>>  Site Map >>  Forums >>  Dýþ Sesler

Forum module - topics in forum:



Dýþ Sesler - Metal harici Jazz, Blues, New Age, Dark Wave, Aria vb..



Björk

Konu müzikse İzlanda denince akla gelen ilk isim şüphesiz Björk’tür. Deneysel müziğiyle dünya çapında bir yıldız olmayı başaran Björk’ün çok büyük bir sanatçı olması tartışılmaz gerçekler arasında, sebepleri ise aşağıdaki yazımızda yer alıyor.

Björk (biyörk diye okunuyor) Guðmundsdóttir (soyadının okunuşunu boş verelim isterseniz) genç görünüşüne rağmen kırkını devirmiş bile; 1965 yılında dünyanın en küçük ve sakin ülkelerinden İzlanda’da doğmuş. Çoğu ünlü müzisyen gibi genç yaşlarda müzik eğitimine başlamış ve büyük yeteneği keşfedilir keşfedilmez hemen bir plak şirketine yollanıp ilk albümünü kaydetmiş. Bundan sonra ise grup kariyeri başlamış, ufak bir punk grubundan sonra KUKL adında bir gotik rock grubuna katılmış. Grubun dağılıp tekrar birleşmesiyle hem isimleri hem tarzları değişmiş; alternatif rock grubu Sugarcubes, Björk ve grup arkadaşlarının adını Amerika ve İngiltere’ye kadar taşımış.

Sugarcubes, sadık bir dinleyici kitlesi toplamasına rağmen Björk için pek de tatmin edici olmamış; Björk’e göre grup bir şakadan, yaptıkları iş de hobiden ileriye gitmemiş. Buna rağmen İzlanda’nın en ünlü gruplarından bir olmayı başaran Sugarcubes, Björk’ün müziğinin olgunlaşmasını sağlamasının yanı sıra grubun dağılmasıyla Björk’ün üzerinde ilgi toplayıp solo müzik kariyerine başarılı bir başlangıç yapmasına yardımcı olduğu için büyük önem taşıyor.

Björk’ün solo müzik kariyeri 1993’te çıkardığı “Debut” (Fransızca: başlangıç) adlı albümle başladı. Bu albümün yüksek satış rakamları ikinci albüm “Post”un yolunu açtı. Daha yumuşak bir tarzdan elektronik müziğe doğru kayan Björk’ün o zamanlardaki müzikal tarzını aynı bu günlerdeki gibi tek kelimeyle ifade etmek zor. Zaten kendisi de böyle bir sınıflandırmadan pek hoşlanmıyor ve yaptığı işe sadece Björk müziği denilmesini istiyor. Sanatçı, üçüncü albümü “Homogenic”te de kendini yenilemeyi sürdürdü ve o zamana kadarki en deneysel çalışmasını yaptı.

Bjrök, 2000 yılında ise daha farklı bir projeyle karşımıza çıktı, Lars Von Trier’in “Karanlıkta Dans” adlı filminin müziklerini hazırlarken yönetmenin ısrarlarına dayanamayıp başrolü de üstlendi. Bu işten de alnının akıyla çıkan Björk, sinemada ilk büyük rolü olmasına rağmen çok etkileyici bir performans sergiledi. Albümleriyle ulaştığı Brit Awards ve Grammy adaylıklarının yanına Altın Küre ve Akademi Ödülü adaylıklarını eklerken Cannes’dan da en iyi kadın oyuncu ödülünü kaptı (Bu arada “Karanlıkta Dans”ı izlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederiz).

Ardından gelen albümleri “Vespertine” ve “Medulla”nın arasına bir de “Best Of” albümü sıkıştırdı. Aslında iki albüm de daha çok konuşulmayı hak eden başarılı eserler fakat artık günümüze gelelim. Son yaptığı albümlerin ciddiyetinden biraz uzaklaşıp kendini daha rahat anlatabildiği bir albüm olan “Volta”yı 2007 senesinde yayımladı. Albümdeki 10 parçanın 7’sini ünlü yapımcı Timbaland’la hazırlayarak sevenlerini şaşırtmış olsa da bu birliktelikten belki de en başarılı albümü ortaya çıktı. Albüm gerçekten de Björk’ün daha açık mesajlar yolladığı bir çalışma oldu. “Earth Intruders” şarkısıyla Endonezya’daki tsunami faciasına göndermeler yaparken “Declare Independence” parçasını ise bağımsızlık mücadelesindeki Kosova ve Tibet’e adadı. Bu keskin parçaların yanında albümde Antony and the Johnsons’ın Antony Hegarty’si ile beraber söylediği parçalar da mevcut.

Björk’ün sıradaki albümü bir canlı kayıt. Sinema kariyerine ise “Karanlıkta Dans”ın kendisini çok zorladığını belirterek son verdiğini söylüyor, fakat arada Matthew Barney’in çektiği deneysel film Drawing Restraint 9’da ufak da olsa rol aldığı için bu sözünden dönebileceğini umut ediyoruz. Bizi ilgilendiren esas önemli haber ise şu: 3 Ağustos 2008’de Björk son albümünün turnesi kapsamında İstanbul – Kuruçeşme Arena’da da konser verecek! Unutulmayacak bir gece olacağından şüpheniz olmasın.

Kaynak: Istegenc






Hiç sevemediğim bir arkadaştır Smile Paylaşmak istedim sadece bilgiyi..






Özel sese sahip olan, yasini hiç göstermeyen bir kadin Björk. Army of Me, Pagan Poetry, Bachelorette, Human Behaviour, Playdead sarkilari iyidir. Ayrica kliplerini izlemekten çok keyif aliyorum.






Klipleri konusunda katılıyorum.Nüans olarak çok abartı şeyler çıkartabiliyor.Özgürlükçü bir bakış açısı var ve perspektifi çok iyi oturtuyor kliplerinde..Ama gerisi benim icin degil, bana hitap etmiyor Smile






Ses olarak Dolores O'Riordan'a , görünüş olaraksa Şebnem Ferah'a benzettiğim insan.Yerine göre iyi giden şarkıları var.






bu tür saçmalıkları görmemek dileğiyle






susman dileğiyle






Yeryüzüne ait olmadığını düşündüğüm biri daha.)Sözleri,müzikleri,klipleri,imajı,özgünlüğü..Müzikteki farklı tatlar arayışında karşıma çıkmış şirinmi şirin bir hatun..Severim kendilerinide,yaptığı işleride..






sadece hunter sarkısını seviyorum! bide kliplerinin hepsi güzel ama hunter klibinde bı kıza kellik bu kadarmı yakısır ya:)






Björk: büyüleci ses ve yorum. cocoon, I've Seen It All, Oceania,Pagan Poetry büyüleyici şarkılarından bazılarıdır. Mutlaka dinleyin.






sewmyrm ama bi kac klibi denk gelp izlemstm farkli ilgnc klipleri war ama kendsnden pek haz almyrm..






Bir sevemedim bu kadını..






Kendi türü içerisinde en iyisi diyebileceğim hatun.






hiç sevemedim açıkcası .






uyuz olduğum bi insan dinlediği için uzağım..
tek qeçerli sebebim bu




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Select page

Valid HTML 4.01 Valid CSS