>>  Site Map >>  Forums >>  Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji

Forum module - topics in forum:



Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji - Baþkalarýnýn bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklýmýzla akýllý olabiliriz.



Komünizmdeki Evrimin amacı?

bu soru yaklaşık 2 haftadır kafamda,tatmin edici bir yanıt alamadım bir türlü sizlere danışayım dedim

Marx ve Engels,Darwinizmi benimserken ne düşündüler acaba?
Toplumsal bir evrimden bahsediliyor ama bu tam olarak nedir?
Komünizmdeki bu evrimin işlevi,amacı ne?

aydınlatırsanız sevineceğim... Rolling Eyes







Karl Marx'ın toplumsal evrim teorisi onun tarihsel materyalizminin önemli bir unsurudur. Peki nedir bu tarihsel materyalizm?

İnsanlık kendine yerleşik bir hayat düzeni sağladığındaki yaşayış sistemleri ve işleyişleri hep birbirinin evrimnleşmiş halidir ve burada 4 farklı toplum vardır ve bunlar bir çizgi halinde değil daire halinde bulunmaktadır yani dairesel bir evrim sürecidir.

1. sırada köle toplumunu görürüz bu aslında en önemlisi. Çok çok çok belirgin şekilde ayrılmış iki çeşit birey tipi vardır toplumda: Köleler ve köle sahipleri. Kölelerin herhangi bir hakkı yoktu, çalışma hakkı dışında =). Köle sahibi olanlar da onları insan değilmişçesine kendi amaçları için çalıştırırlardı. Onların hayatta kalması ve dolaylı olarak kendi çıkarları için onlar beslerlerdi. Bu beslenme kölenin tek 'ödül'ü idi. Bu toplum evrimini geçirerek, elbette 'conflict theory' kapsamında olmak üzere, sistemin işleyişlerindeki sorunların kurbanlarının yavaş yavaş hareketlenmesi ve kapital ele geçirmesi ile 2. sırada anlatacağım feodal toplumlara geçildi bir şekilde.

Feodalizmde ise ekonomi bilimin başlayışın da görürüz. Toprak sahipleri ve serfler vardır. Toprak sahipleri serflere 10 birim toprak verir ve serfler yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için 2 birimini cebe atarlar ama bununla sadece yaşamsal ihtiyaçlar karşılanmaz yeni serfler yetişrirlilir ki toprak sonraki sene de toprak sahibi lordlar tarafından kendilerine emanet edilsein ve güven kazanılsın diye. Ancak toprak işlenmesi dışında başka işlerin de ortaya çıkması ile (bkz: Endüstri Devrimi) atölyelerin açılması bir oldu ve bireyler kendilerini feodal bir yaşama alternatif bulmuş olmanın sevinci ile dağıldılar

Ve Kapitalizm süreci başladı, 'işçi' kavramı açığa çıktı. Artık bireyler yaşamsal ihtiyaçların ellerine verilmeis karşılığı değil kendileri istedikleri gibi kullanabilecekleri nakit para karşılığında çalışacaklardı. Ayrıca feodal düzen gibi yaşadıkları yer de kendi lordlarının veya işverenelrinin değil başka bir kapital sahibinin ve mülk sahbinin ya da güçlenebilirse kendi mülkü olacaktı ki buradan özel mülkiyet kavramının bu dönemde anlamını kazandığını görebiliyoruz. Ancak pürüzler yine olacaktır ve yine conflict theory'nin olayı burada açığa çıkacaktır. İşverenler üretilen örenğin 10 çivinin 2 parasını işçilere verirken 8 ini kendi kazanmış olması özel mülkiyetteki ölmücül dengesizlği getirecektir ve işçiler uzun bir süreç sonrasına uygulanan devrimle özel mülkiyet kavramını yok etmiş bir sosyal - totaliter devlet kavramını insanlara tanıtacaktır ki bi tarihsel materyalizmin 4. ve son halkasına geçiştir.

Komünizm... Burada tarihsel materyalizmin dairesel bir olgu oluşunu görüyoruz. Özel öülkiyet yok aidiyet duygusu yok. Sadece çalışılacak her şey devlete akacak ve devlet sizin hayatta kalmanızı sağlayacak, konut, yemek her şey belli. Bu sizlere 1. halkayı hatırlatmadı mı?

El emeği göz nuru yazım umarım herkesi aydınlatacaktır ya da kafasında soru işareti bıracaktır. Okuduğunuz için şimdiden teşekkürler...






callap darwinizm ile komünizm neden birliktedir sanırım bunu sormuş. fakat rejected yazında buna dair hiç bir bilgi bulamadım.






@ conserve

darwinizim evrimsellik anlamında kullanılır. yazımda da toplumların evrimi ne gibi süreçler oluşur sebepleri neler olur ve nasıl sonuçlanır onu açıkladım. dolaylı bir anlatım söz konusu olduğu için böyle bir tepki vermen doğal.






teşekkürler rejected ve conserve,
sorum hakkında bazı bilgiler de topladım.sınıfların çatışmasından bahsedilmekte,çatışmayla beraber gelen evrimle sınıf farklılıkları ortadan kalkacaktır

sosyalizmde sınıflar arası işbirliği var,çatışıyorlar;komünizmde ise sınıflar ortadan kalkıyor,evrimleşiyorlar...






Rejected Wrote: :
Karl Marx'ın toplumsal evrim teorisi onun tarihsel materyalizminin önemli bir unsurudur. Peki nedir bu tarihsel materyalizm?

İnsanlık kendine yerleşik bir hayat düzeni sağladığındaki yaşayış sistemleri ve işleyişleri hep birbirinin evrimnleşmiş halidir ve burada 4 farklı toplum vardır ve bunlar bir çizgi halinde değil daire halinde bulunmaktadır yani dairesel bir evrim sürecidir.

1. sırada köle toplumunu görürüz bu aslında en önemlisi. Çok çok çok belirgin şekilde ayrılmış iki çeşit birey tipi vardır toplumda: Köleler ve köle sahipleri. Kölelerin herhangi bir hakkı yoktu, çalışma hakkı dışında =). Köle sahibi olanlar da onları insan değilmişçesine kendi amaçları için çalıştırırlardı. Onların hayatta kalması ve dolaylı olarak kendi çıkarları için onlar beslerlerdi. Bu beslenme kölenin tek 'ödül'ü idi. Bu toplum evrimini geçirerek, elbette 'conflict theory' kapsamında olmak üzere, sistemin işleyişlerindeki sorunların kurbanlarının yavaş yavaş hareketlenmesi ve kapital ele geçirmesi ile 2. sırada anlatacağım feodal toplumlara geçildi bir şekilde.

Feodalizmde ise ekonomi bilimin başlayışın da görürüz. Toprak sahipleri ve serfler vardır. Toprak sahipleri serflere 10 birim toprak verir ve serfler yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için 2 birimini cebe atarlar ama bununla sadece yaşamsal ihtiyaçlar karşılanmaz yeni serfler yetişrirlilir ki toprak sonraki sene de toprak sahibi lordlar tarafından kendilerine emanet edilsein ve güven kazanılsın diye. Ancak toprak işlenmesi dışında başka işlerin de ortaya çıkması ile (bkz: Endüstri Devrimi) atölyelerin açılması bir oldu ve bireyler kendilerini feodal bir yaşama alternatif bulmuş olmanın sevinci ile dağıldılar

Ve Kapitalizm süreci başladı, 'işçi' kavramı açığa çıktı. Artık bireyler yaşamsal ihtiyaçların ellerine verilmeis karşılığı değil kendileri istedikleri gibi kullanabilecekleri nakit para karşılığında çalışacaklardı. Ayrıca feodal düzen gibi yaşadıkları yer de kendi lordlarının veya işverenelrinin değil başka bir kapital sahibinin ve mülk sahbinin ya da güçlenebilirse kendi mülkü olacaktı ki buradan özel mülkiyet kavramının bu dönemde anlamını kazandığını görebiliyoruz. Ancak pürüzler yine olacaktır ve yine conflict theory'nin olayı burada açığa çıkacaktır. İşverenler üretilen örenğin 10 çivinin 2 parasını işçilere verirken 8 ini kendi kazanmış olması özel mülkiyetteki ölmücül dengesizlği getirecektir ve işçiler uzun bir süreç sonrasına uygulanan devrimle özel mülkiyet kavramını yok etmiş bir sosyal - totaliter devlet kavramını insanlara tanıtacaktır ki bi tarihsel materyalizmin 4. ve son halkasına geçiştir.

Komünizm... Burada tarihsel materyalizmin dairesel bir olgu oluşunu görüyoruz. Özel öülkiyet yok aidiyet duygusu yok. Sadece çalışılacak her şey devlete akacak ve devlet sizin hayatta kalmanızı sağlayacak, konut, yemek her şey belli. Bu sizlere 1. halkayı hatırlatmadı mı?

El emeği göz nuru yazım umarım herkesi aydınlatacaktır ya da kafasında soru işareti bıracaktır. Okuduğunuz için şimdiden teşekkürler...


Bu halka kimin tezidir bilmem, ancak neden insanlar anlamadığı ya da bilmediği şeylere etraftan duydukları ya da yetiştirildikleri ortam bağlamında çamur atarlar anlamam.. 4 sistem belirleyip bunlar arası geçişleri anlatmaya çalışmışsın kendine göre, tamam. Fakat son kısım nedir öyle .. senin komunizmden anladigin ya da bildigin bu kadar mıdır sadece? Komunizmle köleliği bağdaştırmaya çalışman gibi aciz bir görüş ve davranış ise kendini yeniden sorgulaman gerektiğini gösterir. Bu forumda olsun başka başlıklarda , sitelerde olsun o kadar anlattık, anlatıldı bu konular .. Ve hala öğrenmeden yorum yapmaya çalışıyorsunuz. Senin yaptığın bir görüş belirtme falan değildir, bu sekilde de kendini savunmaya kalkamazsın. Bu yaptığın sadece eksik bilgiyle ve toplumsal baskılar sonucu oluşan önyargıları üzerinden atamadan birşeyler söylemeye çalışmaktır. Sonuç: komediden öteye geçemez.

Ayrıca bu basligi acan kisinin sorduklarıyla burda anlatıların bir alakası yok. Tarihsel materyalizmin nasıl evrim geçirdiğinden bahsedilmiyor; biyolojik evrimle komunizm arasında bir bağ var mıdır , ve nedir sorularının cevapları aranıyor.






Konuya gelecek olursak;
Komunizmi bir turlu anlamayan cevreler (ki bunlar genelde bilimden yoksun birakilmis ya da bilimsellikten anlamayan insanlardır), büyük emperyalist ve küreselleşmeci devletlerin "anti-komünizm" propagandaları etkisi altında kalmışlardır. Bu büyük devletler kendilerine komünizmi düşman gördükleri için (çünkü çarklarına dönmesine en büyük engeldir), gelişmemiş dünya topluluklarına bu olguyu istedikleri şekilde anlatarak onları yönlendirmiştir.

Eğer ki 50'li yıllara bakacak olursak , devlet eliyle kurulan anti-komünist örgütlerin, derneklerin, vakıfların cemaatlerin bugun de yaşamlarını sürdüklerini ve hatta bunların iktidarı ele geçirdiğini görürüz.

Yapılan bu yalanlara dayalı propagandalar sonucu insanların manipüle edilmesiyle bir korku salgını başlamış ve büyük oranda "din elden gidiyor" korkusuyla komünizm ve komünistler toplumdaki en büyük düşman haline getirilmiştir. Ancak doğu bloğu sosyalist ülkelerinin dağılmasıyla bu anti-komünist derneklere vs eskisi kadar gerek kalmamış ve burda yetişenler başıboş kalmıştır. Nereye çeksen oraya gidecek olan bu cahil insanlar sürüsü o tarihlerden sonra kendilerine yeni düşmanlar yaratma çabasına gitmiş ve yeni düşmanlarının adını "Materyalist Bilim" olarak koymuşlardır. Bu tip örgütler tıpkı diğer büyük devletler içinde de aynı sekilde türemiş ve yönlendirilmiştir. Daha sonra baktığımızda ise hepsi arasında "global bir bağ" kurulduğunu görebiliriz.

Bilimsellik düşmanlığı bu gelişimlerden geçen çevreler, yarattıkları ESKİ VE YENİ DÜŞMANLARI arasında MUTLAKA BİR BAĞLANTI KURMAK zorunda kaldılar. İnandırıcı olabilmeleri için bunu yapmaları şarttı. Ve ellerine, tamamen araştırmaların ve özgür düşüncelerin sonucu ortaya çıkmış olan EVRİM TEORİSİNİ aldılar. Materyalist bilimle ışık bulan bu teori (aslında kanun) insanların evrimleştiğini bize gösterir. Türler kendi arasında değişim geçirerek farklılaşırlar ve bütün canlılar ortak bir atadan gelir.

Böyle bir teorinin kabul edilebilmesi demek, "dinlerin yok olması" demektir. Tıpkı komünizmde de olduğu gibi "dinlerin uydurma inanç sistemleri" olduğu tezi bu teorinin yaşama geçirilmesiyle zaten kendiliğinden ispatlanmış hale gelmiştir.

Yukarda bahsettiğim iki "düşman" arasında gercekten de organik bağlar sözkonusudur. Çünkü komünizm ve materyalist bilim zaten birbirlerinin tamamlayıcısıdır, biri olmadan diğeri hayat bulamaz(komünizmin beyinlerde hayat bulmasından bahsediyorum). Bilim, evrimin geçerliliğini kabul ettikten sonra dolayısıyla, komünizm düşmanı olanlar Bilim düşmanı haline de gelmişlerdir. Bu onlar açısından bir zorunluluktur, çünkü aksi bir durumda kimseye laf anlatamayacaklarının farkındadırlar.

Marx, evrim teorisini ortaya çıktığı zaman alkışla karşılamış ve "bizim öngördüğümüz sistemin biyolojik dayanağı işte bu yasalardır" diyerek marksizmi pozitif bilimsel zemine oturtmuştur. Daha sonra ise evrimin sadece bireyler arasında farklılaşmalarla sınırlı olmadığını, toplumların da kitlesel olarak evrim süreçlerinden geçmesi gerektiğini belirtmistir(bugünkü sosyal bilimler böyle olduğunu zaten ispatlamıştır). Bu evrimsel süreçlerin sonunda, varolan "Kapitalist/Emperyalist" sistemlerin çökeceğini ve "insanın biyolojik evrimiyle doğru orantılı" olan "Komünizmin" bunun yerini alacağını anlatır.. Yani komünizmin gelecekte, gelişmiş insanlar tarafından anlaşılır ve uygulanabilir hale geleceğinden söz edebiliriz.

Komünizm ile Evrim arasındaki bağlar genel olarak (ve bilgim dahilinde) bu kadar. Tek bir cümleye sıkıştıracak olursak; "Toplumların evrim geçirmesiyle ve ortak aklın, insan zekasının gelişmesiyle varılacak bir sonraki yaşam sistemi Komünizmdir." diyebiliriz.
Günümüzde komünizmin uygulanabilir olmamasının sebebi de işte budur. Yani insanların daha uzun süreler evrimin basamaklarını tırmanması gerekmektedir ki o seviyeye gelebilsin..






çook teşekkür ederim,bu soruyu sorduğum pek çok insandan aldığım yanıtlar arasında en tatmin edeni bu oldu...






işinize yaradıysa ne mutlu.. rica ederim ..






psYchotic-eYes Wrote: :
"Toplumların evrim geçirmesiyle ve ortak aklın, insan zekasının gelişmesiyle varılacak bir sonraki yaşam sistemi Komünizmdir."


yazının tamamı harikaydı önder.. bu gibi konularda senin yazılarını bir kitap okuyormuşçasına dikkatli okuyorum.. yukarıdaki cümleni savunan yazarlar var.. jack londan bunun matematiksel açıklamalarını bile yapıyor.. teorik olarak bakıldığında komünizm dünyada mutlaka uygulanmaya başlanacak.. Şimdiki büyük devletlerin, dünya ticaretinin merkezi olan devletlerin üretim fazlalarını naklettikleri ülkeler de önce kendi içlerinde refah seviyelerini sağlayacaklar ve daha sonra da güçlü devletlerle eşit ekonomik şartlara erişmeye başlayacaklar..

evrilme sürecinden kastın bu mu.. önce devletlerin eşitliğiyle başlayan ve plütokrasinin de yok olmaya başlayarak insanların eşitliği olarak devam eden süreç.. matematiksel olarak gelen komünizm mi senin geleceğini söylediğin komünizm sence.. yoksa farklı bişey mi düşünüyosun sen..
fırsatını yakalamışken senin bilgilerini sömürelim biraz (:






Arkadaşlar bu soru daha ziyade Marksizmin "siyasi" yönüyle alakalıdır ki, bu konuda da kilit noktası tartışmasız Lenin...

Lenin, Marksizmi ideolojik ağırlığından siyasi alana dehasal bir biçimde çekerek Marksizmi bir nevi tamamlamıştır.

Sürekli devrim ve komünizmin evrimi ne demektir?

Sosyalist devlet ve proleterya diktatörlüğü sınıfsal ayrıma son veren aşama olacağı için sadece ideolojik bir aksamda değerlendirilmesi, onu gerçeklikten olabildiğine uzaklaştırıyor. Belki de en gerçekçi olan bu sosyolojik olgu, gerçekçilikten bir ütopik fikire dönüşüyor.

Şurası kesindir ki, sosyalist bir eğilim, kendiliğinden gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle Lenin, işçi sınıfını ideolojik olarak besleyen bir öncü "profesyonel devrimci" kadrodan, komünist parti organından bahsetmiştir.

Komünizmin evrimi, daha doğrusu sürekli devrim, kapitalist toplumdan sosyalizme geçişte de, sosyalist toplumdan komünal yaşama geçişte de bu nedenle önemli rol oynar. Çünkü "Hiçbir devrim mücadelesi ve devrim, içinde var olduğu somut ve öznel koşullardan ayrı düşünülemez. Marksizmin de sürekli değişmez, katı kurallarla çizili bir devrim öğretisi yoktur bu nedenle, fakat ana çizgilerden de hiç bir zaman sapmamak koşuluyla.

İşte tüm dünyada devletler sosyalizmi benimsemeden ve de bu sosyalist devletler tamamen eşit ve devletsiz bir yapıya bürünmeden, sabit bir yönelim düşünülemez. Sovyetlerin dağılma hatalarından birisi budur, devrimi tamamladıklarını düşünüp mücadeleyi bırakmıştır Komünist parti.

Ayrıca bu devrimsel evrim, Marx'ın yarattığı, Lenin'in geliştirdiği Diyalektik Materyalizm anlayışıyle da birebir örtüşür.






hmm çok güzel bir noktaya değinmişsin,evrimi tamamladıklarını düşünmeleri gerçekten büüyük hataydı... peki ama bu yargıya ulaşmalarına neden olan şey neydi?

tamamen bir eşitlik sağlandı mı ki bıraktılar devrimi?






Yani bu noktada bir çok farklı parametre var incelenmesi gereken.

Zaten löyle bir durumda var ki, sosyalizmde tam bir eşitlik yoktur. Sosyalist devletler, komünal yaşama geçiş aşaması oluşturular; ki bu noktada da yıkılması gereken bir çok gerici unsur vardır. Bir anda br eşitlik sağlanması mümkün değil yani bir çok sebepten dolayı.



Ve de ayrıca ve ayrıca, Rejected adlı sol popülist burjuva eğilimli arkadaşımıza biraz değinmek boynumuzun borcu olmalı.

Arkadaşımız, sosyalist devlet oluşumunu, proleterya dikatatörlüğünü köle-efendi toplumuyla özdeşleştirmekle müthiş bir teorik yaratım yapıyor; kastlarla belirli ve de değişmez sınıfsal bir yapı ile sınıfsız, emek eksenli bir toplum yapısını benzetiyor.

Artık bırakın burjuva sapmayı, arkadaşımızın teorik ve de güncel olarak saçmaladığını düşünüyorum.

Sosyalizmde devletin varlığı, halkı baskı altında tutan bir obje olarak değil, proleteryayı daha da devrimcileştiren ve de "yeni insan" ın yaratılması için mecburen olması gereken bir organdır. Kapitalist bir toplumdan komünal yaşama geçme safsatasından farksızdır bu arkadaşın sözleri.

Ya cidden bu sav çok saçma olmuş, oturup değerlendirmek bile anlamsız ama düşüncelere saygı diyorsak bunu yapmalıyız, ayrıca bu arkadaşın yorumunu okuyan bir kimse eğer bu konuda bir bilgisi yoksa gerçekten böyle bir düşünceye yönelebilir; toplumdaki komünizm korkusunun ve de nefretinin olduğu bir ortamda bu normal olurdu...






devlet hakkındaki düşüncelerinle anarşistlere verilebilecek en iyi yanıtlardan birini de vermişsin,teşekkürler...






azra_il Wrote: :
psYchotic-eYes Wrote: :
"Toplumların evrim geçirmesiyle ve ortak aklın, insan zekasının gelişmesiyle varılacak bir sonraki yaşam sistemi Komünizmdir."


yazının tamamı harikaydı önder.. bu gibi konularda senin yazılarını bir kitap okuyormuşçasına dikkatli okuyorum.. yukarıdaki cümleni savunan yazarlar var.. jack londan bunun matematiksel açıklamalarını bile yapıyor.. teorik olarak bakıldığında komünizm dünyada mutlaka uygulanmaya başlanacak.. Şimdiki büyük devletlerin, dünya ticaretinin merkezi olan devletlerin üretim fazlalarını naklettikleri ülkeler de önce kendi içlerinde refah seviyelerini sağlayacaklar ve daha sonra da güçlü devletlerle eşit ekonomik şartlara erişmeye başlayacaklar..

evrilme sürecinden kastın bu mu.. önce devletlerin eşitliğiyle başlayan ve plütokrasinin de yok olmaya başlayarak insanların eşitliği olarak devam eden süreç.. matematiksel olarak gelen komünizm mi senin geleceğini söylediğin komünizm sence.. yoksa farklı bişey mi düşünüyosun sen..
fırsatını yakalamışken senin bilgilerini sömürelim biraz (:


Tesekkürler Nihan görüşlerin için..
Kapitalist ülkelerden yayılan anamalların küçük devletler içinde, bu ülkelerin önce refah seviyelerini artırarak daha sonra da emperyalist büyük devletlerle aynı seviyeye gelerek eşitlikçi bir dünya halkının oluşacağı açıkçası bana çok uç bir düşünce olarak geliyor. Çünkü sermaye gücünü elinde bulunduran azılı sömürücü ülkeler buna izin vermemek için sahip oldukları teknolojiyle birlikte, askeri güce başvuracaklardır. Zaten günümüzde de artan arz-talep dengesizliği ve pazar yaratamama sıkıntısından dolayı kapitalizmin merkez ülkesi olan Amerika saldırılara başlamış durumda. Yani bu eşitlik fırsatı doğmadan büyük savaşlar çıkabilir ve insanlık bu refah içinde yaşamaya fırsat bulamadan çok daha büyük geri gidişlerle karşı karşıya kalabilir. Konunun bu bakımdan ele alınması, yani senin dediğin şekliyle bir eşitlik oluşması, iktisadi açıdan "evrim" olarak nitelendiriliyor, bunu birkaç yerde okumuştum.

Bu iktisadi evrimin gerçekleşmesi ondan önce gelecek olan bir sürü problemle birlikte tamponlanabilir ve imkansızlaştırılabilir bana göre.. Benim bahsettiğim; "biyolojik evrim"in doğal sonucu olarak insanlığın zeka/beyin yönünden gelişmesi ve gelişen bireylerin, erdemli, sömürüsüz ve eşitlikçi bir dünyada yaşamaları için "ortak zemin"de buluşabilecekleri. Bu bahsettiğim özellikteki yaşam standartların ise kömünizm içinde mevcut olduğunu düşünüyorum ve o yüzden de insanlığın biyolojik evrimiyle birlikte ulaşacağı nokta komünizm dedim. Marks'ın da bahsettiği komünizm içindeki evrim konusu bu eksende düşünülmeli.

Konuyla yakından ilgili önceden yazmış olduğum bir makale vardı, belki okunmuştur ama orda da "Kapitalizmin Evrimsel Yorumu"ndan bahsediyordum. O yazıda kapitalizm ile evrim arasındaki bağları materyalist görüşler doğrultusunda anlatmaya çalıştım.. Ilgili link: http://www.metaltr.net/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=116




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Select page

Valid HTML 4.01 Valid CSS