| PoSheDiOn Wrote: : |
| Linkin Park - Numb --------------------- Im tired of being what you want me to be Senin istediğin gibi olmaktan sıkıldım Feeling so faithless lost under the surface Yerin altında inançsız bir sekilde kaybolumuş hissediyorum. Dont know what youre expecting of me Benden ne beklediğini bilmiyorum Put under the pressure of walking in your shoes Senin ayakkabilarının içinde yürümenin baskısı altındayım Every step I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış Ive become so numb I cant feel you there O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum Ive become so tired Çok yoruldum So much more aware Im becoming this Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım All I want to do is be more like me and be less like you Tüm yapmak istediğim istediğim daha cok benim gibi, daha az senin gibi olmak Cant you see that youre smothering me Beni boğduğunu göremiyor musun? Holding too tightly afraid to lose control Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu Cause everything that you thought I would be Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey Has fallen apart right in front of you Dağılıverdi gozünün önünde Every step that I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış And every second I waste is more than I can take Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla And I know Ve biliyorum I may end up failing too Hüsrana da uğrayabilirim But I know Ama biliyorum You were just like me with someone disappointed in you Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle tıpkı benim gibiydin ------------------------------------------------ Cradle Of Filth - Nymphetamine Overdose ------------------------------------------------ Evanescent like the scent of decay Çürük kokusu gibisi gözden kaybolan I was fading from the race Yarıştan sora kururdum When in despair, my darkest days Umutsuz olduğumda, karanlık günlerimde Ran amok and forged her face Deli gibi koştum ve unuttum onun yüzünü From the fairest of handmaidens to Hizmetçinin dürüstlüğünden A slick perverted wraith Sapık bir hayaletin düzlüğüne Nymphetamine Bağımlılık Heaving midst narcissus Orta nergis kaldıran On a maledict blanket of stars Yıldızlerın her şeyi kapsayan bir bedduasında She was all three wishes O üşünü de dilerdi Sex, sex, sex seks, seks, seks A lover hung on her death row Onun ölüm sırasına bir aşık asıldı I was hooked on her disease Onun hastalığına takıldım Highly strung like Cupids bow İyice tel taktım Cupidin yayı gibi Whose arrows hungered meat Kimin okları ete açlık duydu And the blinding flare of passion Ve tutkunun alevlenmesi kanattı In the shade of narrow streets Dar caddelerin gölgesinde Where their poison never rationed Nerede onların hiç paylaşılmamış zehri All the tips they left in me Beni terk eden okların uçları Two tracks İki yol Bric-a-brac Biblolar Something passed between us Aramızdan biri geçti Like a bad crack Kötü bir gürültü gibi Upward-lit Yukarı doğru aydınlattı Id met another kind Başka kralla tanışmak isterdim Of rat Farenin In fact Gerçekte With every rome inside me İçimdeki her roma ile Licked and ransacked Yalanmış ve aranmış She haunted at the corners of my mind Zihnimin köşelerine uğradı In black Siyahın içinde Cataracts Kataraktlar Wouldnt whitewash away Uzaktan badana yapmak ister misin? Her filthy smoke stack Onun kirli duman yığınını She burnt me like a furnace Beni bir fırın gibi yaktı For my future suicide Gelecek intiharım için Lead to the river Nehire karşı liderlik Midsummer, I waved Yaz ortasında, dalgalandım A V of black swans Siyah kuğulardan bir VOn with hope to the grave Mezara karşı umutla birlikte All through Red September Baştan sona kırmızı eylül With skies fire-paved Ateşle kaldırıma döşenmiş gökyüzleriyle birlikte I begged you appear Sana yalvardım görünmen için Like a thorn for the holy ones Kutsal olanlar için bir diken gibi Cold was my soul Soğuk olan ruhumdu Untold was the pain Anlatılmamış olan acıydı I faced when you left me Beni bıraktığında baktım A rose in the rain Yağmurda bir gül So I swore to the razor Bu nedenle yemin ettim usturaya That never, enchained Hiç zincirlenmemiş Would your dark nails of faith İster miydin güveninin karanlık tırnaklarının Be pushed through my veins again Damarlarıma tekrar tümüyle bastırdığını Bared on your tomb Kabrin açıldı Im a prayer for your loneliness Ben yalnızlığının duacısıyım And would you ever soon Ve ister miydin Come above unto me? Yukarı bana gelmeyi? For once upon a time Sadece bir kereliğine From the binds of your lowliness Aşağılıklığının kızgınlığından I could always find Her zaman bulabilirdim The right slot for your sacred key Dinsel anahtarın için doğru delik Six feet deep is the incision Yarığa gömülmüş In my heart, that barless prison Kalbimde, barsız hapishanede Discolours all with tunnel vision Tünel görüşlerinin tümüyle soldurulmuş Sunsetter Güneşi batıran Nymphetamine Bağimlılık Sick and weak from my condition Hasta ve zayıf bir haldeyim This lust, a vampyric addiction Şehvet, vampirik bir bağımlılık To her alone in full submission Sergilediği yalnızlığına None better En iyisi yok Nymphetamine Kadına bağımlılık Nymphetamine, nymphetamine Bağımlılık , bağımlılık Nymphetamine girl Bağımlı olduğum kız Nymphetamine, nymphetamine Bağımlılık , bağımlılık My nymphetamine girl Bağımlı olduğum kızım Wracked with your charm Cazibenle enkaz oldum I am circled like prey Bir av gibi çembere alındım Back in the forest Ormanın derinliklerinde Where whispers persuade Nerede ikna edici fısıltılar More sugar trails Daha çok tatlı izler More white lady laid Daha çok betaz kadın yatırdı Than pillars of salt Tuzlu sütunlardan Fold to my arms Kıvrımlı kollarım Hold their mesmeric sway Büyüleyici salınmalarını tuttu And dance her to the moon Ve dans etti ay üstünde As we did in those golden days Altın günlerinde yaptığımız gibi Christening stars Vaftiz eden yıldızlar I remember the way Hatırlıyorum yöntemini We were needle and spoon İğne ve kaşıktık Mislaid in the burning hay Kayıp ve yanmış saman Bared on your tomb Kabrin açıldı Im a prayer for your loneliness Ben yalnızlığının duacısıyım And would you ever soon Ve ister miydin Come above unto me? Yukarı bana gelmeyi? For once upon a time Sadece bir kereliğine From the binds of your lowliness Aşağılıklığının kızgınlığından I could always find Her zaman bulabilirdim The right slot for your sacred key Dinsel anahtarın için doğru delik Six feet deep is the incision Yarığa gömülmüş In my heart, that barless prison Kalbimde, barsız hapishanede Discolours all with tunnel vision Tünel görüşlerinin tümüyle soldurulmuş Sunsetter Güneşi batıran Nymphetamine Bağimlılık Sick and weak from my condition Hasta ve zayıf bir haldeyim This lust, a vampyric addiction Şehvet, vampirik bir bağımlılık To her alone in full submission Sergilediği yalnızlığına Sunsetter Güneşi batıran Nymphetamine (Nymphetamine) Bağımlılık None better Daha iyisi yok Nymphetamine Güzel bir kadına bağımlılık Two tracks İki yol Bric-a-brac Biblolar Something passed between us Aramızdan biri geçti Like a bad crack Kötü bir gürültü gibi Upward-lit Yukarı doğru aydınlattı Id met another kind Başka kralla tanışmak isterdim Of rat Farenin In fact Gerçekte With every rome inside me İçimdeki her roma ile Licked and ransacked Yalanmış ve aranmış She haunted at the corners of my mind Zihnimin köşelerine uğradı In black Siyahın içinde Cataracts Kataraktlar Wouldnt whitewash away Uzaktan badana yapmak ister misin? Her filthy smoke stack Onun kirli duman yığınını She burnt me like a furnace Beni bir fırın gibi yaktı For my future suicide Gelecek intiharım için |
| PoSheDiOn Wrote: : |
| Hallowed Be Thy Name - Cradle Of Filth Hallowed Be Thy Name Im waiting in my cold cell, when the bell begins to chime. Reflecting on my past life and it doesnt have much time. Cause at 5 oclock they take me to the gallows pole, The sands of time for me are running low. When the priest comes to read me the last rites, I take a look through the bars at the last sights, Of a world that has gone very wrong for me. Can it be that theres some sort of error. Hard to stop the surmounting terror. Is it really the end, not some crazy dream. Somebody please tell me that im dreaming, Its not so easy to stop from screaming, The words escape me when i try to speak. Tears flow but why am i crying, After all im not afraid of dying. Dont i believe that there never is an end. As the guards march me out to the courtyard, Somebody cries from a cell "god be with you". If theres a god then why has he let me go? As i walk all my life drifts before me, Though the end is near im not sorry. Catch my soul, its willing to fly away. Mark my words believe my soul lives on. Dont worry now that i have gone. Ive gone beyond to seek the truth. When you know that your time is close at hand. Maybe then youll begin to understand, Life down here is just a strange illusion .................................................................................... İsmin Kutsansın Soğuk hücremde bekliyordum çan çaldığında Geçmiş hayatıma yansıyor ve çok fazla vakit kalmadı Çünkü saat 5te beni dar ağacına götürecekler Zamanın kumları benim için aşağı akıyor Rahip gelip de bana son duaları okuduğunda Son defa parmaklıklara baktım Benim için ters giden dünyamın Bir yanlışlık olamaz mı Hükemeden terörü durdurmak zor Bu gerçenten sonmu yoksa çılgın bir rüya mı Biri lütfen rüya gördüğümü söylesin Çığlık atmamı durdurabilecek bir şey yok Ama ne zaman konuşmaya başlasam kelimeler kaçıyor benden Gözyaşlarım dökülüyor ama neden ağlıyorum ki Ne de olsa ben ölümden kormuyoum Gerçekten bir son olduğuna inanmıyorum Gardiyanlar beni avluya çıkarttıklarında Bir mahkum hücresinde "tanrı seninle olsun" diyor Eğer bir tanrı varsa neden benim ölümüme göz yumuyor? Yürüdükçe tüm hayatım arkamda kalıyor Ve son geldiği halde ben üzgün değilim Ruhumu yakalayın çünkü o artık uçmak istiyor Kelimelerimi kaydedin , lütfen benim ruhumun yaşamına devam edeceğine inanın Lütfen gittim diye endişelenmeyin Öte tarafa gerçeği görmeye gittim Zamanınızın dolduğunu hissettiğinizde Belki o zaman anlıycaksınız Aşağıdaki hayat yalnızca garip bir ilüzyondan ibaret İsmin kutsansın ---------------------------------- Cradle Of Filth - Bathory Aria ---------------------------------- [I. Benighted Like Usher] Snuffed tapers sighed As Death left impressing His crest of cold tears on the Countess Benighted like ill-fated Usher The House of Bathory shrouded 'Neath griefs dark facade If only I could have wept In mourning by Her side I would have clasped Her so tight Like storm-beached Aphrodite Drowned on Kytherean tides And Kissed Her For from Her alone My lips would have known Enigmas of shadowy vistas Where pleasures took flesh And pain, remorseless Came freezing the breath Of raucous life hushed unto whispers Benighted. Inhaling the pale waning moonlight that crept Through the crypt of Her Lord who so lucidly slept Benighted. Exhaling the wail of black widowhood's toll Waxing eternal night entered Her soul [II. A Murder of Ravens in Fugue] Now haranguing grey skies With revenge upon life Gnathic and Sapphic Needs begged gendercide Delusions of Grandier denounced the revolt Of descrying cursed glass, disenchanted in vaults Encircled by glyphs midst Her sin-sistered cult With hangman's abandon She plied spiritworlds To Archangels in bondage From light to night hurled Cast down to the earth where torment would unfurl....... But soon, Her tarot proved Hybrid rumours spread like tumours Would accrue And blight Her stars However scarred To better bitter truths Of cold bloodbaths As bodies rose In rigid droves To haunt Her from their Shallow burials imposed When wolves exhumed Their carthen wombs Where heavy frosts had laboured long To bare their wounds To the depths of Her soul they pursued Wielding their poison they flew Like a murder of ravens in fugue And knowing their raptures Would shatter Her dreams She clawed blackened books for damnation's reprieve Baneful cawed canons on amassed enemies So Hallow's Eve As She received Like Bellona to the ball Those enemies Fell-sisters heaved Her torturies Cross stained flagstones To Her carriage reined to flee But She knew She must brave the night through Though fear crept a deathshead o'er the moon Like a murder of ravens in Fugue For each masked, jewelled gaze held dread purpose Horror froze painted eyes to cold stares And even Her dance In the vast mirrors cast Looked the ill of Her future If fate feasted there.... [III. Eyes That Witnessed Madness] In an age crucified by the nails of faith When rank scarecrows of christ blighted lands An aloof Countess born an obsidian wraith Dared the abyss knowing well She was damned Her life whispered grief like a funeral march Twisted and yearning, obsessed an entranced With those succumbing to cruelty Crushed 'neath the gait of Her dance A whirlwind of fire that swept through the briers Of sweet rose Her thickets of black thorn had grasped... She demanded the Heavens and forever to glean The elixir of Youth from the pure Whilst Her lesbian fantasies Reamed to extremes O'er decades unleashed Came for blood's silken cure But Her reign ended swiftly For Dark Gods dreamt too deep To heed Her pleas When Her gaolers were assailed With condemnations from a priest Who'd stammered rites In the dead of night For maidens staining winding sheets And She postured proud When Her crimes were trowelled And jezebelled to peasant lips Though She smelt the fires That licked limbs higher To the tortured cunts of accomplices So ends this twisted fable's worth And though spared the pyre's bite By dint of nobled bloodlined birth Her sins (crimes) garnered Her no respite Forever severed from the thrill of coming night Where slow Death alone could grant Her flight "The Spirits have all but fled judgement I rot, alone, insane, Where the forest whispers puce laments for me From amidst the pine and wreathed wolfsbane Beyond these walls, wherein condemned To the gloom of an austere tomb I pace with feral madness sent Through the pale beams of a guiltless moon Who, bereft of necrologies, thus Commands creation over the earth Whilst I resign my lips to death A slow cold kiss that chides rebirth Though one last wish is bequathed by fate My beauty shalt wilt, unseen Save for twin black eyes that shalt come to take My soul to peace or Hell for company" [Quoted words above are from Hammer Film's "Countess Dracula" (1970). The singer is Imgrid Pitt, the actress who played the role of Elizabeth in that film.] My soul to Hell for company ----------------------------------------------------------------------- (I.Usher gibi geceye kalmış) çok derin nefes alarak içiniçek ölüm etkilemeyi bırakırken kontesin üzerindeki soğuk gözyaşlarının zirvesindeyken uğursuz kaderli Usher gibi geceye kalmış Bathory evi örtülmüş karanlık cephesi kederle nefes alıyor eğer sadece ağlayabilseydim onun yanında yas tutarak ona çok sıkı sarılabilirdim fırtınadan bozulmuş kumsal afroditi gibi Kytherean med-cezirlerinde boğulmuş ve onu öptüm yalnız onun için dudaklarım bilmiş olmalıydı gölgeli manzaraların bilmecesini zevkler teni aldığında ve acı ,vicdan azabı çekmeden nefesi tutarak, dondurarak geldi fısıltılarla susturulmuş hayattan geceyekalmış soluk azalan ayışığını kendine çekerek şeytanca uyuyan lordunun mahzeninin arasından geceyekalmış karadulun çanının çığlıklarını atarak ruhuna giren sonsuz geceyi damgalayarak [II.kuzgunların cinayeti] şimdi gri gökleri alarak hayata karşı intiamla çenesel ve sapphic* dilenen cinsiyetlere ihtiyaç var Grandier'in hileleri iğrençliği belirginleştirdi lanetlenmiş camın inlemesi,büyülenmemiş onun günahla kardeş olmuş kanalarıyla kuşatıldı cellatın bırakmasıyla ,ruhdünyasını kullandı esir meleklere ışıktan geceye fırladı işkencenin olduğu dünyaya saç.... fakat az sonra dedikodular tümör gibi çoğalıyor gerçekleşebilirdi ve onun yıldızları yanabilirdi nasılsa yaralı daha iyi daha acı gerçeklere soğuk kan banyolarının ve bedenler doğduğunda katı kümeslerde onu ,onların arasından ayırmak dar mezarlara kalındı kurtlar mezarlarından çıktığında onların rahimleri yaralarını açmak için çok soğuk ve ayazlar uzun sürdüğünde ruhunun derinliklerine kadar onu takip ettiler zehirlerini kullanarak uçtular kuzgunların cinayeti gibi ve zevklerinin farkına vararak düşlerini kırabilirlerdi lanetin gecikmesi için karalanmış kitapları tırmaladılar birikmiş düşmanların üzerinde zararlıl cawed orglar ve kutsal havva'nın o aldığında Bellonanın küreyi aldığı gibi şu düşmanlar düşmüş kardeşler kaldırılmaya uğraşıldı onun torturiesleri lekelenmiş döşeme taşlarını karıştır ve onun arabası dizgileyerek kaçtı gitti ama o gece boyunca cesur olması gerektiğini biliyordu korku ayın ölümcül başına doğru süründüğü halde kuzgunların cinayeti gibi [III. deliliğe tanık gözler] bir çağda kaderin tırnaklarıyla çarmıha gerildi isanın sıra sıra korkulukları ülkeleri aydınlattı ve soğuk bir kontes hayalet gibi doğdu cehennemin ne olduğunu ve lanetlendiğini bilerek hayatı ona bir cenaze marşı gibi fısıldandı dönerek,üzülerek,bir girişten etkilendi ve bunlarla zulme yenik düşerek dansedişinin kırılgan nefesi yabangüllerinin arasından sürünen ateş kasırgası tatlı gülün dikenleri onu kavradı cenneti arzuladı ve sonsuza dek toplamayı saf gençliğin aromasını onun lezbiyen fantazileri onyıllarca bağlandı kanın ipeksi tedavisi için geldi ama onun hükümdarlığı çabuk bitti çünkü kara tanrılar derin rüya gördüler onun nedenlerini gözlemek için ve kuşları saldırdığında ayinleri mırıldanan bir rahibin mahkum etmesiyle gecenin ölümünde çünkü gençkızlar kefen bezlerini lekeliyorlar ve o gururla dimdik durdu onun suçları sorgulandığında ve onun köylü dudaklarına büyülendi dudaklarını yalayan ateşleri erittiği halde işkencelerin suç ortağı oldu ve bu uzayan masalın değeri biter alev alan odunların ısırışını tuttuğu halde asil bir kanın doğumuyla suçları aralıksız birikti gelen gecenin heyecanından hep ürktü ki o gecede ağır ölüm onun uçuşunu bağışlayabilirdi ''bütün ruhlar yargılamadan kaçtı ben çürümüş yalnız deli ormanların benim matemimi fısıldadığı yerde bu duvarların ötesinde,ayıplanıldığında karanlık haşin mezarlara gönderilen vahşi deliliği örnek alıyorum suçsuz ayın soluk ışıkları arasından ölüleri kaydeden, yeni yaratımları emrediyor ben dudaklarımı ölüme terkettiğimde yeniden doğumu reddeden soğuk bir öpücük son dileğim kaderle isteyerek ayrılmak olduğu halde güzelliğim görünmeden kalacak beni ruhumu barış için veya cehenneme almaya gelen ikiz siyah gözleri koru''' içinde yazılanlar 1970 yapımı ''Countess Dracula" filminden dir... ruhum cehenneme ,beraber olmak için |
| BoRammstein Wrote: : |
sert yaz sineği bulutlarına doğru bahçe bin kez daha tedbirli gururlandı sonsuza kadar ilahi rüyalara fırlatıldı ölü İsa'nın mezarında pençeliyor rüzgarın yaklaştığını görüyorum karanlık ismimi çağırıyor ağaçlar huzursuzca büyüyor mevsimin değiştiğini anlıyorlar meyveleri çürüdü bir zamanlar yasaklandı ve ölüme terkedildi hayatın ipi koparılmış cennetin eşiğinde sırıtan nefret rüzgarları açılmış kuleler hızla büyüyüp güneşi yakalıyor pençeler onun peçesini geriyor sonumuzun geldiğini bildirircesine sonbahar altın yapraklarını dağıtır ve görünmeyenler için yolunu açar kötünün karışmış ağı sonunda döndü kış küçük kısır çiftliklerden yavrular tekrar yol göstermek, tekrar körü köleleştirmek için ve dizginleri açık, gökyüzüne fırlattı yükselen dolunaya dua ettiler Diana sonsuz bir zerafetle hareket ediyor gecenin battaniyesiyle tek başına sarmalanmış senin suratından kaç tane sırrı okuyabilirler? ölüm uykusu rüyasındaki güzelliğin ve donmuş kıyıları kanatan kırmızı denizin görkeminden haberleri olacak mı dizginlenmiş aşklarının tanrısı uçakların yüksekliğinden kuralımızı hafifleştirecek mi yoksa savaşın uyandırdığı kaostan korkup küçülecek mi? gizlice derine saklanmış, seni tutan tırnakları sök çıkar eylül duaları azalıyor demirlenmiş gemilerin tapınaklarını yak ayaklanmasını başlat hiçbir sonu aramayan dünyanın "Biz, olduğumuz ya da olabileceğimiz şeyiz, tekrar..." ortaya çık, terörle örtülmüş akrabanın komforuna sütlü gün batımı kırmızısını lekele ve diğerlerini içeri al! yaz ölüyor... |