| GORGOROTH666 Wrote: : |
| Broken_Soul hoşgeldin sefalar getirdin eski d6 tayfası toplandık sanırım burda Yazın çok güzel gün be gün iyiye gidiyor. herşeyin iyi olacağını söylemiştim. kolay gelsin iyi paylaşımlar |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Ölüm Melegi Bir küçük kız çocuğu olmak istiyorum Bebekleri için ağlayan Kurtlarından habersiz elma şekerlerini yemek istiyorum Elbiselerimin kirlenmesini istiyorum Dizlerinim parçalanmasını oyunlar oynarken Ağaçların en tepesine çıkmak istiyorum uzaklara doğan güneşleri görmek için Avuçlarımdaki kelebeklerin başka diyarlara gülüşlerimi taşımasını istiyorum Beyaz çiçekleri toplamak istiyorum tüm beyaz çiçekleri.. Çimenlerin üzerine uzanmak istiyorum rüzgarı hissetmek tenimde Saatlerce uyumak istiyorum ağaçların gölgesinde masallarla Sebepsizce saatlerce ağlamak ve gülmek istiyorum Gün batımının şerefine esen rüzgarın saçlarımı dağıtmasını istiyorum Evimin yolunu tutmak istiyorum uzun ağaçlık bir yolda sonra duruyorum bir an ve uçuruma koşmaya başlıyorum çiçeklerimi fırlatıyorum aşağıya yağmur başlıyor başımı kaldırıp gözlerimi kapıyorum açıyorum kollarımı uçurumun boşluğuna hüznümün yüzümdeki tüm izleri sızlıyor her bir yağmur damlasında saçlarım sırılsıklam olmuş yağmuru seviyorum göz yaşlarımın esiri yağmuru.. denizin uğultusu kulağımda.. sahilin yolunu bulmaya çalışıyorum oturuyorum kumlara dal parçalarıyla gülen suratlar yaptıkça ben rüzgar alıp g*türüyor gülüşlerimi.. rüzgara kızıp avucumda sıktığım kum tanelerinden alıyorum hırsımı güneşe bakıyorum son kez o büyülü koca yıldıza bakıyorum her defasında batmaya mahkum edilmiş o güneşe.. denizin uğultusu çalıp koşarak uzaklaşıyorum “derler ki : ”eğer iyi arasan eve dönüş yolunu bulursun..“ ” …………………………………….. odamda oturmuş pencereden dışarıyı izliyorum gözlerim ayı arıyor hüznümse çocuk yüreğimi başkalarının benim için toplayıp getirdiği çiçekleri kokluyorum üşümek istiyorum yada donuyorum tek arzum ısınmak aslında ben hiçbir şey hissetmiyorum.. damarlarım dolanan buz gibi kanım hariç.. ve akıyor beyaz bileklerimden usulca.. içimdeki tüm hüzün akıyor.. ruhumda yalnızca izleri kalıyor annem odamın kapısını açmayı akıl ederse görecek tüm bu hüznü sonra duvardaki yazıya takılacak gözleri “ben hiç senin kızın olacak kadar masum olmadım anne!” çocukken de duvarları boyamak isterdim hep bir şeyler çizmek yazmak.. ama hiç kanlı kuru bir hoşça kal yazısı hayal etmemiştim ellerimin arasına alıyorum çiçeklerimi kana bulandılar ama hala güzeller kokluyorum son kez onları bana koparılıp getirildikleri yerde buluyorum bir anda kendimi bugün elimde çiçekle yürürken çiçeklerime iltifat eden o adam geliyor birden aklıma “ koklaya bilir miyim bu güzel çiçekleri ? “ “ tabi ki..” yaklaştırdım ona çiçeklerimi gözlerini kapadı uzun uzun kokladı acaba oda bu diyarda bulmuş mudur kendimi.. hüznümün kokusu sinmiş midir çiçeklerime.. uzandım yatağıma uykunun büyüsü baş ucumda çiçeklerim ellerimde kalbime yakın tutuyorum onları.. yazdığım bu satırlara isyan eden fısıltılar duyuyorum uzaklardan.. ama nafile.. gecenin masum bu vaktinde kurumuş dudaklarım fısıldıyor “hoşça kalın..” ……………………………………………… çiçekler kızın kanlı ellerinde kayar usulca..kelebeğin kanatları koptu..annenin acı haykırışları melekleri çekip aldı cennetten..sönmüş cehenneme alev olmak için düştü melekler..yıldızlar beğenmedi yerlerini kayıp kızın ruhunun gidişini müjdelediler.. ve perde kapandı. ( Ổζůм мعζعĝΪ ) |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Kırılgan ruhumda hüznümün tadını yakaLa bu gece usulca Dindir bu gece bütün sorgusuz acılarımı ruhumda.. Tüm mumları söndür karanlığın küskün ve günahkar vakitlerinde Buzlarımı eritmeden dokun ruhuma Denizin uğultusunu taşı kulaklarıma Çığlıklarımı dindir… İmkansızlıkların arzuların önüne kurulduğu anlarda Ölümüm olur musun bu gece tüm imkansızlıklar için? İyilinin zihinleri yaraladığı anlarda benimle beraber ölüm olur musun bu gece? Bir parça masumiyet katmalıyım içime Yıldızları başka diyarlardan taşır mısın gecelerime Gel Melegin, Beraber ölümü aldatalım bu gece ……………… Kabuslarım ol gel bu gunahkar gecelerime Ruhum kırıldıkça gökten düşen parçalarıma aç ellerini Paramparça olmuş parçalarım erisin avuçlarında kabuslarıma dokunacak mısın düşleri lanetledikçe ben göz yaşlarımla melekleri çıkaracak mısın utanç dolu kanayan kafeslerinden ben onların ruhlarına dokunup Günahlarını alacağım Ve Sonsuzlugu verecegim avuçlarımda… Gel bu gece yarım kalan aşkları ölümsüzleştirelim... benimle beraber hisset ayın ihtişamlı ışıgını teninde çok şey mi istiyorum senden..? yalnızca şu sorunun cevabını istiyorum Ömrümün sonuna kadar kabusum olacakmısın kanayan gecelerimde.. benimle yada bensiz kalacak mısın bu gunahkar gecelerimde Görüyorum kırılgan ruhum bedenime mahkum o zincirleri kırıyor Göz yaşlarım meleklerin kalbine akıyor Ölüyor melekler kafesler kana bulandı Yıldızlar küskün sönüyorlar yavaşça Ay kanıyor kalan göz yaşlarımda Ben uzanıyorum sonsuzluga son uyanış için Bu kırılgan ruh ölüyor ruhunun yasında.. Nerdesin |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Karanlığa esir olmuş saatlerde Cennetin dibinin uğultusunu dinliyorum Ruhum şarkı söylüyor Bir başka ruhun yasına eşlik ediyor şarkım Güneşin zincirleri kırılmış Düşmüş diyarımın acı akan nehirlerine sönmüş.. Isıtmaz olmuş kimseyi Ne seni ne de beni.. Neden? Niçin? Yok! Sebepsiz ağlayışlar cinnetler Avuçlarımı arşa açıp yalvarışlarım sebepsiz Tüm bilinmezliklerden korkularım Cennet bahçelerinde yetişmiş düşlerim Cehennem ağaçlarından toplanmış kabuslarım Gözlerini kapayıp onların damarlarında dolanmasına izin veren ölüm meleği Onları toplayıp bana getirense bir küçük kız çocuğu Nedense beni yutacaklarını bilmeme rağmen iştah açıcı görünüyorlar İçindeki kurtlardan habersiz tattım küçük kızın armağanını ?masalın devamını annene sor o biliyor ama unutma bir ölüm meleği masalı ne kadar değiştirebilirdi ki.. Göz yaşlarım ölüm kokuyor.. Yaşıyorsunuz ölmek için Yaşadığınız için öleceksiniz.. |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Ölüm melegi.. Zorla o siyah kanatları çivilediler sırtıma gülümsememi çaldılar kopardılar masum yüzümde. hissettim yaktı onu küllerini bir karanlıga koyup sonu olmayan dipsiz kuyulara attlar..gülüşlerin asla varolmayacak diye haykırdı..güzelliğimi çekip çıkardı şafagın ilk ışıklarında okyanuslara gömeceğim diye fırlatıp attılar onu uçurumlardan param parça oldu dağıldı Bütün melekler diz çöktü ve kanadı gözyaşlarım uzulca gökyüzünden..damlaları okyanuslara düştü.. Tebessümlerim ayı gölgeledi. çıglıklarım deprem oldu yeryuzunde.. Melekler diz çökmüş kan akıyor gözlerinden.... ..masumiyetimi söktü hissetmedim bile, sanki hiç masum değildim, ayaklarının önünde yokoldular insanların canını alacaksın ve sen masum olamazsın dedi. .vicdanımı söktü yüregimden yavaş yavaş acıma duygumu astı kanlı ağaç dallarına .içimden o taşı çıkardılar onu bile kırdı akan tüm pisliğin içinden çıkarıp yuttuğu ufak bir elmastı belki..güç diye bağırdı güç vardı taşlanmış yüreğinde..ama artık gücünü başkalarının acılarında bulacaksın..bileklerimden nefes alırdım o yaratıkların derilerini geçirdi kollarıma..kırmızı yapraklı ağaçların arasındaki bir uzun yoldan yürüdük kan akan nehirleri geçtik susadım dedim nehri işaret etti..oturdum bir taşın üzerine arkamda yalnızca soluğunu hissettim sonra acaba gerçekten soluyor mu? diye düşündüm..hayır o nefes almıyordu..korkum bana oyun oynuyordu..rüzgar beni üşütüyordu..”az kaldı yakında soğuğu hissetmeyeceksin..korkmayacaksın..korkun donacak..onun tahtına oturamayacaksın ama onun doğmamış çocuklarından olacaksın..tırnaklarını yavaşça ruhlara geçireceksin..masumiyetlere dokunacaksın..yaşam ve ölüm arasında..” sonra bir ağacı kesip köklerine bağladı beni gecelerce ağlattı şafaklar çığlıklarımla söktü..göz yaşlarım damarlarımda dolaştı..yalvardım yok olmak için..şafağın ilk ışıklarında gözlerim kapandı tükenmiştim..gözlerimi açtığımdaysa hiçbir şey hissetmiyordum..sanki bir rüyaydı..ve hala uyanmamıştım o ağaçlara baktım..kıpkırmızı yapraklar sallanıyordu..rüzgar esiyor olmalıydı ama ben hissetmiyordum..bir anda boynuma dokunduğunu hissettim ve o tanıdık ses fısıldadı “burada güneş parlamaz yaşam ve ölüm arasındaki bu diyara hoş geldin artık ölüm meleğisin..”her yer kan içindeydi..bakışlarımdan anladı..”bunlar senin ölü doğan mutlulukların..”dedi..sonra arkasını dönüp yürümeye başladı bilmediğim bir yere.. |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Yakın artık beni.. Alışılmışların ötesinde bir acı var artık hafızamda Birde eskiye dayanan mutlu ve süslü günlerin perde arkaları.. Bu değildi ki benim seçimim.. Ya hayat bana bir oyun oynadı yada oyuncaklarımı aldı ellerimden Geçmişe dair olan lanetlenmiş düşlerim şimdi kanıyor birer birer avuçlarımda Şimdi yüreğim sorguluyor beni ruhumla yasımda Sonra kan rengindeki gözyaşlarım akıyor toprağa Ve filizleniyor günah tohumlarım ruhumda Kuzey rüzgarları şarkılar söylüyor bu gece adıma Ölümü anlatıyorlar bana soğuk bir melodinin uğultusunda Ve ben.... ÖLÜMÜ DİNLİYORUM bu gece hıçkıra hıçkıra belki de son defa.. Melodisi yankılanıyor kulaklarımda ve tüm gerçeklikler yok oluyor gözlerimde, Bu karanlığa son veda belki de.. Ruhum uyuşuyor, bedenim çürüyor terketmişcesine bu günahkar bedenimi.. Yakın artık beni, Lanet olsun yakın! küllerimi savurun güney rüzgarına, söyleyin Kuzeye götürsün küllerimi Ölümü dinliyorum bu gece usulca… ve beklide bu karanlığa son elveda |
| Broken_SouL Wrote: : |
| Zincirliyorum yine kalbimi beynimin en ucube köşesine, aşk bana haram. Çekilebilecek bütün acıları cektigime inanıyordum, ben canımın acıdıgını uzanan cocuk ellerimi ittiginde anladım. Ne kadar garip bir dunya degilmi? Kırk yıllık birine ısınamıyorken üç günlük birine tapıyorsun, hele bide karşılık goremedinmi, karşısında durupta sana hiç birşey hissetmezken onu her gordugunde ve her hatırladıgında kalbinin zincileri kırmaya calışan bir kopek gibi saldırgan ve huysuz olması. Dedim ya cok garip bir dunya.. Ama güzel yanlarıda var bunun, Aşk nedir soruyorum size? Bir şeyi arzulamaktır, ona ulaşamamaktır, ulaşmak istediginde ellerinin ona yetişmemesidir, O bir başkasını severken bile onun bir gülüşüne bile mutlu olmaktır. Tabiri caizse eger aşk benım için budur. Ve senin onu sevdigin kadar bir başkasının onu sevemeyecegini düşünmek, birileri onu üzer diye üzülmek. Acı veriyor tabiki karşılıksız sevgiler, heleki sen onun bir sarılışına bile hasretken onun bir başkasının kollarında oldugunu düşünmek. Dedim ya ne kadar garip bir dunya.. Sonrada onu kaybetmemek adına basit arkadaşlık rolleri oynamak, onu her gordugunde arkadaş baabında bile olsa ona yaklaşmak ve kokusunu hissetmek, sadece o mutlulukla yetinebilmek. Şimdi alışılmış melankolik bir durumun en basit ornegidir gozlerimden yanaklarıma usulca inen gözyaşlarım. Şimdi acının en tatlı yanıdır akan gozyaşlarımı dudaklarımda hissetmek. |
| ImpLosioN Wrote: : |
| Bir süre önce kurallar diye bir başlık açmıştık. Sanırım bu başlığı bir kez daha, temiz bir halde açmanın faydası olacak. 1- Yazılar kesinlikle Türkçe Harflerden oluşmalı. Abuk subuk yazılan yazılar, okunamayacak şekildekiler direkt olarak kaldırılır. 2- Şekil olsun diye, farklı renkte yazıp gözleri yoran yazıları atmak yasaktır. Siz attığınız zaman eğer italik, yada kalın bile olsa düz yazı halinde ve orjinal rengine döndürülücektir. Bütün emekleriniz boşa gider. 3- Eğer beğendiğiniz bir yazı, şiir, özlü söz var ise, bunun kaynağını da belirtin. Çünkü aynı şekilde sizin yazınız başka bir yerde yayımlanırsa, ona karşı savunma yapabilmemiz için sizin de etik kurallara uymanız gerekiyor. 4- Kara Mizah adı altında politik göndermeler yahut cinsel istismara yol açabilecek mesajlar atmak yasaktır. 5- Her kullanıcı kendi yazıları için sadece bir konu başlığı açmak zorundadır. İkinci yazısı için açılan konu silinir. Aynı konu altından devam etmelidir. Ayrıca; Site Kuralları için lütfen buraya Yasal Uyarı için ise Buraya tıklayınız. |

