Slipknot – All Hope Is Gone

Kritiğini yapacağım grup Slipknot. Sanki “dandik grup” “poser lan bu” diyenleri duyar gibiyim. Ama, bu albümü eminim Slipknot sevmeyenlere de Slipknot’ı sevdirecek. Çünkü, Slipknot eski Slipknot değil.
Grubu biraz tanıyalım tanımayanlar için, Slipknot 1992 yılında Des Mesoines, IOWA’da kuruldu. Kritiğini yaptığım albümle beraber grubun 6 albümü Roadrunner Records(ilk albüm hariç) tarafından piyasaya sürülmüştür. Grup;
#0Sid Wilson – Turntable(Mate Feed.Kill.Repeat albümünden sonra katıldı)
#1Joey Jordison – Davul
#2Paul Gray – Bass Gitar
#3Chris Fehn – Perküsyon / Geri Vokal(Mate Feed.Kill.Repeat albümünden sonra katıldı)
#4James Root – Gitar
#5Craig “133” Jones – Sample & Media (Slipknot’ ın ilk albümü Mate.Feed.Kill.Repeat’ den sonra gruba katıldı)
#6Shawn “Clown” Crahan – Perküsyon / Geri Vokal
#7Mick Thompson – Gitar (Slipknot’ ın ilk albümü Mate.Feed.Kill.Repeat’ den sonra gruba katıldı)
#8Corey Taylor – Vokal(Mate Feed.Kill.Repeat albümünden sonra katıldı)
Oluşmaktadır.
Grup elemanlarının hepsi konserlerine, kliplerine, röportajlarına kısaca Slipknot’la ilgili her şeye maskeleriyle katılırlar. Slipknot, aslında konser grubu tanımlamasına tamamiyle uyan bir grup. Konserlerindeki yaptıkları şovlar bazen aşırıya kaçsada (Shawn’ın bir konserinde perküsüyonun üstüne çıkıp seyircilerin üstüne atlaması sonucu bir seyirci ağır şekilde yaralanmıştı) konsere gelen bütün insanları en iyi şekilde çoştururlar.
Kendimle ilgili bir şeyi daha buraya yazmayı faydalı olarak görüyorum ki o da şu; Slipknot’ı 2002 senesinden beri severek dinliyorum fanıyım diyebilrim ama kritiği tarafsız bir şekilde yaptım.
Albüm “Execute” isimli intro ile başlıyor. Klasik Slipknot intro’larından bir tanesi.
ılk şarkı ise “Gematria(The Killing Name)”, Joey’ in makineli misali twinlerinin olduğu, Corey’in eski albümlerdeki gibi bir vokal performansı sunduğu bir parça. şarkıda Amerika’nın övülmesi söz konusu. Ayrıca şarkıda(daha doğrusu şarkılarda) gitar solosunun olması şarkıyı daha da güzelleştirmiş(bu konuya sonra tekrar değinecem).
“Sulfur”, yine öncekisi gibi hızlı bir parça. Nakaratın, clean vokal ile yapılmış olduğunu duyunca eski bir Slipknot dinleyicisi olarak yadırgamam gerekirdi ama yadırgamadım. Clean vokal Slipknot şarkılarına yakışıyor. Bu şarkıyla beraber, Sid’in turntable’ını da şarkılarda duymaya başlıyoruz(sonunda). Corey, bu parçada bünyesindeki karanlıkdan ve insanların saçmalıklarından duyduğu nefreti liriklere aktarmış.
şimdi de albümün ilk klip parçası, “Psychosocial”a bakalım. Psychosocial albümdeki favori parçalarımdan. ılk başta insana dandik bir parça gibi gelse de akılda kalıcı sözleriyle(marş söylermiş gibi söyleniyor sanki değil mi? Very Happy) albümdeki favori parçalardan. Chris ve Shawn ise sanırım Osmanlı ordusundaki davulculara özenmiş… Liriklerde ise toplumu güzelce anlatmışlar güzel olmuş.
“Dead Memories”, ise albümün ikinci klip parçası. Gerek liriği, gerekse Corey’in clean vokaliyle albümde sevdiğim en iyi şarkılar arasında. şarkı sanki biraz, Stone Sour parçalarından birini dinliyormuş gibi bir etki bırakıyor. “But I’ll never survive with Dead Memories in my heart.”
Altıncı parça ise “Vandetta”. şarkı başladığında insan “Ne oluyor lan?” diye ilk önce duruyor. Slipknot’da, pek alışık olmadığımız girişlerden biri var bu parçada. şarkıda, ben pek fazla perküsyon duyamadım sanırım, Joey “açılın lan bu parçada sadece ben olucam” dedi galiba Very Happy. Özellikle şarkının bateri kısmı, bence baya iyi twinde çoşmuş yine Joey. Vandetta’nın liriğine dikkat edince yine nefret kusan bir parça olduğunu görüyoruz.
Albümdeki bir başka favori parçam olan, “Butcher’s Hook” nakaratının akılda kalıcığıyla dikkat çeken parçalardan ”GO AHEAD AND DISAGREE / I’m giving up again…”. Konserlerde bu parçayı çalarlarsa istedikleri verimi kesinlikle alırlar. “Consume The Bitch” derken ne kadarda içten söylüyor anlatılmaz bence Very Happy. Gitar solosu ile turntable’ın birleşimi süper olmuş bu da şarkıyla ilgili başka bir önemli nokta.
“Gehanna” albümdeki hızı kesmek için, evde albümü dinleyerek delirenleri durdurmak için konulan bir parça bence Very Happy. Yine nakaratın, akılda kalıcılığı ile favori parçalarım arasında giriyor. şarkının bazı yerlerinde, Corey brutalini gereksiz kullanıyor ama o kadar da can sıkıcı olduğu söylenemez. Liriği incelediğimizde ise, kan gövdeyi götürüyor demek yanlış olmaz sanırım. “FREE MY SEVERED HEART, GIVE ME YOU – I WANT IT”
Albümdeki vasat parçalar arka arkaya. Albümün bu kısmını atlamanızı tavsiye ederim. “This Cold Black” ve “Wherein Lies Contine”yi dinlerken, şarkılar için yazabileceğim hiç iyi bir şey gelmedi aklıma. Çünkü, şarkılar tek düze ritimler üzerinde ilerliyor bu da haliyle insanın canını sıkıyor. Sadece, “Wherein Lies Contine”nın clean kısmı güzel diyebilirim.
“Snuff”, albümdeki yavaş parçalardan ve benim yine albümdeki favori parçalarımdan. Akustik gitarın rahatlatıcı sesi iki vasat parçadan sonra insanı dinlendiriyor açıkçası. Slipknot’ın aslında iyi romantik parça yapabildiğinin bir başka kanıtı bu parça.
Albüme ismini veren, “All Hope is Gone”da ”This Cold Black” ve “Wherein Lies Contine”deki gibi tek düzelik şarkıya hakim olsa da, nakaratın slogan tarzında olması ve açıkçası benim hoşuma gitmesi, sayesinde paçayı kurtarıyor. “We have made the present obsolete / What do you want? / What do you need? / We’ll find a way / When all hope is gone”
Albümün bendeki versiyonunda 12 tane şarkı var ama, internette gezinirken albümün “Special Edition” haline rastladım ve merakıma yenik düşüp indirdim. Ordaki üç parçanın da kritiğini yapma ihtiyacı duydum ki onlarda işte aşağıda.
Child Burning Time, güzel bir gitar solosuyla başlayan sonrasında Corey’ in clean vokaliyle devam eden güzel bir parça. Gerçi şarkı tamamiyle clean vokal üzerine kurulu. Dinleyeni yine rahatlatan bir parça, albümün tüm Dünya’daki yayınlanan haline kesinlikle konmalıydı.
Vermillion part2(bloodstone mix), yaylı grubunun öne çıkarılmasıyla farklılaştırılmış gibi gösterilmeye çalışılmış bir parça. Parça, sevildiği için tekrar konulmuş, albümün “Special Edition” şekline ve sadece biraz daha, ilgi çekebilmek için. Böyle bir şeye bence hiç gerek yoktu.
‘Til We Die’ı dinlerken şunu dedim kendi kendime yine, “bu şarkıyı niye “This Cold Black“veya “Wherein Lies Contine”nun yerine albüme koymamışlar” diye. Çünkü, bu iki dandik parçanın yerine ‘til we die konsaymış eleştirmenlerin(ben dahil Very Happy) albüme vereceği not daha yükselebilirdi.
Albüm hakkındaki asıl yorumuma gelirsek, “Vol 3: Subliminal Verses” albümü aslında Slipknot’ın şimdiki haline geçiş için bir basamakdı. Ama, Slipknot’ın aklına gelmeyen bir şey oldu ve Vol 3: Subliminal Verses çok tuttu ki bencede öyle. Bu yüzden, “All Hope is Gone”un çıkışı bu kadar ertelendi tabi araya diğer elemanların yan projelriyle ilgilenmesi de girince bu süre 5 yılı buldu. Slipknot’ın, şimdiki hali bence eskisine nazaran daha da iyi şarkılara solo eklenmesi liriklerin eskiye nazaran daha etkili olması Slipknot’ın baya olgunlaşmış olduğunun bir göstergesi bence. Önceden olduğu gibi, sürekli küfürler yağdıran Slipknot eskide kaldı.
Gitar solalarına değinicem demiştim değil mi?
Evet, şimdi o konuya gelirsek açıkcası ben Vol 3: Subliminal Verses dan sonra şarkılarda gitar sololarının olacağını bekliyordum. bence gayet iyi olmuş. Slipknot bir sonraki albümde tam bir metalcore tarzıyla karşımıza çıkarsa şaşırmayın.
Albümdeki iki-üç dandik parçayı saymasak, “All Hope is Gone” gerçekden başarılı bir albüm. Eğer Slipknot’ı sevmeyenlerdenseniz, bu albüme ufak bir şans verin.

4 yorum
Bir çok arkadaşımdan albümün iyi olduğunu duymuştum
Pek fazla seveceğimi sanmıyorum Uzun zamandır dinlerim dinlerim diye geçiştiriyorum Dinlememiş olmak büyük kayıp gibi gelmiyor hala…Bunun adı önyargı sanırım
Peşin peşin 1 veriyorum bir gün dinlersem sanmıyorum ama beğenirsem tekrar düşünürüz
(Okuyucu puanı: 1/10)
Aslnda numetal seven biri değilim.Doğal olarak Slipknot hakkında pek hoş şeyler aklımda kalmamıştır ama Bu albüm benim belki böyle yetenekli adamların adam akıllı metal yapacağını düşünmemi sağladı biraz.
Bir umut diyelim.Albümde (kendim için söylüyorum) 4 -5 parça dışında dinlenecek pek bir şarkı yok ama işte ”Some hope is Coming! I can feel this!” diyelim ve umutlarımızı devam ettirelim
(Okuyucu puanı: 6/10)
slipknot herkese hoş gelmeyen bir grup kabul ama slipknota bir şans vermemek de çok acımasızca olur oturup bütün albümü dinlemeden bir kaç şarkılarını dinleyin örnek mi eğer grup hakkında hiç bir şey bilmiyorsanız oturun önce bir Slipknot – Duality adındaki şarkıyı dinleyin sonra Slipknot – Wait and Bleed adlı şarkıyı dinleyin dşünceleriniz bu sıralrda değişecektir. daha sonra son albümden Slipknot – Psychosocial bu şarkıyı dinleyin tahminen bundan sonra bir sempati ulaşacaktır =) hala bir şey yoksa sallayın başka grup mu yoq. Bu arada Slipknot & KoRn bağlantılarından eleman değşikliklerinden hiç bahsetmedim KoRn severler yakından bilir bu grubu…
(Okuyucu puanı: 10/10)
Açıkcası albümü indirmeyi veya almayı hiç düşünmedim ta ki kritiği okuyana kadar ellerine sağlık iyi bir çalışma olmuş.Heveslendirici ve meraklandırıcı bir makale 🙂
(Okuyucu puanı: 10/10)