>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



Lanetler Üzerimdeyken

lanetler üzerine.... : 31.Mar.2008
hayatımdan bıkmaktan öteye geçtim...uzun bir yolu katettim...bir fotoğraf yırtmak istedim ama o kadar yırtmısım ki elimde bir tane bile kalmamış...lanetler yağdırmaya başladım bu sefer de yorulduğumu hissettim...müzik dinledim sanki kendimi toparlamış gibiydim ama şarkı bitince neye uğradığımı şaşırdım ölümden önceki 3 dk mıydı sanki yetiştiremeyeceğim diye düşündüm ama bu seferde kendime lanet edebildim






el kafirun bu tarz yazıları geliştirmeni istiyorum senden belki çok daha iyi şeyler çıkabilir

ayrıca nikin dikkatimi çekti

ve alttaki anektodlar kendimi çağrı filminde gibi hisettim bir an...






yazılarım düşündürü olmasını tercih ederim sanırım kelime ve zihin oyunları yazıları daha cok seviliyor...çağrı filmi ne alaka hadi neyse...






el-kafirun Wrote: :
yazılarım düşündürü olmasını tercih ederim sanırım kelime ve zihin oyunları yazıları daha cok seviliyor...çağrı filmi ne alaka hadi neyse...


peki bakalım göreceğiz neler yazacaksın bekliyorum






el-kafirun Wrote: :
İSTASYON CADILARI KATLİAMI
Ruhsal gerilim eşiğinin son evresinde ayakları bitap olmuş haldeydi.Ama durmaması gerekiyordu.Bütün bedenine biraz acı verdiğinin farkındaydı.Ama tek istediğini basit ve büyük olan oraya gitmekti...İstasyona...Farkındaydı lanet bir hayatı zorluyordu.Ne yapabilirdi ki çaresizliğin dibine vurmuşken.Hayallerini perişan eden bir fikir belirdi gözlerinde.Gözlerini açmak istemedi.Çünkü gözleri ona kısacık mesafeyi büyütüp büyütüp duracaktı.Yalandı her şey tam bir riyakarlık abidesi...Katılaşımın ifadesinin çürüklüğü içinde külleşmiş kokmuş bir ebedi ruh.Kim isterdi ki istemediği bedende yaşamak?Kim bilirdi ki ta doğduğun anda kaybetmeyi.O bunu milyonlarca dile getirdi ama işe yaramıyordu ki nasıl olsa sarılmıştı etraf.Kale kuşatılmış ve harap edilmişti.
En son artık ne yapacağını şaşırmış halde girdi istasyona.Etrafta kimsecikler yoktu.(hahaha sen öyle san!) Durdu tavana bir göz ucuyla baktı.Ne kadar müthişti o dökülmüş duvar.Ne kadar güzeldi o kırık banklar.Bu şu anda yapılacak en güzel resim tablosu.İyi ve kötünün birleştiği ve dolaşıp zevke geldiği haz.Ona özeldi ve görkemliydi.Kalokagathia gibi bir evrensellik ve bakış açısı.Gözlerini yere doğru indirdi.Neye uğradığını şaşırdı.Kendi gölgesi vahşileşmişti.Sonrasında bir yüz ve beden.Arkaya doğru başını çevirdi.Ama kimsecikler yoktu ki?
Emin adımların verdiği bir büyükleşme umuduyla yürüdü tren raylarına doğru.Ne kadar mutluydu rayların arasında.Raylar onun bir arkadaşı gibi.Tanrı yapmıştı onu kendine ama başkasına inanır gibiydi raylar.Raylar onu mu kandırıyordu yoksa herkesi mi?Raylar arasında taş yığını,ufak ufak yeşillikler ve ya otlar.Temziliğin ifadesi burada bulunurdu.Özlem,gülüşler,kaçışlar,acılar vs. gibi öznel duygular bu raylardan geçip giderdi.Ya o gün ona gelecek miydi?Bir kıpırdanma hisetti.Sesler vardı ama ninniler gibi.Bir ses değil ki bu karışık sanki hepsi ayrı yerlerden toplanmışlar bir tuzak gibi.İrkildi ayağa kalktı aciz bir korkak gibi.Seslere kulağını verdi ve gişelerden geldiğini hissetti.İçeriye doğru tıpış tıpış yürüdü sesler onu çekerken.İçersini bir toz bulutu kaplamış.Tiksindirici bir koku mideyi öldürür gibi.Daha fazla dayanamazdı bu kokuya bünyesi zaten zayıftı.Bayıldı yere hasta bir bağısıklık misali.Kendine geldiğinde gözlerine inanamadı 3 iğrenç yaratık ona bakıyor.Korkudan kendini unutucaktı ve bedenini kaçırmak istedi onlardan.Büyük bir hamle ile kalktı.Koşmaya başladı kapı kapalıydı.Rayları hedef aldı ve koşmaya başladı.Bu sefer raylar yoktu yerinde çalınmıştı.Sesler yine kulaklarını tırmalıyor.Yürüdü üzerine doğru yaratıklar.
Yaratık derken onlar bir yaratık değildi ki.Siyahların içine gizlenmiş cadılardı.Hepsine bir korkunçluk ve kötülük simgeleri.Etikliğin yok olduğu insan profilleri.Üzerine doğru yürüdüler.Bağırdı kimsiniz diye lanet vücuduyla.Aldığı cevap sessizlik.Bilmiyordu inanmazdı cadılara ve misallerine.Bunlar istasyon cadıları.Cirit ataralar son neslin üremesi için.Geceleri ruhlarını satarlar.Daha kötü olabilmek için.İstasyon cadıları hedefini iyi belirlemişlerdi.Yok etmeli bu kafiri.O yaşayan aciz bedenine bir hançer vurmayı yeğlemek en güzel ifade idi.Cadılar sarmış etrafını hareket etmek güç.Kötülüğün emirlerinin altındasın.Susmak ve kabul etmek gerekir.İstasyon cadıları onu rayların olduğu bölüme doğru attılar.Tam bir çukur derince ve giderek karanlıklaşıyor.Düşürken yere şunlar geçti aklından:
''Bu aciz vücud yaşamıyordu ki zaten.Yaşayan bir cesetti.Her gün kokuyordu,çekilmez bir hal alıyordu.Toprağın dibine gireceğini biliyordu.Toprağın altına gömün beni.Bedenimi böcekler koklasın.İnsanlar beni varsayımdan ibaret bilsin.Ben yeraltından geldim ve oraya geri dönüyorum.''
İstasyon cadıları büyük bir iş başarmıştı.Artık istasyon bu kadar özeldi benim için.Ben bir aciz miyim?Ben acizlikten öteyim.İstasyonun kontrolü elimde.Çünkü ruhumu istasyon cadılarına sattım.Katliamın en güzel tasviri benim.
E-Kâfirûn







İçerikten bahsetmeden öncelikle şekil açısından yorum yapmak istiyorum. Noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakılmadığında ve paragraflar arası bir boşluk bırakılmadıkça insanın okuması güçleşiyor ve bu nedenle içerik ne olursa olsun, okuyucunun gözü yorulacağı için vermek istediğin anlamı insanlara ifade edemeyebilirsin. Bence yazılarını yazarken buna da dikkat edersen daha hoş olur...

Şimdi içeriğe geçebilirim. Edebiyat konusunda çalışan, bu konuda usta biri olmamama rağmen, bu bölümde yazan birçok kişinin -özellikle benim- başaramadığım birşeyin sende var olduğunu rahatlıkla görebiliyorum... O da detaylar... Duyguları ifade edebilme güçlüğüne rağmen insanları sıkmadan bu duyguları detaylı bir şekilde anlatabilme yeteneğin var. Özellikle İstasyon Cadıları Katliamı'nda bu açıkça görülüyor.

Eminim daha güzel yazıların da vardır ve bu başlık altında onları bizimle paylaşmaya devam edeceğini umuyorum.

(Not: Karalamalar bölümünde her üyenin tek başlığı vardır, bütün yazılarını aynı başlık altında toplar. Bu sayede eski-yeni bütün yazılarını tek başlık altında inceleme fırsatımız oluyor.)

Yeni yazılarını bekliyorum...






söylediklerin için teşekkür ederim ayrıca tek bir başlık altında toplandığını bilmiyordum açıkçası uyrın için sağol en azından böyle bir hata daha yapmam






aferin el kafirun bunlar ümit verici şeyler çok iyi gidiyorsun.
AurorA nın dediği gibi birazcık daha biçime dikkat bu işi kotarır. okunmanı, anlaşılmanı kolaylaştırır


istasyondan uzak durmalısın bence:)SmileSmileSmile:






istasyonlar benim yerimdir ve özelimdir.hayat bulurum.Cadılar da işlev oldu bu konuda temanın en ucubesi gibi






ZAFER KANATLARI

Yaşananlardan sıkılmıştı ve her şey çığırından çıkmıştı.Bir tepeyi gözüne kestirdi ve bütün gücüyle kanatlarını vücudunun içinden çıkardı.Var gücüyle çırpmaya başladı.Gözlerinden gelen kanlar her yere akıyordu.O kanat çırptıkça yer sıçrayıp ters olarak geri düşüyordu.Tepeye oturdu,kollarını açarak etrafa haykırdı.”Artık bıktım!Bana iyilik üzerine bir dost lazım”


Ses etrafta yankılanıyordu.Birden her yer yıkılmaya başladı.Sanki deprem oluyordu,yer parçalanıyordu.Çatlakların arasından bir ışık sızdı.Işıkla birlikte yukarıya bir gövde yükseldi.Çok güzeldi ve göz kamaştırıcıydı.Yükselerek tepeye uçtular.El ele tutuşup her şeyin yemyeşil,temiz,sakin olduğu bir ormana uçtular.Burası sakin,her şeyin en güzeli ve en iyisiydi.Tam ortada berrak bir su vardı.İkisi de oraya doğru yöneldi.Suyun içine girdiler fakat birden su hiddetlenmeye ve köpürmeye başladı.


Su birden durgunlaştı ve içinden biri çıktı.Çok güçlü,akıllı,sert birisine benziyordu.Bu su iyi olanların birleşeceği bir suydu.Ansızın uçmaya başladı ve kanatlarından pembeli mavili tozlar düşüyordu.


Düşen tozlar,verimsiz toprağı bile yemyeşil yapıyordu.Daha güçlü olduğu için gitmek istediği yer,kötülerin,zalimlerin yaşadığı bir yerdi.
Hızlı gitmek için kanatlarına basınç uyguluyordu.Oraya geldiğinde onu gören halk yanan meşalelerini havaya atıp onu vurmaya çalışıyorlardı.Var gücüyle kanatlarını çırptı.Kanatlarından düşen tozlar yeryüzüne ve halka iniyordu.Halk bunun etkisiyle değişmişti.


Bütün gücünü kullandı ve yere düştü.Görevi ve amacı bitmişti.Tekrar eski haline döndü..yani yalnız başına…

(fantastik hikaye yarışmasına 3 sene önce bununla katılmıştım.)






el-kafirun Wrote: :
istasyonlar benim yerimdir ve özelimdir.hayat bulurum.Cadılar da işlev oldu bu konuda temanın en ucubesi gibi



cadılar ortak yönümüz sanırım....

engizisyona hoşgeldiniz:)






cadılar sehvetli olur kötülüklerin anası gibidir.işlenen kazanları gibidir felsefeleri.düşünceleri yoktur kayıp ötesidir.






el-kafirun Wrote: :
cadılar sehvetli olur kötülüklerin anası gibidir.işlenen kazanları gibidir felsefeleri.düşünceleri yoktur kayıp ötesidir.


evet çok iyi bilirim yaşamadan ölmeyi seçen bir küçük kızın öyküsünü






AYDINLIK-KARANLIK SAVAŞI

KARANLIK:
kim olduğumuzu bilmeden neler yaptık?
neler paylaştık?
ve hayatı içimize akıtarak
benliğimizde köprüler kurarak
sırf bizim için
dünyayı yeniden yarattık
intihar ederek birbirimizin aklında

AYDINLIK:
BİZ i yarattık

KARANLIK:
yalnızlaşmadan tüm basitliğimizle

AYDINLIK:
biz bir bedensek yanlız değiliz tam tamına iki kişiyz yeteriz tüm herseye

KARANLIK:
tam ete kemiğen bürünemesede vücut olmak hiçte zor değil
bunlar istek ve arzuya bağlı

AYDINLIK:
isteklerim ve arzularım buldu istediği şeyi kaybetmek istemedi hiçbir zaman ve korktu bu bedende

KARANLIK:
korkmasına gerek yok o kendisi bunun yaratıcılarından zaten kendi yarattığın kendi isterse yok eder!

AYDINLIK:
yok etmemek için yasamak gerekir yasamak ister misin ki?
ya da küçücük bedenine sıkısmak mı daha sehvetli gelir küçük beynindeki yarattıklarına?

KARANLIK:
bunun için artık çok geç yaşamadan bunları yazamam tüm yazdıklarımı

AYDINLIK:
yasıyorsun nefes alıyorsun hissediyorsun kayba uğramamak için bana ihtiyacın var ama ben ölümlüyüm
zindana dönüşmek ve çürümek ister misin benimle?yapabilir misin su lanet bedenimde?istemeyebilirsin sende onlardan olabilir..ama sen farklısın çünkü bana aitsin..kapıyı actım ister çek git ister kal!

KARANLIK:
hayır bunlar sadece korkmuş birinin lafları ve güvensiz ikimizde ölümden çıktık yarattıklarımıza baksana...
yaşlı sevgilim artık eski metinlerdeki acılar gibiyiz...acizliğimiz yok sanki.... kendi gerçeklerimiz ve ortak tanrımız

AYDINLIK:
tanrı beni terk etti o gece o da çürümeye başaldı ve benim gibi oldu.sende benim gibisin uzat bana elini..
KARANLIK:
zorla işlenen günahlar gibiyiz seninle, şehvetli,yavaş yavaş tanrı olarak... farkında mısın aynı rüyayı görmeye başladık kurbanının başunda ağlayan bir katili

AYDINLIK:
hancerlerini cıkar canım yanmaz kan beni hayatta tutar sana bir sey sunuldu bir şişe içinde okyanusa fırlattım tüm zavallılığıyla

İşte bu yüzden seni seviyor ve istiyorum.İçimdeki aşkı senin karanlığına bırakıyorum.






karanlık bir oyundan replikler sanki...

meğer neler yapmışız seninle farkında olmadan...

bunlar çok güzel metinler bizi yaratan




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Select page

Valid HTML 4.01 Valid CSS