>>
Site Map
>>
Forums
>>
Dýþ Sesler
Forum module - topics in forum:
Dýþ Sesler - Metal harici Jazz, Blues, New Age, Dark Wave, Aria vb..
Johnny Cash
Johnny Cash, Arkansas'ta Ray ve Carrie Cash'in çocuğu olarak "J.R. Cash" adıyla dünyaya geldi. Sanatçı 1944'te abisi odun keserken testereye kapılıp hayatını kaybetti. Bu ölüm aile yaşamında büyük sorunlara neden oldu. Radyonun hep dinlendiği bir evde müzik içinde büyüyen Cash, lisede gitar çalmaya ve şarkı söylemeye başladı. Hava Kuvvetlerinde çalışırken adını "John R. Cash" olarak değiştirdi.
Cash uzun yıllar Amerikan ordusunda görev yapmıştı. Askerlik görevinin sonunda Vivian Liberto ile 7 Ağustos 1954'te evlendi. Aynı yılın sonlarında Cash, gitarist Luther Perkins ve bas gitarist Marshall Grant ile çalmaya başladı. Sun Records firmasına Johnny Cash ve Tennesse İkilisi olarak kilise şarkıları çaldılar ancak firma yetkilileri onlara kendi besteleriyle gelmelerini söyledi. Cash, 1955'te "Hey Porter", "Cry Cry Cry" şarkılarını kaydetti ve şarkılar country listelerine girdi.
"I Walk The Line" şarkısı Cash'in country listelerinde bir numara olan ilk şarkısı olmuş ve pop listelerinde de ilk yirmiye girmişti. Bu şarkıların başarısı sayesinde Cash ilk albümünü Sun Records'tan çıkardı. 1958'te Cash daha büyük bir firma olan Columbia Records ile anlaştı. Bu firmadan "Don't take Your Guns to the Ground" adlı hit şarkıyı çıkardı.
1960'ların başında Johnny Cash'in amfetamin'e ve barbiturat'a bağımlığı başladı. Sanatçı evin her yerine haplarını yerleştirmişti. Onları almadığı zaman büyük krizlere giriyordu. Ancak bu yıllarda daha sonra eşi olacak June Carter'ın yazdığı "Ring of Fire" şarkısı country listelerinde bir numara oldu. Şarkı hem Carter'ın Cash ile yaşadığı yasak aşka hem de Cash'in bağımlılıklarına göndermelerde bulunuyordu.
Daha sonraki yıllarda Cash'in davranışları uyuşturucu etkisiyle daha kötüye gitti. 1965'te sanatçının kamyonu ateş aldı ve birçok ağacı ve hayvanı öldürdü. Mahkeme Johnny Cash'i 125.000 $ ödemeye mahkum etti. Aynı yıl Teksas'ta narkotik tarafından yakalandı ve tekrar ceza aldı. Yine aynı yıl özel bir mülkiyetin çiçeklerini koparmak suçuyla tutuklandı. Bu dönemde sanatçı konsept albümlere ağırlık vermişti. 1966'da Cash'in sorunları yüzünden Johnny ve Vivian boşandılar
Cash, karısından boşanması ve konserlerinin iptali sonrası bir süre dinlendi. Sanatçı 1968'deki "Johnny Cash at Folsom Prison" konseri ile müziğe başarılı bir dönüş gerçekleştirdi. Bu konser albümünden çıkan "A Boy Named Sue" yine country listelerinde bir numara kadar çıktı ve bu konser albümü, tüm zamanların en önemli konser albümlerinden biri olarak nitelendirildi.
Bu konser ardından Cash bir çok hapishanede konser veremye devam etti. "Johnny Cash at San Quentin" ve "På Österåker" o yıllarda çıkan önemli konser albümleri oldu. 1970lerin başlarında Cash uyuşturuculardan tamamen arınmış bir şekilde tekrardan Hristiyanlığa bir dönüş yaptı. 1968'de Cash, bu zor günlerinde yayında olan June Carter ile evlendi ve ölene kadar evli kaldılar.
SAnatçı 1969-1971 arasında televizyonda "The Johnny Cash Show"u sunmaya başladı. Program ünlü Amerikan sanatçılarını konuk ediyordu. Bu yıllarda Cash ve Bob Dylan arasındaki arkadaşlık da büyüdü. 1971'de Cash kendini anlatan "Man in Black" şarkısı ile başarı kazandı. Bu yıllarda üstünden ayırmadığı siyah kıyafetleriyle dikkat çekiyordu. Siyah giyinme fikri Cash'in müziğe başladığı yıllarda grubundaki elemanların giysileriyle uyan tek renk olmasıyla ortaya çıkmıştı.
1975'te Cash ilk otobiyografisi olan "Man in Black" kitabını yayınladı. Cash'in müzikal anlamda başarısı azalsa da yayınladığı bu kitapla ve televizyon rolleriyle Amerika'nın en önemli isimlerinden biri oluyordu. Cash, "Columbo" ve "Little House on the Prairie" adlı dizilerde küçük roller almıştı.
Sanatçı aynı zamanda Amerikan başkanlarıyla da iyi arkadaşlıklar kurmuştu. 1972'de Richard Nixon, Cash'i konser vermesi için Beyaz Saray'a çağırdı. Cash, Nixon'ın istekte bulunduğu country şarkılarını bilmediğini söylerek çalmadı, onun yerine daha politik mesaj veren şarkılarından bir konser verdi. Bir başka ABD başkanı Jimmy Carter, Cash'in en önemli arkadaşlarından biriydi.
1980'de Cash "Country Music Hall of Fame"'e adını yazdıran en genç country sanatçısı oldu. Cash bu arada sinemaya da bulaştı ve 1981'de "The Pride of Jesse Hallam" ve 1983'te "Murder In Coweta County" adlı filmlerde rol aldı. 1983'te çiftliğindeki devekuşunun saldırısına uğrayan Cash hastalığın tedavisi sırasında bir süreliğine hap bağımlılığına bir dönüş yaşadı.
1985'te Cash, birkaç önemli country müzisyeni ile The Highwaymen grubunu kurdu ve ilk albümleri "Highwaymen", "Highwaymen" adlı şarkısı ile büyük bir başarı kazandı. Bu sırada Cash, plak şirketi olan Columbia'nın ona karşı ilgisiz olması yüzünden plak şirketini protesto etmek amaçı "Chicken in Black" adlı parodi şarkıyı yazdı ancak bu şarkı Cash'in son yıllarda en çok ilgi toplayan eseri oldu. Buna rağmen Cash plak şirketinden ayrıldı.
Cash, 1988'de doktora kontrole gittikten sonra double bypass geçirdi. Sanatçı ameliyat sırasında ölümden döndüğünü söylemişti. Ameliyattan sonra Johnny Cash tekrar bağımlılık günlerine dönmemek için hap almayı reddetti. 1990'de The Highwaymen ikinci albümü "Highwaymen 2" albümünü çıkardı. Albüm ilki kadar başarılı olmasa da country listelerinde dört numaraya kadar yükseldi.
1990'larda Cash'in müzikal anlamda başarısı çok iyi gitmiyordu. Sanatçı 1991'de punk grubu One Bad Pig ile "Man in Black" şarkısını yorumladı. 1993'te ise U2 ile The Wanderer şarkısında düet yaptı. Ancak country müziğinin grunge, hiphop gibi müzikler yüzünden pek dinlenmemesi Cash'e büyük bir başarı getirmiyordu.
1994'te Rick Rubin'in prodüktörlüğünde Cash, sadece gitarı ile eski Amerikan şarkıları yorumladığı "American Recordings" albümünü yayınladı. Albüm şaşırtıcı şekilde büyük bir övgü topladı ve sanatçıya Grammy kazandırdı. 1994'te Glastonbury Festivali'nde sahne alıp genç kuşakla buluştu. İki yıl sonra American Recordings serisinin ikinci albümü "Unchained" yayınlandı ve yine bir Grammy kazandı. 1997'de Cash ikinci biyografisi "Cash: The Autobiography" kitabını yayınladı.
90'ların sonunda sanatçı şeker hastalığının getirdiği sağlık sorunlarıyla boğuşmaya başladı. Bu yüzden turnelerini iptal etmek zorunda kaldı. Daha sonra zatüree de ortaya çıktı. Bu sağlık sorunları nedeniyle 2000'deki "American III: Solitary Man" ve 2002'deki "American IV: The Man Comes Around" daha karanlık bir tondaydı.
American IV albümünde yorumladığı Nine Inch Nails şarkısı "Hurt" Cash'e büyük bir artistik başarı kazandırdı ve albümün videosu karısıyla beraber videoda görünen Cash'in eski görüntülerinin de bulunduğu bir veda olarak hazırlandı.
15 Mayıs 2003'te Cash'in eşi June Carter Cash kalp kapakçıklarının değişmesinin ardından geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti. Carter'ın ölmeden önce isteği üzerine Cash konserlerine devam etti ancak konserlere zorlukla çıkıyordu. % temmuz 2003'te Cash son konserini verdi.
Eşinin ölümünden dört ay sonra johnny Cash 12 Eylül 2003'te hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yayına toprağa verildi. 24 Mayıs 2005'te de ilk eşi Vivian Liberto akciğer kanserinden öldü. 2005'te Johnny Cash'in hayatını anlatan Walk The Line filmi yayınlandı.
2006'da Cash'in ölmeden önceki son kayıtlarının bulunduğu "American V: A Hundred Highways" yayınlandı ve listelere bir numaradan girdi. Sanatçının vokal kayıtlarının yapıldığı ancak enstrüman kayıtlarının bulunmadığı bazı kayıtlar vardı. Bu kayıtlar Rick Rubin tarafından düzenlenerek 2007 Ekim'inde American Recordings serisinin altıncı albümü olarak piyasaya sürülecek.
Kaynak:vikipedi.
I Walk The Line çok güzeldi.
pek dinlemem ama Ring of Fire ve I Walk The Line şarkıları çok güzel. ikinsinizin üzerine film yapıldı sanırım.
'Hurt' çok hoş bi parçadır.
Arada dinlemek gerekir farklı tatlar,farklı sesler hesabı(;
kendilerini walk the line filmi ile tanıdım
harikadr müzikleri içime işler resmen
akustik performanslarına her zaman biterim
çok canlı ve heyecan vericidir
june carter ile olan jackson düetine ise hayranımdır (: