>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



Bu gece...

Boşluklarımı dolduramadığım bir gece bu gailba. Vardır aslında her insanın içinde kendine yabancılaşmış, artık ondan değilmiş gibi görünen yerleri... İşte bu gece onlardan kaçamıyorum artık. Yakalıyor beni, yaralıyor, acıtıyor ruhumu...
Belki de kendini kaybetmeli insan böylesi zamanlarda. Düşünmemeli artık yaşananları ve de acıtanları... Yaşanmışlıklar bu kadar ağır mıdır gerçekten? Bu kadar hissedilmeli midir her zaman?
Bunun cevabını da bilmiyorum aslında. Tek bildiğim; bu gece canımın çok yandığı...

23-07-08 22:28

Hiç bir iddiam yok aslında sadece hani bazı anlar bunları paylaşmazsan patlıyıcakmışsın hissi yaratırlar ya. İşte o kendimi çaresiz hissettiğim ve ne yapacağımı bilemediğim anlardan birinde döküldü yüreğimden bunlar hepsi bu...






Partyman






paylaşmanın bi iddası asla olamaz..


devamını bekliyoruz diycem ama sancılı zamanlarda kaleme dökülmesi isteğimi qeri çeviriyor..






Hayatta iyi anlar olduğu kadar kötü anlar da var aslında. Bu ikisini dengelemeye çalışarak geçiriyoruz zamanımızı çoğu zaman. Hayat olmalı bazen böyle kötü... 'Hayatın her anı güzeldir' diyebileceğimiz kadar da iyi olmalıyız kimi zaman belki de...






olsun..
yaşanmamış olanlar pişmanlıktır aslında






doğru diyorsun belki de, öyledir aslında.
Düşündüklerini ve hissettiklerini yapabildiğin kadar varsındır hayatta...






Yaşanmış ya da yaşanmamış arasındaki fark gerçekten ne ? Bunun cevabını düşünüyorum son zamanlarda çokca. Neden mi düşünüyorum dersiniz? Doğru söylüyorsunuz, cevabı çok basit aslında.
İkisinin de içinde keşkeler var, ikisi de acı veriyor insana...
Keşke yaşamasaydım bunu, kendimi nasıl bu kadar değersizleştiririm, aşk gerçekten bu mu, keşke olmasaydı böyle? ile Keşke şimdi yanımda olsa arasındaki fark ne acaba?

29-07-08 01:01






Yazmak mı rahatlatıyor artık acıtan yaralarını? Daha da kanatmıyor mu onları yazmak?

Doğru söylüyorsun aslında. Sadece yazarken gelmiyor ki acıtanlar aklına. Onu her yerde, herkeste görmekten sıkıldın değil mi sen de? En önemsiz ayrıntılarda bile aklına gelen 'o', ne zaman çıkacak aklından, hayallerinden ve duygularından acaba? Ne zaman 'artık sadece geçmişimde o' diyebileceksin küçük kız, merak ediyorum.

Onu sevmekle devleşen minnacık bir yüreğin vardı, küçük kız. 'O' gittiğinde boşluklarını dolduramaman ondandı, o yürek sana ait değildi ki artık. 'O' vardı onun içinde, 'O' yaşıyordu minik yüreğinde. Her şey sonsuza kadar sürecekti değil mi, küçük kız? Nasıl da inandırdın kendini sonsuz bitmezliğe?

Yok, artık düşünme onu küçük kız, acıtma canını artık, geceleri özleme artık onu, kokusunu arama yanında, onunla konuşmayı da, uyumayı da özleme tamam mı ufaklık? Bak, 5 ay geçti, 5 koca ay. Onsuz 1 dk bile geçiremeyeceğini düşünürdün ya hep. Ama oluyormuş değil mi? Hayat hep devam ediyormuş her şeye inat...

Hayat böyle işte küçük kız... Acıtma sen hiç kimseyi, kimseler de acıtmasına artık seni...

03-08-08 22:42






Özledim, özledim, o kadar çok özledim ki seni...

Artık biliyorum sabahları anlam veremediğim huzursuzluğumun nedenini.
Sensin, senin yokluğun.

Seni düşünmemek için yeni bir gün başalayacak yarın diyorum başımı yastığa her koyuşumda. Seni düşünmeyerek geçirebileceğim her dakika o kadar önemli ki artık aslında. Ama nerden bilebilirim ki rüyalarımda yanıma geleceğini, oralarda yanlız bırakmayacağını beni... Dün yine geldin rüyama sevgilim. Korkularımı azalttın, çoğalttın umutlarımı... yine eskisi gibi...

Canım acıyor, kanıyor içimdeki her bir yer. O içim çıkarcasına attığım çığlıklarımın hiç biri yok artık. Başlarda güzel gelmişti bu bana. Artık ağlamıyordum, demek ki artık unutmuştum seni, özlemiyordum eskisi gibi. Ama yanılmışım sevgilim, öyle değilmiş... O zamanlar seni görmek ve sesini duyabilmek için ağlarmışım, umutlarım varmış. Şimdi ise nefessiz kalıp yutkunamadığım zamanlarımın bir açıklaması bile yok...

Yazıyı bitirmeye bile gücüm kalmadı sevgilim... Özledim seni öyle çok özledim ki...

05-08-08 21:10






Duygularımın patladığı bir gecedeyim yine. Nefes alamıyorum, dönemiyorum tekrar yaşama. Seni yaşamaya… Aslında o kadar yakınımdasın ki. Sadece yapmamam gerekenlerle yapmak istediklerim çakışıyor sana dönmeye çalıştığım her an da. Sen yokken seni istemek, sana ulaşınca da gerçekten doğru kişi olmadığını düşünmek o kadar iğrenç bir çelişki ki... Seni unutmam için mi bir şeyler arıyorum affetmek için mi? Bunun cevabını verememek zorluyor beni galiba. İstiyorum seni. Seninle yaptıklarımı özlüyorum delice. Özlüyorum seni. Ama bana yaptığın kötülükleri özlemiyorum. Ağlatmalarını da. Böylesi bir insan olmanı da özlemiyorum. Keşke hayatıma hiç girmeseydin demiyorum beni sakın yanlış anlama. Bana yaptığın bunca şeyden sonra bile söylemiyorsam bunu, gerçekten böyle hissetmiyorum galiba.




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS