu ya da kelime olarak aynısını yakalayan bu çocuğun çok çok küçük mutluluklar peşinde, sevdiği bi’ hayatı olduğunu düşündüm. Onunkisi yazılmış ve basit, benimkisi ise yazılmamış ve bokluk içerisinde binbir düşünceyle peşinden koştuğum bi’ mutluluk duygusuydu.

O an keşke o çocuk olabilsem diye düşündüm. Keşke yarın hangi bokla kafamı güzel yapacağımı düşünmek yerine, okuluma gidip, dönüşte otobüste canı sıkılan sevgilimle birlikte, sırf o üzgün diye yüzümü asabilmeyi istedim…

Otobüsten indiğimde kanıma karışmakla kalmayıp ona tecavüz eden alkolün etkisinden olsa gerek, midemde var olmayan güzel yemekleri bile çıkardım kaldırıma. Çocukça ve ağlamaklı bir tavırla“Yarın” dedim, “Yarın okuluma gidicem, sevgilimi bilerek üzücem ve sırf o üzüldüğü için ben de mutsuz olucam”…


Garip miyim bilmiyorum ama kendim yazmaya çalışıyorum mutluluğumu




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS