>>  Site Map >>  Forums >>  Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji

Forum module - topics in forum:



Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji - Baþkalarýnýn bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklýmýzla akýllý olabiliriz.



Sosyal Fobi

Sosyal fobi, temel özelliği başka insanların da bulunduğu ortamlarda aşırı heyecan duymak olan bir hastalıktır.

Çevrede başka kişi veya kişiler, özellikle de yabancı kişiler, sosyal fobi hastasının şiddetli bir kaygı, sıkıntı, huzursuzluk ve utangaçlık duymasına yol açar. Bu durumda sosyal fobik şu tepkilerin bir kısmını veya tamamını gösterir:

- Yüz kızarması

- Ses titremesi

- Konuşamayacağı, tutulup kalacağı duygusu

- El titremesi

Herkesin kendisine baktığı, kendisini eleştirdiği hissi, küçük düşme endişesi.

Yani sosyal fobik; tanımadığı kişilerin önünde aşağılanmasına veya utanmasına sebep olacak biçimde davranacağından, yüzünün kızaracağından, titreyeceğinden aşırı derecede korkan insandır.

Sosyal fobiklerin en büyük tasası topluluk önünde konuşmaktır. Kendi evlerinde ve aile üyeleri arasında genellikle rahat ederler. Özellikle makam sahibi kişiler karşısında yukarıda saydığımız belirtilerin ortaya çıkma ihtimali yüksektir. Karşı cinsle konuşmak sosyal fobili bazı insanlar için başlı başına bir problemdir. Sosyal fobikler arasında bekarlık oranı yüksektir. Kimi sosyal fobikler ise topluluk önünde mesela yemek yemek gibi bazı davranışları yapmaktan sıkıntı duyarlar.

Sonunda sosyal fobiğin hayatı bir ıstıraba döner. Öğrenci ise okulda öğretmen kendisine soru sorduğunda kalkıp cevap vermek, öğretmen ise ders anlatmak sosyal fobik için büyük bir işkencedir. Pek çok sosyal fobik devlet dairesine, bankaya gidip işini yaptıramaz. Bazıları telefonla bile konuşamaz. Ağır vakaların sokağa çıkmaya, bakkala gitmeye, biletçiden otobüs bileti almaya bile tahammülü yoktur. Bunlar sonunda kendilerini eve hapsederler, okulda başarısız olurlar, çalışma hayatları sona erer.

SOSYAL FOBİ KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Sosyal fobi genellikle ergenlik yıllarında başlayan ve tedavi edilmezse müzmin seyreden bir bozukluktur. 25 yaşından sonra başlayan sosyal fobi vakası nadirdir. Ancak sosyal fobikler ekseriya rahatsızlık başladıktan 15-20 yıl sonra doktora giderler. Çünkü sosyal fobinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmezler ve bozukluğu kişiliklerinin bir parçası olarak görürler.

Kadınlarda da erkeklerde de görülebilir. Kadınlarda 1.5-2 kat daha sık olmakla birlikte sosyal fobi yüzünden doktora başvuranlar daha çok erkeklerdir.

Sosyal fobisi olanlarda evli olmama oranı, genel topluma göre yüksektir.

SOSYAL FOBİNİN SEBEBİ NEDİR?

Sosyal fobi, ırsiyetin orta derecede katkıda bulunduğu bir hastalıktır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir.

Sosyal fobiklerin beyinlerinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğu, yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır. Bazı ilaçların sosyal fobi tedavisinde oldukça etkili olması, sosyal fobinin temelde “beyinde faaliyetinde bir bozukluk” olduğu tezini doğrulamaktadır.

Sosyal fobinin genellikle utangaç, çekingen, kendine güveni düşük, reddedilmeye duyarlı, ama başkaları üzerinde olumlu intiba bırakma arzusu duyan kişilerde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu kişiler başkaları tarafından beğenilmediklerinde bunun değer ve sosyal mevki kaybına yol açacak bir felaketle sonuçlanacağını inanırlar.

Yani sosyal fobi, bazı kişilik özellikleri zemininde ve bazı ailelerde daha kolay gelişen bir beyin hastalığıdır.

SOSYAL FOBİ İYİLEŞİR Mİ?

Sosyal fobi günümüzde oldukça iyi tedavi edilen bir rahatsızlıktır. Ama tedavi edilmediğinde ağır sonuçlara yol açabilir.

Psikiyatristler, sınıfta derse kaldırıldığında duyduğu heyecana dayanabilmek veya akranlarıyla ilişkilerinde daha az kırılgan ve daha cesur olabilmek için, henüz ortaokul yıllarında alkol ve madde kullanmaya başlayan çok hasta görürler.

Sosyal fobiklerin eğitim ve iş başarıları, hayatta gösterdikleri performans genelde düşüktür.

Öte yandan bugün radyoda televizyonda program yapan ve bu işi de başarıyla yürüten çok sayıda iyileşmiş sosyal fobik vardır. Ancak çoğu sosyal fobik tedavi başvurusunda bulunmamakta, berbat bir hayata katlanmak zorunda kalmaktadır.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Sosyal fobinin tedavisinde iki silahımız vardır:

İlaç tedavisi

Günümüzde sosyal fobi tedavisinde oldukça etkili olan, bağımlılık yapmayan, uyku-sersemlik gibi yan etkilere yol açmayan ve kalıcı düzelme sağlayabilen birtakım ilaçlar vardır. İyi bir ilaç tedavisiyle kimi zaman psikoterapiye dahi gerek kalmadan kişi dertlerinden kurtulmaktadır.

Psikoterapi

Psikoterapi, sosyal fobi tedavisinde oldukça etkilidir. Sosyal fobiklerde genellikle “bilişsel-davranışçı terapi” denilen psikoterapi yöntemi uygulanmaktadır.

Kaynak: http://www.mcaturk.com/mca_subcat_detay.php?subid=37






a.






Bi' eksik var bu işte. Tam olarak sosyal fobik değil benim yaftam. Başka bi' mevzusu var sanki..

Genelini bilemem, kendi açımdan konuşursam -ki bu anlattıklarım genelin yaşadıkları şeylerse bile- vaziyet aşşağıdaki gibidir;

Birincil olarak tanımadığım kişilerin önünde aşağılanmama veya utanmama sebep olacak biçimde davranacağımdan, yüzümün kızaracağından, titreyeceğimden aşırı derecede korkan bi' insan değilim. Bilakis tanıdığım ve bildiğim insanların yanındayken bile bu kişilerle ilgili "acaba benim hakkımda mı atıp tutuyo'lar lan!" şeklinde ki paranoyak düşüncelerimin nedeni tamamen çevresel ve boktan tecrübelerin, beynimi yiyip bitiren olmaz dediğim tesadüflerin ürünü olsa gerek. İnsanlarla düzgün, dengeli ve seviyeli dialoglar kurabilecekken -ki bu konuda normal bi' insandan farkım yoktur.- kelimeleri bir bir yutmamın nedenleri sosyal fobinin açıklamasıyla çelişiyor.

İkincisi ve daha kötü olanı ise, ani karakter değişimleri yaşayıp bi' saat arayla bile muhabbetin ortasında at koşturan bi insan iken, aniden ağzından söz çıkmayan, kendi kabuğuna çekilmiş allahsız tospaa gibi biri oluveriyorum. Kimisi ikizler erkeğinin özelliği diyor bu değişkenliğe, ben "bi' s.ktir git!" diyorum. Kısa bi' zaman aralığında "öyleyken böyle" olmak bi rahatsızlık olsa gerek. Ama ismi sosyal fobi değil sanırsam. Şimdi beni sayko ayağına yatan, "aslında var ya ben delinin tekiyim oğlum" triplerinde biri sanabilirsiniz ama, öyle değil işte. Delilik kavramının bi' paradoksu vardır zaten; "Ben deliyim" diyen biri deli değil, esas bu durumu inkar eden insan delidir.

Sosyal fobinin o "Başkalarının önünde yiyip içmekten, davetlere katılmaktan, başkalarının gözü önünde yazı yazmaktan, kalabalık gruplar önünde konuşma yapmaktan, bir yerde söz alıp konuşmaktan korkan ve/veya kaçınan kişi." benzeri tanımı bana kesinlikle uymuyor. Tam tersine her gün gördüğüm ve tanıdığım insanların, sebeplerini türlü boktan şeylerin oluşturduğu kendi hakkımda ki düşüncelerimden haberdar olup benim üzerimde bir aşağılama aracı olarak kullandıkları paranoyası, beni bu insanlardan uzaklaştırıp, aralarına girdiğim zamanlarda da çekingen davranmama neden oluyor "olabilir". Bakın olabilir diyorum; çünkü dediğim gibi, ruh halim ani değişiklikler gösterip, "yeaa koy g.tüne be Ozan!!" diyebiliyorum kendime. Yani neymiş; Ben istemiyorum ki yukardaki sosyal fobik açıklamasındaki insanlara benzeyeyim. Hiç konuşmiyim, ortamın sıkılgan çekingen çocuğu olayım. Hele ki şu değişkenlik hiç olmasın, hep "koy g.tüne insanı" olabileyim. Ama inatla olmuyor, teori ve pratikte bi türlü "süreklilik halinde" olabile gelmiyor biladerler.

Son olarak anlattığım kendimin, sosyal fobi(k) tanımı ile yer yer benzediğini de kabul ediyorum. Ama yeni tanıştığı bi insanla çok kısa bi' süre içerisinde can ciğer kuzu sarması olabilen, aynı günün akşamı da bu yeni tanıştığı insanı sivil polis olarak düşünüp, "Tuvalete gidiyorum hacı." bahanesiyle semtten kaçan bi' sosyal fobik te tanımıyorum.




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS