>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



hüzünlü anlarım

gene sabahlara kadar düşündüğüm ve günün ilk ışıklarında nihayet yatağıma uzandığım an...anlamıyorum...bu sözü nede çok söyler oldum...hani insan bazen kendini boş bir çuval gibi hisseder ve daha tam olarak ne hissettiğini,ne düşündüğünü dahi bilmez.Pencerem yatağımın hemen üstünde... açtım... ve dışarıya sokaklara baktım...yalnızlığın ne olduğunu o an anladım...yalnızım...evet artık ne hissettiğimi biliyorum...soğuk bi tene deymişcesine ürperdim...yalnızım






Yalnızlığa hoşgeldin... Korkma hemen sarıp sarmalayacaktır seni... Her zaman sadık bir sevgili olma başarısını kimseye kaptırmaz...






yanımızda bin tane insan olsada her an her saniye bizle konuşsalarda biz yine yalnızmışız...






yalnızlığın sana en yakın olan yanındır aslında, bunu hiç bir zaman unutma.






yanlızlık bence anneden sonraki en sadık sevgili...






hayatımızda gelip geçici olmayan nadir şeylerden biridir yalnızlık belki de tek şeydir...






hep yanımızda ama biz onu ara sıra hissederiz






Anlamsız geliyor her şey. Kimse beni anlamıyor. Kimse beni sevmiyor. Karabasanlar üzerime gelip duruyor. Ruhsuzlaşıyorum. Gölgelerin içine karışıyorum. Vicdan… evettt… Bu… Buna vicdan diyorlar. Daha doğrusu suçluluk duygusu. Bir tür kendi kendini cezalandırma yöntemi. Ama böyle olmasını istemiyorum. Yalnız kalmak istiyorum.Ne annemi ne kardeşimi kimseyi istemiyorum. Arkadaşlarımı da. Kimse gelmesin herkes gitsin defolsun uzak kalsın yaklaşmasınlar yanıma. Konuşmasınlar benle,yüzüme bakmasınlar kızmasınlar sevmesinler hiçbir şey yapmasınlar ben yokmuşum gibi davransınlar ben gidince beni aramasınlar hayatlarına devam etsinler. Ben gidince üzülmesinler kızmasınlar. Benim gittiğimi bile fark etmesinler...istiyorum ama olmuyor...niye olmuyor?






ölüm yakınımda bu sefer tam karşımda
yaklaşır rüzgar gibi bir soğuk havayla
azrail'in soğuk pençelerinin ucunda
bir yaprak düşer bu soğuk rüzgara
ölmüş ruhuma bir gün daha






gecenin karanlığında
yalnızlığımı düşündüm
karanlığımda seni istedim
güneş aydınlatmaz artık odamı
hayatımdan sen yok oldun olalı

sesin yüreğimde yankılanır oldu
beni tamamlayan sendin
kara gözlerinde hapsoldum
sen gittin gideli ben yok oldum

sesler duymak istedim
rüzgarla gelen sesler
kulağımda uğuldayan
aralarında seni bulduğum sesler

bulutlar görmek istedim
onları koyun koyuna
onlar yalnız değiller
benim yokluğumda






babacım

hergünüm sensiz,sevgisiz
acımadan bıraktın bizi
hergün kendimi kandırıyorum
artık sevmiyorum onu diye

anca böyle avunuduyorum kendimi
içim acıyor hergün tekrar tekrar
söyle hiç özlemiyormusun
artık sevmiyor musun
niye aramıyorsun beni






herkes kendini sevecek birini arar ben se buldum ama onu yokediyorum. beni seviyor mu aslında onu bile bilmiyorum sadece bir bildiğim var beni bırakmak istemediğidir.






albinomun bana yazdığı şiir:

deniz durgun tıpkı fırtınadan önceki sessizlik ve bu küçük gemicik akıntıda öyle bir açıldıki denize geri dönmez aslında dönmekte istemezde ya deniz ve bu küçük beyaz gemi öyle bağlandıki denize asla şuan bulunduğu rotadan çıkmak istemiyor ufkuda göremiyor zaten bakmıyorda o mavi suların altında karanlığın içindeki gizemli tanrıçayı seyrediyor ve ona yavaş yavaş alışıyor hatta aşık oluyor peki ya o napacak zırhını çıkarıp onu kabul edecekmi sanırım etmeye başladı değil mi?




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS